Norm Holding, 2024-2028 sürdürülebilirlik stratejisini düşük karbon ekonomisinden ikiz dönüşüme, tedarik zincirinden kapsayıcılığa uzanan 7 ana tema üzerine kurdu. Karbonsuzlaşma yol haritası, yenilenebilir enerji yatırımları, dijitalleşme uygulamaları ve tedarikçi dönüşüm programıyla şirket, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, küresel rekabetin belirleyici unsuru olarak konumlandırıyor.

Sanayide sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel etkiyi azaltma meselesi değil; yatırım kararlarından ihracat gücüne, üretim süreçlerinden marka değerine kadar şirketlerin geleceğini belirleyen stratejik bir alan haline geliyor.
50’den fazla ülkeye ihracat yapan Norm Holding de bu dönüşümü merkezine alan şirketlerden biri.
1973’te kurulan Norm Holding, bugün 3 bin 800 çalışanı, 10 farklı sektörde 23 şirketi, 22 üretim tesisi, 3 AR-GE ve Tasarım Merkezi ile 4 kıta ve 8 ülkede yerleşik hizmet veriyor. Ticaret, sıcak dövme, kimya, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, eklemeli imalat, teknoloji, makine ve otomasyon, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren holdingin yıllık kombine yatırım tutarı 70 milyon Euro, konsolide net satışı ise 450 milyon Euro seviyelerinde.
2024-2028 dönemini kapsayan sürdürülebilirlik stratejisini 7 ana tema altında yapılandıran grup; karbonsuzlaşma yol haritası, yenilenebilir enerji kapasitesi, dijitalleşme yatırımları ve tedarik zincirine yayılan dönüşüm programlarıyla bu alanı iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.
Norm Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Mustafa Sabri Doğrusoy, “2022’de ilk Sürdürülebilirlik Raporunu yayınlayan Norm Holding’de, tüm iş birimlerinin karar alma süreçlerine entegre ettiği sürdürülebilirliği, tek bir departmanın sorumluluğu değil, kurum kültürünün doğal bir parçası olarak görüyoruz. En zorlayıcı başlık, sürdürülebilirliği operasyonel bir yan faaliyet olmaktan çıkarıp yönetişim yapımıza, yatırım kararlarımıza, performans sistemlerimize ve raporlama süreçlerimize entegre etmek oldu. Biz bu dönüşümü ‘Geleceğe Değer’ yaklaşımı altında; düşük karbon ekonomisi, kaynak verimliliği, çeşitlilik-eşitlik- kapsayıcılık, inovasyon ve dijitalleşmeyi tek bir çerçevede ele alıp stratejik bir yaklaşımla bütünleştirerek yönettik” diyor.
Doğrusoy ile sanayide dönüşümün geldiği noktayı, şirketin somut hedefl erini ve sürdürülebilirliğin önümüzdeki dönemde rekabet dengelerini nasıl değiştireceğini konuştuk.
Sürdürülebilirlik odaklı yatırımların payı yüzde 15
2021 yılından beri Holding ve bağlı şirketlerde kurumsal karbon ayak izimizi tüm kapsamlarda hesaplıyoruz. Karbonsuzlaşma; bugünün dünyasında bir tercih değil, işin sürdürülebilirliği açısından bir zorunluluk. 2024’te açıkladığımız Karbonsuzlaşma Yol Haritamızda, 2030’a kadar Kapsam 1 ve 2 emisyonlarımızı bilim temelli yöntemlere uygun şekilde yüzde 50 azaltmayı hedefl edik; 2050 yılında da karbon nötr olmayı amaçlıyoruz. Enerji verimliliği, fosil yakıttan çıkış, yenilenebilir enerji yatırımları ve proses optimizasyonu ana kaldıraçlarımız. 2025 yılında çevresel yatırımlarımızı özellikle verimlilik ve yenilenebilir enerji odağında şekillendirdik. Enerji kullanımında verimlilik, elektrifikasyon ve fosil yakıtlardan çıkış, süreç optimizasyonları ve dijital altyapılar bu yatırımların temelini oluşturdu. Bu yaklaşımımızın somut bir göstergesi olarak, 2025 yılında Norm Holding’in toplam yatırım bütçesi içinde sürdürülebilirlik odaklı yatırımların payı yaklaşık yüzde 15 seviyesinde gerçekleşti.”
“Toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 58’ini kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz”
“Yenilenebilir enerji yatırımlarımızla 48,7 MW kurulu güce ulaşmış durumdayız ve Holding genelinde toplam elektrik ihtiyacımızın yaklaşık yüzde 58’ini kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Isıl işlem fırınlarımızdan çıkan atık ısıyı geri kazanarak tesislerimizde yaklaşık 55 bin metrekarelik bir alanın ısıtılmasını sağlıyoruz. Soğutma sistemlerinde birçok tesisimizde su kullanımını tamamen sıfırladık. Bu sayede kimyasal kullanımını ve bu kimyasallardan kaynaklanan atıkları da önemli ölçüde düşürdük.”
Avrupa pazarında oyunun kuralı değişti: İzlenebilirlik ve karbon şeffaflığı
“2023’te başlattığımız Tedarikçi Sürdürülebilirlik Programı kapsamında çevresel performans, iş sağlığı ve güvenliği, insan hakları, etik ve karbon şeff afl ığı gibi kriterleri tedarikçi değerlendirme süreçlerimizin içine aldık. Kritik tedarikçilerimizden emisyon verisi paylaşmalarını ve iyileştirme planları oluşturmalarını destekliyor ve bekliyoruz. Tedarik zinciri, üretim ekosistemimizin stratejik bir parçası. Örneğin; Norm Fasteners tarafında üretim ve teslimatın ötesinde yaptığımız işi; mühendislik derinliği, süreç stabilitesi ve uzun vadeli performans ortaklığı olarak ele alıyoruz. Bu perspektif, değer zincirimizin tamamında sürdürülebilirlik standartlarının oluşmasına vesile oluyor. Özellikle Avrupa pazarında karbon şeff afl ığı ve izlenebilirlik artık teknik yeterlilik kadar belirleyici. Tedarikçi Sürdürülebilirlik Programımız sayesinde sadece kendi operasyonlarımızı değil, ürünlerimizin yaşam döngüsü etkisini de daha sağlıklı yönetebiliyoruz.”
Ar-Ge ve dijitalleşmeye 5,3 milyon Euro kaynak
“Dijitalleşmeyi, karbon ve kaynak yönetiminin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Bu bakış açısı; “ikiz dönüşüm” stratejisini bütüncül bir şekilde ele almamıza zemin hazırlıyor. Üretim ve enerji süreçlerinin dijitalleşmesiyle birlikte hata oranlarını, malzeme tüketimini ve enerji kayıplarını azaltabildik. Gerçek zamanlı veriyle süreçleri izleyerek yönetiyoruz. 2024 yılında yatırımlarımızı dijitalleşme, otomasyon ve verimlilik projelerine yönlendirdik. Bu kapsamda 347 süreci dijital ortama taşıyarak aylık 19 bin 170 saatlik iş gücü tasarrufu sağladık. Ar-Ge ve dijitalleşme çalışmalarına 5,3 milyon Euro kaynak ayırdık.”