FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Batı Akdeniz İhracatçı Birliği (BAİB) Başkan Yardımcısı ve Makro Tarım A.Ş Genel Müdürü Harun Öztürk, üyelerinin yeni pazarlara açılmasını sağlamak ve mevcut pazarları korumak amacıyla Uluslararası Rekabeti Geliştirme (UR-GE) projesi başlattıklarını söyledi.
UR-GE projesine katılacak üye firmalarla yaptıkları toplantıda, sektörün bugününü ve geleceğini tüm paydaşlarıyla kapsamlı değerlendirdiklerini belirten Öztürk, şunları kaydetti:
‘’Amacımız yalnızca mevcut ihracatımızı korumak değil, değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlayarak firmalarımızı daha rekabetçi, daha güçlü ve daha yüksek katma değer üreten bir yapıya kavuşturmaktır. Gübre sektörü, tarımsal üretimin devamlılığı ve gıda arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip sektörlerin başında geliyor. Son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetlerindeki artışlar, ham madde tedarikinde yaşanan dalgalanmalar ve küresel lojistik sorunları, sektörümüzü doğrudan etkiledi. Buna rağmen Türk üreticisi, güçlü üretim altyapısı, esnek yapısı ve kaliteli ürünleri sayesinde uluslararası pazarlardaki varlığını korumayı başardı.’’
"Gübre sektörü teknoloji ve sürdürülebilirlikle büyüyecek"
Artık dünya ticaretinde yeni bir dönem yaşandığına dikkat çeken Öztürk, rekabetin yalnızca fiyat üzerinden yapılmadığını söyledi. Çevreye duyarlı üretim, karbon ayak izi, sürdürülebilirlik, dijitalleşme, inovasyon ve ürün kalitesinin ihracatta belirleyici unsur haline geldiğini dile getiren Harun Öztürk, şöyle devam etti.
‘’Gübre sektörü yeni dönemde sadece üretimle değil, teknoloji, sürdürülebilirlik ve yeni pazarlarla büyüyecek. Bu dönüşümü zamanında yakalayan ülkeler ve firmalar önemli avantaj sağlayacak. Biz de BAİB olarak sektörümüzün bu değişime öncülük etmesini hedefliyoruz. UR-GE Projesi tam da bu noktada büyük önem taşıyor. Firmalarımızın ihtiyaç analizlerinden başlayarak eğitim, danışmanlık, uluslararası pazarlama organizasyonları, ticaret heyetleri, alım heyetleri ve ikili iş görüşmeleriyle ihracat kapasitesini artırmayı amaçlıyoruz. Birlikte hareket eden, bilgi paylaşan ve ortak vizyon geliştiren firmaların küresel pazarlarda çok daha başarılı olacağına inanıyoruz.‘’
Yeni pazarlar Afrika ve Latin Amerika
Türk gübre sektörünün geleneksel ihracat pazarlarını korurken, Afrika, Orta Asya, Türk Cumhuriyetleri, Körfez ülkeleri, Balkanlar ve Latin Amerika'yı öncelikli büyüme alanları olarak hedeflediklerini anlatan Öztür, sözlerini şöyle sürdürdü.
‘’Afrika'da ve Güney Amerika’da hızla artan tarımsal yatırımlar, Orta Asya'da gelişen tarım politikaları ve Körfez ülkelerinin gıda güvenliğine yönelik yatırımları, Türk gübre sektörü açısından önemli fırsatlar sunuyor. Afrika ve Güney Amerika gübre ihracatında yeni büyüme adresi olacak. Katma değerli gübre üretimi ihracatın yeni lokomotifi olacak. Diğer taraftan sadece pazar çeşitliliğini artırmak yeterli değil. Katma değeri yüksek ürünlerle bu pazarlarda kalıcı olmak gerekiyor. Özellikle organomineral gübreler, özel bitki besleme ürünleri, mikro besin elementleri içeren ürünler ve çevre dostu çözümler önümüzdeki dönemde ihracatımızın büyümesinde önemli rol oynayacaktır.’’
Türkiye'nin sahip olduğu üretim gücü, coğrafi avantajı ve deneyimli sanayisi sayesinde dünya gübre ticaretinden aldığı payı artırabilecek potansiyele sahip olduğuna inandıklarını anlatan Harun Öztürk, ‘’Ancak bunun yolu ortak akıldan, güçlü iş birliklerinden ve sürekli gelişimden geçiyor. BAİB olarak en önemli hedefimiz, üyelerimizin sadece ihracat yapan firmalar değil, dünya pazarlarında marka hâline gelen, teknolojiyi yakından takip eden ve sürdürülebilir üretimi benimseyen şirketlere dönüşmesine katkı sağlamaktır. Çünkü artık ihracatta başarı, yalnızca ürün satmakla değil; güven, kalite, sürdürülebilirlik ve güçlü marka algısı oluşturmakla ölçülüyor’’ dedi.
"Dünya pazarlarında marka olmak istiyoruz"
Rekabetin artık sadece fiyatla değil, teknolojiyle kazanıldığına dikkat çeken Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:
‘’Önümüzdeki süreçte düzenleyeceğimiz yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyetleri ve sektörel iş birlikleriyle firmalarımızı dünyanın yeni ticaret merkezleriyle buluşturmaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki Türk gübre sektörü önümüzdeki dönemde hem ihracat rakamlarını artıracak hem de küresel pazarlarda çok daha güçlü bir oyuncu hâline gelecektir. Biz BAİB olarak bu dönüşümün öncüsü olmaya, ihracatçımızın yanında durmaya ve sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artıracak her türlü projeyi hayata geçirmeye kararlıyız. Hedefimiz dünya pazarlarında marka oluşturmak.’’