MEHMET DOĞAN ERDOĞAN/İNGİLTERE
Londra’da Türkiye’nin Birleşik Krallık Büyükelçiliği rezidansında, “Bir Sofrada Miras” temasıyla düzenlenen etkinlikte konuşan mutfak uzmanı ve yazar Özlem Warren, İngiltere’de Türk restoranlarının sayısının giderek arttığını ve aralarında nitelikli örneklerin bulunduğunu vurguladı.
Türk mutfağının İngiltere’deki yükselişinin en görünür yüzü, Londra’nın en pahalı semtlerinde açılan üst segment restoranlar oluyor. Harrods ve Hyde Park’ın yakınındaki Knightsbridge’de geçtiğimiz aylarda “Yaprak London” adıyla yeni bir Türk restoranı hizmete girdi. Mekan geleneksel Türk mutfağını yaratıcı kokteyllerle birleştiren bir lüks dining deneyimi sunuyor.
Aynı semtte, Nusret Gökçe’nin 2021’de açtığı Nusr-Et Steakhouse, altın kaplı bifteğiyle gündem olmuştu. Mayfair’de ise Hüseyin Özer’in 1981’de kurduğu Sofra, Türk mutfağını Londra’nın merkezine taşıyan öncülerden biri olarak yoluna devam ediyor.
Geleneksel mutfaktan gastronomi sahnesine
Bu yükseliş yalnızca lüks otel restoranlarıyla sınırlı değil. 2024 sonunda Farringdon’da, şef Selin Kazım imzasıyla açılan Leydi, İstanbul sokak lezzetlerinden esinlenen menüsüyle yılın en iyi açılışlarından biri olarak gösterildi. Dalston’daki Mangal 2 ise, 1994’te Ali Dirik tarafından kurulduktan sonra oğlu Ferhat Dirik’in yönetiminde ulusal restoran ödüllerinin “ilk 50” listesine girerek Türk mutfağının modern yüzünü temsil ediyor. Leicester Square ve Cockfosters’taki Skewd Kitchen da British Kebab Awards’ta 2023 ve 2024’te üst üste “En İyi Fine Dining Restoranı” ödülünü kazanarak Anadolu mutfağını modern bir yorumla sunuyor.
Soho’da faaliyet gösteren Yeni, İstanbul’daki Yeni Lokanta’nın kurucusu Şef Civan Er’in liderliğinde Anadolu mutfağını çağdaş gastronomi anlayışıyla buluşturuyor. Michelin Rehberi’nin tavsiye ettiği restoranlar arasında yer alan Yeni, Türk mutfağının Londra’daki üst segment temsilcilerinden biri olarak gösteriliyor. Yine Soho’da bulunan Zahter ise Şef Esra Muslu’nun yorumuyla İstanbul mutfağını modern bir bakış açısıyla sunuyor ve son dönemde Londra gastronomi çevrelerinde adından sıkça söz ettiriyor.
Covent Garden’daki Kebab Queen, geleneksel Türk lezzetlerini deneyim odaklı bir konseptle sunarak fine dining dünyasında kendine özgü bir yer edinirken, Canary Wharf’ta hizmet veren Nora da Anadolu mutfağını modern sunumlarla buluşturan yeni kuşak Türk restoranları arasında gösteriliyor.
Türk mutfağının İngiltere’deki başarısının yalnızca lüks restoranlarla sınırlı olmadığı da görülüyor. Kuzey Londra’nın Enfield bölgesindeki Neco Tantuni, Mersin’e özgü tantuniyi İngiliz gastronomi gündemine taşıyarak dikkat çekti. Kuzey Londra’daki Green Lanes hattı ise Gökyüzü başta olmak üzere onlarca Türk restoranıyla uzun yıllardır Türk mutfağının kalbi olmayı sürdürüyor.
Londra’nın banliyölerine de yayılıyor
Türk restoranları artık Londra’nın banliyölerine de yayılıyor. East Sheen’de, “Efuli” adıyla yeni bir Türk restoranı açılışa hazırlanıyor. Ev yapımı Türk lezzetleriyle sosyal medyada takipçi kitlesi oluşturan markanın fiziksel bir restorana dönüşmesi, trendin merkezdeki lüks adreslerden semt aralarına kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor.