Tarih: 28 Şubat 2026. Saat: sabah 08:35. Yer: Sabiha Gökçen Havalimanı.
Dubai’den Türkiye’ye döndüm. Biz indik, İsrail ilk bombasını İran’a attı. Sonra zaten her şey çok hızlı gelişti. Akşamına X’te, bir gece önce Dubai’de kaldığım otelin tam yanındaki Fairmont Otel’inin yandığını gördüm.
Bölge çok karıştı ve inşallah bir an evvel bir barış olur yoksa daha da karışabilir.
Körfez bölgesinde senelerdir biriktirdiğimiz birçok dostumuz var. Birçok arkadaşımız bölgede tedirgin ve mahsur kaldı. Sadece BAE’de 100 bine yakın Türk var. Kalbimiz de aklımız da doğal olarak onlarda. Bir an evvel sulh masası kurulmalı. Yoksa savaşın hem insani hem ekonomik etkileri kalıcı ve ağır olacak.
Her çatışmanın insani boyutu acı, ama bu çatışmanın zamanlaması da Türkiye ekonomisi açısından çok riskli. Türkiye, 2023 senesinden beri uyguladığı ekonomi programı ile döviz rezervlerini kuvvetlendirdi, yurtdışı finansman maliyetini ve CDS oranlarını düşürdü. Yabancı kreditörler başta finansal kurumlar olmak üzere kredi musluklarını yavaş yavaş, ama artan oranda açıyorlar. Enflasyon beklenenden yavaş düşse de düştü ve hiperenflasyon riskinden şimdilik kurtulduk. Normalizasyon başlamıştı. Türkiye, yabancı yatırımcıların radarında yeniden güçlü yer almaya başladı
Tabi ekonomik programın bedeli olarak uygulanan yüksek Türk Lirası faiz şirketlerin sermayelerini, istihdam oranlarını ve hane halkının alım gücünü olumsuz etkiledi. Maliyetleri düşürmek için tedbirler alındı. Tüm bunların üstüne Çin artan gümrük vergilerine karşı ürünlerinin fiyatlarını düşürüp hem bize hem dünyaya, bizim ihracat pazarlarımıza sattı. Bir de üstüne ana pazarımız Avrupa’da hem talep durgunlaştı hem de daha korumacı yaklaşımlar göstermeye başladılar.
Şimdi bir de savaş! Atatürk son dönemlerin en başarılı askeri dehalarından, savaş sanatının ustası olmasına rağmen “Millet hayati tehlikeye maruz kalmadıkça, harp bir cinayettir” demiş. Biz de böyle yetiştik. Savaş ülkemize inşallah sıçramaz.
Belirsiz zamanlar. Hemen yanımızdaki savaşın etkileri çok olacak. İran doğrudan veya dolaylı ürün sattığımız pazarlarımızdan ve ürün aldığımız tedarikçilerimizden biriydi. İranlı turistler turizmimize katkı sağlıyordu ve de İran uzun sınır çizgimizde savaşın olmadığı ender bölgelerdendi. Ermenistan sınırımızın da zaman zaman karıştığını düşünürsek artık sadece Balkan sınırımızda savaş veya karışıklık yok.
Tüm komşuları karışıklık içinde olan bir ülkenin yurtdışı doğrudan yatırım çekme ihtimali, komşularına veya başka ülkelere ürün satma potansiyeli, ticareti etkilenecektir. Ürün alanlar risk görebilir.
Sermayeleri zayıflamış şirketlerimiz ihracat pazarlarında hem rekabette sıkıntı yaşıyorlardı hem de Çin’e karşın ayakta kalmaya çalışıyorlardı. Şimdi üstüne savaş! Türk insanı ve iş dünyası olarak o kadar çok kriz atlattık ki. Bu da atlatılır. Ama ekonomi yönetimine ve devlet bankalarına çok büyük rol düşecek.
Şanslıyız halen, çünkü Türk bankacılık sektörünün büyüklüğünün %50’den fazlası devlet sermayeli. Savaş uzarsa bankacılık sektörü sıkıntıya düşen şirketleri yüzdürmek için devlet desteğine ihtiyaç duyacaktır. Şu anda bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyoları iyi gözüküyor ancak hızlı bir kötüleşme durumunda devlet bankalarının sermayelerinin desteklenmesi dahil birçok çözüm konuşulabilir. Şu an için vadesi gelen kredilerin takla attırılması, Yeni KGF ve köprü kredi imkanlarının desteklenmesi, belki BDDK’nın bu döneme özel gecikmeye düşebilecek krediler için özelge çıkarması gibi pro-aktif önlemler alınabilir.
Amerikalılar 2008 finansal krizinde TARP (“Troubled Asset Relief Program – Sıkıntılı Varlıklar Yardım Programı) uygulayarak, sıkıntıya düşmüş büyük Amerikan şirketlerine geçici bir dönem sermaye enjekte etti; sonra işler düzelince de, bu şirketlerden satın aldığı payları halka arz ederek verilen borçları geri aldılar. Buna en güzel örnek General Motors. Savaş yoğunlaşır ve uzarsa, TL faizleri yüksek tutmak zorunda kalırsak gerçek ekonomiyi desteklemek ve onlarca süredir kurulması için emek verilmiş, markalaşmış, sanayi şirketlerimizin desteklenmesi için TARP benzeri bir yol ekonomi yönetimi tarafından izlenirse iyi olabilir.
Kalın sağlıcakla,