Türkiye’ye bir süre önce Turkish Bank’ın yüzde 99,32’sini satın alarak adım atan Kazakistanlı Freedom Holding, Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) 2025’te kuruluş, geçen hafta da faaliyet iznini aldığı Freedom Yatırım Menkul Değerler ile sermaye piyasalarına giriyor. Freedom Yatırım Menkul Değerler, kararla birlikte Türkiye’de 34 yıl aradan sonra faaliyet izni alan ilk yabancı sermayeli geniş yetkili aracı kurum oldu. Sermaye piyasasında “mıntıka temizliği” yapılırsa bunu yenileri de izleyebilir. Kazak sermayesinin Türkiye ilgisi pek eski değil. 2025 Ocak sonunda ülkenin teknoloji ve finans devi Kaspi.kz parayı bastırıp Hepsiburada operasyonunu tamamladı. Ardından Hollandalı bankacılık devi Rabobank’ın Türkiye’deki deyim yerindeyse “uyuklayan” bankası Rabobank A.Ş.’yi satın alarak bankacılığa adım attı.
Hikâyenin son halkalarından biri de adını artık sıkça duyabileceğimiz Timur Turlov. Rusya’da yatırım bankacılığına başlayan Turlov, 2008 krizinin ardından Kazakistan’a yönelerek kurduğu Freedom Finance’i büyütmüş. Bugün Freedom Holding’in CEO’su da olan Turlov, finans ve teknoloji alanında büyüyen milyarder bir girişimci ve öyle anlaşılıyor ki Türkiye’de de iddialı.
Kazakistan kökenli bu farklı iki grubun Türkiye’ye son 1.5 yılda getirdikleri yatırımlar, benimsedikleri iş modellerinin benzerliğiyle de dikkat çekiyor. Ülkelerinde başarı kazandığını düşündükleri finans ve teknoloji ekosistemlerini Türkiye’ye taşımaya çalışıyorlar.
Hepsiburada ile Rabobank yan yana geldiğinde Kaspi örneği böyle. Bir tarafta alışveriş, diğer tarafta bankacılık var. Ödeme ve finansal hizmetler de eklendiğinde ortaya klasik bir banka ya da e-ticaret şirketinden farklı bir yapı çıkıyor.
Freedom’ın Turkish Bank hamlesinde de benzer bir mantık görülüyor. Turlov’un modeli de yalnızca aracı kurum olarak faaliyet göstermekten ibaret değil. Bankacılık, yatırım ve dijital hizmetleri aynı çatı altında toplamayı çalışıyor.
Kazak şirketlerinin getirdikleri iş modeli benzer ve basit: Önce müşteriyi platforma çek, sonra ona mümkün olduğunca çok hizmet sat. Türkiye’nin 85 milyonluk nüfusu, gelişmiş bankacılık sistemi ve hızlı büyüyen e-ticaret pazarı düşünüldüğünde, Kazakların iştahının neden kabardığını anlamak kolay. Ancak Türkiye, geçmişte HSBC ve Citibank gibi küresel devlerin bile bireysel bankacılıkta tutunamadığı, nice yıldızın elendiği zorlu bir pazar. “Borumu öttürürüm” diyenlerin bunu da düşünmesi şart!