OFAC’a baktığımızda terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, kitle imha silahlarının yayılması ve insan hakları ihlalleri gibi tehditleri önlemek, bu olaylarda ABD finans sisteminin kullanılmasını engellemek ve benzer faaliyetlere yapılacak finansal desteklerin yollarını tıkamak gibi amaçlar görüyoruz.
Evet yanlış okumadınız OFAC acayip bir sistem...
OFAC (Office of Foreign Assets Control - Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi), ABD Hazine Bakanlığı içinde yer alır.
Genel çerçevede amacı Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ulusal güvenliğini sağlamak için, ABD dış politikası çerçevesinde, belirli ülkelere, rejimlere, örgütlere veya kişilere karşı ekonomik ve ticari yaptırımlar uygulamaktır.
OFAC’a baktığımızda terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı, kitle imha silahlarının yayılması ve insan hakları ihlalleri gibi tehditleri önlemek, bu olaylarda ABD finans sisteminin kullanılmasını engellemek ve benzer faaliyetlere yapılacak finansal desteklerin yollarını tıkamak gibi amaçlar görüyoruz.
Transit ticaret yapan bir okur dostumuzun sorusu üzerine açılan sohbet üzerinden OFAC’a vardık. Ben şahsen bu hazret ile 11 Eylül olayları sonrasında aldığım bir akreditif vesilesiyle tanışmıştım. O zaman bankacılık sistemimiz içerisinde ciddi bir bilgisizlik sisi içerisinden geçtikten sonra, çok kez olduğu üzere, kendi göbeğimi kendim kesmiştim.
Sakın biz Türk ihracatçısıyız bize ne bundan demeye kalkışmayın…
ABD dolarına dokunuyorsanız ya da o finans sisteminde bir iş yapıyorsanız kaçış yok.
Hele son yıllarda gittikçe artan yaptırımlar düşünüldüğünde, dış ticaretle uğraşan kişilerin beklenmedik sürprizlerle karşılaşmaları mümkündür.
Neden derseniz?
Küba, İran, Kuzey Kore, Venezuela, Rusya gibi belirli ülkeleri hedef alan ambargolar, yaptırımlar uygulanmaktadır. Her ne kadar bu ambargolar ve yaptırımlar OFAC tarafından konulmuş ve uygulanmaktaysa da Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve diğer birçok ülke de buna uymaktadır. Zira uyumsuz olmanın sonuçları ülkelerin zarar görebilmesine yol açabilir.
Ayrıca belirli kişileri, şirketleri, gemileri veya uçakları hedef alan kısıtlamalar da geniş ölçekte vardır. Genel olarak kısıtlama uygulanan ülkeleri bilsek de bu kişi veya firmaları bilmek zordur.
Ne yapmalıyız?
Yaptırım kapsamında bulunan bazı kişi veya firmalar, dolambaçlı yollarla işlerini yoluna koymakta ve yaptırımlardan haberi olmayan firmalarla iş yapmaya çalışmaktadır.
11 Eylül sonrasında bana önerilen bir akreditifin koşullarının çok rahat ve işin kazancının da bir o kadar iyi olması üzerine yaptığım araştırma sonucunda işi yapmamıştım.
Çünkü firma ile ilgili görünen bir kişi Specially Designated Nationals (SDN) / Özel Belirlenmiş Kişiler listesi içerisinde yer almıştı.
Bu listede yer alan kişilerle iş yapmak yasaktır.
Ayrıca “%50 kuralı” çerçevesinde, listedeki bir kişinin doğrudan veya dolaylı olarak %50 veya daha fazla hissesine sahip olduğu firmaların isimleri SDN listesinde olmasa dahi bu şirketler yaptırım kapsamında sayılır ve onlarla da iş yapmak yasaktır.
Eyvah demeyin…
Herkes o kadar kötü, her iş o kadar riskli değil elbet.
Sadece bedava peynirin fare kapanında olduğunu aklınızda tutun ve tedbirli olun.
https://sanctionssearch.ofac.treas.gov/ adresinden SDN listesine bakarak kendinizi rahatlatabilirsiniz.
Ayrıca https://ofac.treasury.gov/ adresinde derinlemesine bilgi bulabilirsiniz.
Bu iş bana zor gelir derseniz, bu işi sizin için yapacak paralı internet siteleri de var elbette.