İthalatına kota konduğundan beri Türkiye’de altın fiyatlarının yurtdışındaki fiyatın çok üzerinde seyretmesine alışmıştık. Bu nedenle bazı siyasiler ara sıra yakalansalar da yurtdışından gelirken bavullarında kaçak altın getirip para kazanmanın da yolunu bulmuşlardı.
Yılbaşında bir ara 12 bin dolara kadar çıkan fiyat farkı mayısta kapandı. Şimdi altın fiyatları hem içeride hem dışarıda birbirine yakın seyrediyor.
Fiyatların birbirine yaklaştığı haberini görünce “Hükümet acaba Dubai gibi çıkışta aynı miktarda harcama yapıldığının belgelenmesi şartıyla yabancının yurtdışından yolcu beraberinde altın getirmesini serbest mi bıraktı” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Ancak kuyumculuk sektöründe uzun yıllar danışmanlık yapan Tanyel Yılmaz ile konuşunca işin aslı ortaya çıktı. İşte Yılmaz’ın anlattıkları:
“Türkiye’de altına talep TCMB ve bankalar, vatandaş ve kuyum endüstrisinden gelir. İran savaşı nedeniyle petrol alımına odaklanan tüm devletler gibi Türkiye de bu süreçte altın almaya devam etse de petrol ihtiyacı öne çıktığı için petrol fiyatları ve dolar el ele yükselirken altın fiyatları yükselemiyor. TCMB ve bankaların pozisyonu şimdilik bu.
Vatandaşın durumu da ilginç. Zirveden, 7-8 bin bandından alanlar var. Onlar bekliyor çünkü ciddi zarardalar. Parası olan maliyet düşürmek için altın alıyor ama çok zayıf. Elindeki uygun maliyetli altınını satanlar çok ve bu nedenle kuyumcular nakte sıkışıyorlar.
Gelelim altın talebindeki en önemli oyunculardan mücevher sektörüne. Dünyanın bu alandaki en güçlü endüstrilerinden Türk kuyumculuk sektörü iç ve dış talebin durmasıyla ne yazık ki stop etmiş durumda. Altın madenleri, rafineriler çalışıyor, ancak üreticiler, atölyeler için bu söylenemez. Dünyadaki en büyük üretim komplekslerinden Kuyumcukent’te terkedilmiş bir görünüm var.
İhracatının neredeyse yarısı savaştan etkilenen bölge ülkelerine yapılıyordu. Pek çok ihracat kalemi gibi mücevher de olumsuz etkilendi. Bir yandan altına kota uygulaması kaynaklı fiyat farkı ve fiyatlama dengesizlikleri nedeniyle kaybedilen pazarlar, bir yandan da İran savaşı ve tabi bunların yanında dövizi baskı altına alma politikası TL maliyetleri arttırırken USD gelirleri düşürdü, karlılığı ortadan kaldırdı. Durum iyi değil ama sektörde bu toparlanmaya öncülük edecek insanlar var.”