Eskiden futbolda başarının sırrını çok çalışmak, tecrübe, yetenek ve biraz da şansta arardık. Şimdi bu hesabın içine milyonlarca veri ve yapay zekâ da girdi.
Chelsea’nin futbolcuların sakatlıklarını analiz etmek ve sahalardan uzak kaldıkları süreyi azaltmak için yapay zekâ kullanması bunun örneklerinden biri. Oyuncunun geçmiş sakatlıkları, antrenman yükü ve fiziksel verileri birlikte incelenerek riskler önceden görülebiliyor.
Almanya’da da Hoffenheim, veriyi futbolun merkezine koyan kulüplerin ilk örneklerinden biri. Kulüp SAP’nin kurucularından Dietmar Hopp’ın yatırımıyla, SAP yazılımlarını finans, mağazacılık ve oyuncu veri yönetiminde kullanmaya başladı. Hoffenheim kısa sayılabilecek sürede 5. Lig’den 2008’de Bundesliga’ya çıktı. Bu yükselişi yalnızca teknolojiye bağlamak elbette mümkün değil. Çünkü Hopp’ın yatırımı, doğru sportif yapılanma ve futbol aklı da işin içindeydi. Teknoloji ise bu yapının önemli parçalarından biriydi.
Bugün Hoffenheim ve SAP, yapay zekâyı scouting ve video analizinde kullanıyor. Scout raporları yapay zekâ ile özetleniyor. Mesele artık yalnızca “Hangi oyuncuyu alalım?” değil. Hangi oyuncu hangi sistemde daha iyi oynar, rakip nerede açık verir, hangi antrenman yükü sakatlık riskini artırır? Yapay zeka bunların hepsine aynı anda bakabiliyor.
Türkiye henüz bu seviyede olmasa da umut veren gelişmeler var. Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi Tanju Kaya ve futbol direktörü Oğuz Çetin’den aldığım bilgiye göre termal kameralarla yapay zekâ destekli sakatlık risk analizi yapılıyor. Antrenman yükünün takibinde de yapay zekâ destekli sistemlerden yararlanılıyor. Anlattıklarına göre Fenerbahçe’nin analiz departmanında yapay zekâ iki farklı alanda kullanılıyor. İstatistiklerin yorumlanmasında yapay zekâ destekli bir yazılım devreye giriyor. Böylece dev veri havuzunda kaybolmak yerine, veriler yapay zekânın yönlendirmesiyle daha anlamlı hale getiriliyor. Video analizinde de yapay zekâ destekli yazılımlar kullanılıyor; görüntülerin sunuma dönüşmeden önce üç boyutlu olarak hazırlanmasına yardımcı oluyor. Diğer büyük kulüplerin bazılarında da benzer sistemler iş başında. Bu gelişmelerden anlaşılan geleceğin futbolunda teknik direktörün yanında bir algoritma oturacak. Ama son kararı yine insan verecek. Fark şu: Kararın arkasında artık insanın tek başına göremeyeceği kadar büyük bir veri dünyası olacak.