MEHMET ALTAY YEGİN - ULUSLARARASI YETKİLENDİRİLMİŞ YÜKÜMLÜ (AEO) DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI
Elektronik ortamda otomatik bir numara alınması için bile olsa, bir kuruma başvurulması zorunluluğu getirilmesi, yeni bir bürokratik işlem tesisi anlamına gelmektedir.
Nasreddin Hoca Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, Hortu ile Akşehir çevresinde yaşamış olan efsanevi kişi ve mizah kahramanıdır. Çoğunlukla hazırcevap ve mizah anlayışını elinde bulunduran bir bilge olarak yansıtılan fıkralarla tanınan gerçek bir tarihi kişiliktir.
Nasreddin Hoca, 1284'te Akşehir'de vefat eder ve günümüzdeki Nasreddin Hoca Türbesi'nde ebedi istirahatini sürdürmektedir. Türbesi, iki bölümden oluşur. Tarihi belgelerden edinilen bilgiye göre, 14. yüzyılda yapılmış ve 6 yuvarlak sütun üzerine oturmuştur. Sonradan dışa, 12 desteğe oturan revak görünümlü çokgen yapılmıştır. Türbenin dört tarafının açık, ancak bir tarafının asma kilitle kapalı olması Nasreddin Hoca’nın mizah anlayışının göstergesidir.
31 Aralık 2025 Tarihli ve 33124 Sayılı Resmî Gazete’nin 4. Mükerrer sayısında yayımlanan 2026 yılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliğleri bize Nasreddin Hoca türbesini hatırlattı.
2025 yılı ilgili tebliğlerinde, “Gümrük idarelerine kapsam dışı olarak beyan edilen ürünlerin ithalatında, 18170099282013015773484 olarak belirlenen 23 haneli TAREKS referans numarası, gümrük beyannamesinin 44 numaralı hanesine ithalatçı firma tarafından kaydedilir. Kapsam dışı olarak beyan edilen ürünlerin, gümrük gözetiminde bulunması kaydıyla ilgili gümrük idaresince denetime yönlendirilmesi halinde, 5’inci madde çerçevesinde TAREKS üzerinden başvuru yapılır” hükmü amirdi.
Ancak gerçekleştirilen düzenleme ile yeni tebliğlerden ilgili madde hükmünün kaldırıldığı; “kapsam dışı beyan”ın ithalatçı firma tarafından TAREKS başvuru sürecinde denetim birimine yapılması zorunluluğunun getirildiği görülmektedir. Bunun yanı sıra yapılan düzenlemelerde Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (YYS) sahibi firmalar ile ilgili herhangi bir muafiyet veya istisnaya da yer verilmediği anlaşılmıştır.
Sistemin nasıl çalışacağı bilinmiyor
Bilindiği gibi, elektronik ortamda otomatik bir numara alınması için bile olsa, bir kuruma başvurulması zorunluluğu getirilmesi, yeni bir bürokratik işlem tesisi anlamına gelmektedir. Kaldı ki sistemin nasıl çalışacağı, karşıda bir memurdan onay beklenip beklenmeyeceği, sistemde kilitlenme olduğunda ne kadar süre beklenmek zorunda kalınacağı da bilinmemektedir.
Konuya geri dönüldüğünde, YYS firmalarının sorumlulukları belge alımı ve sonrasında devamlılık arz eden ve düzenli olan YYS sahibi firmaların sertifika alımı sonrası firma yükümlülükleri şu şekilde özetlenebilir:
- Bir yıl içinde işlem gören gümrük işlemlerine ilişkin geriye dönük kontrol yapmak.
- Yılda bir kez "Gümrük ve Dış Ticaret Mevzuatı" eğitimi almak.
- Gümrük ihlallerini gecikmeksizin ilgili idareye bildirmek.
- Üç yılda bir "Uluslararası Ticarette Emniyet ve Güvenlik Tedbirleri" eğitimi almak.
- Yıllık gümrük işlemlerini kapsayan bir faaliyet raporu hazırlamak.
- Beş yılda bir ön izleme ve yerinde izleme için başvuru belgelerini ve soru formunu güncellemek.
- ISO 27001 ve ISO 9001 belgelerinin süre takibini yapmak.
-· Sertifikadaki bilgilerde, tesis fiziki yapısında veya iştigal alanında değişiklik olması durumunda bildirimde bulunmak.
- Yönetim kurulu üyeleri, belli oranda hissedarı olan kişiler ve gümrük işlemlerinde yetkili çalışanlardaki değişiklikleri bildirmek.
- Tesis güvenlik standartlarını kontrol etmek.
YYS, uluslararası ticaretin güvenilir ve verimli aktörleri olarak kabul edilen firmalara verilen prestijli bir statüdür. Bu sertifika, firmaların gümrük mevzuatına uyum, mali yeterlilik, kayıt ve arşivleme sistemlerinin güvenilirliği gibi bir dizi sıkı sorumluluğu sürekli ve eksiksiz olarak yerine getirebilmesini şart koşar. Esasında, bu sistem "güvenilir firmaların beyanına güven" ilkesi üzerine kuruludur. Bu nedenle, sertifikalı bir firmanın "kapsam dışı" kalan belirli işlemleri kendi kontrolü ve sorumluluğu altında gerçekleştirmesi, sistemin doğasına ve amacına son derece uygundur. Bu yaklaşım, gereksiz bürokratik yükü azaltırken, denetim odaklarını daha riskli alanlara kaydırarak kaynakların etkin kullanımını sağlar.
Sadece Ticaret Bakanlığı'nın değil; Ulaştırma ve Altyapı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Tarım ve Orman gibi ilgili tüm bakanlıkların da kendi mevzuatlarında YYS sahibi firmalar için tanınmış güvenilirliği esas alması ve buna yönelik basitleştirmeler getirilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Getirilen bu ve benzeri düzenlemeler Nasreddin Hoca Türbesi'nin etrafındaki duvar misali, asıl amacı korumak yerine erişimi zorlaştırabilmekte ve sistemi verimsizleştirmektedir.
YYS, uluslararası ticaretini hızlandıran araç olabilir
Sonuç olarak, atılması gereken adım, sadece birkaç izole "basitleştirme" düzenlemesi değil, tüm ilgili mevzuat yazımlarında kapsamlı bir sadeleştirme ve uyumlaştırma çalışmasıdır. Bu sayede YYS, sadece kâğıt üzerinde değil, fiiliyatta da Türkiye'nin uluslararası ticaretini hızlandıran, güvenilirliğini artıran ve rekabet gücünü destekleyen güçlü bir araç haline gelebilir.