HAKAN ATİS ([email protected])
Bereketli kadim topraklarıyla yılın her mevsimi güzel olan İzmir’in Kemalpaşa ilçesiyle tanışıklığım kırk yıla yaklaşıyor. İnsanlarının hoş sohbeti, KOBİ’lerinin dinamizmi, her biri mavi nazar boncuğu hak eden başarılı sanayi tesisleri, bereketli toprakları ve etkin yerel yönetim hizmetleri ile hafızamda yer eden, baharın vitrini gibi olan şahane bir coğrafyadan söz ediyorum. Deyim yerinde ise burnunuzun dibi, ne yapın edin mutlaka yolunuzu düşürün. Geçtiğimiz haftalarda Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (KESİAD) konuğu olarak bulunduğum güzel ilçede geleceğe yönelik umudum daha da arttı. İş hayatına yaklaşımını; üretkenlik, takım çalışması, sonuç odaklı liderlik ve yenilikleri bir adım geriden değil yanı başında takip ederek uygulamak olarak tanımladığım KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özken, sohbetimizde önemli bilgiler paylaştı. Örneğin, aktardığı verilere göre Ocak 2026 itibariyle Türkiye’de faal 101.823 dernek bulunuyor. Sıralama şöyle belirginleşiyor; İstanbul’da 23.640, Ankara’da 10.659 ve İzmir’de 5613. Kemalpaşa Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Zafer Özken’le gerçekleştirdiğim kahve sohbetinde ileriye dönük atılım yapabilme potansiyeli oldukça yüksek, saygın ve etkin bir stk’ya sahip olduklarını gözlemledim. KESİAD üyeleri tıpkı Türkiye’de milyonların kalbinde yeri olan Sakıp Ağa gibi. Ülkemizin geleceğine yönelik analizlerini ve her biri hayat dersi gibi kıymetli olan sohbetlerimizi kutsal bir emanet gibi hafızamda sakladığım Sakıp Sabancı’nın güzel deyişiyle ‘Çalışmak, çalışmak ve daha da çok çalışmak lazım’ ilkesi KESİAD üyelerinin temel düsturu.
BAYRAK YARIŞI
2002 yılından bugüne kadar Fahrettin Selçik, Şefik Tanyel, Ali Özgenalp, Mehmet Bıkmaz, Süleyman Öz, Cengiz Beşok, Aytekin Öztaş, Zeki Yöndem, Haluk Meriç, Seçil Beydemir Kaynak ve Mutlu Can Günel’in rotasını çizdiği KESİAD, günümüzde Zafer Özken’le geleceğe yürüyor. Bu saygın kurumun tüm üyelerini saygıyla selamlıyorum. İşlerinin her daim bereketli olmasını ve siyaset kurumunun da iş dünyasının gerçeklerine ve ihtiyaçlarına uygun politikalar izlemesini diliyorum. Neyse, bu ayrı bir fasıl! Tekrar asıl konumuza dönelim… Peki, Türkiye’de üretimin altın çarklarından olan KESİAD’ın vizyonu ve misyonu nedir? Web sayfalarında yazanları aynen aktarıyorum. Çünkü, her bir cümlesi onların değerler bütününü yansıtıyor. Vizyonlarını ‘’ Ülkemizin sosyo-ekonomik değişim, istihdam yaratma ve ekonomisinin istikrar içinde büyümesinde önemli rol oynayan sanayicilerini, iş adamlarını ve karar vericileri bir araya getirmek, görüş ve önerileri geliştirerek gerekli resmi, özel şahıslar, karar vericiler ve kamuoyu ile paylaşarak, ortak düşünce ve hareket birliği oluşturmaktır’’ cümleleriyle tanımlıyorlar. Misyonlarına yönelik düşünceleri ise şu ifadelerle yansıtıyorlar ‘’ Türkiye’nin ekonomik gücünü ve üretim potansiyelini en iyi şekilde değerlendirerek ulusal ve uluslararası ekonomik politikaların oluşturulmasına, Türkiye’nin bölgedeki coğrafi ve stratejik gücünü ön plana çıkarmak suretiyle tanıtımına katkıda bulunur. Türkiye’nin uluslararası ekonomik, sosyal ve kültürel ilişki, iletişim, temsil ve iş birliği ağlarının geliştirilmesine katkı koyan KESİAD, girişimciliğin bir kariyer olarak algılanmasını sağlamak ve girişimcilik kültürünü yaymak adına Türkiye’de karar vericileri etkileyen, gündem yaratan bir Sivil Toplum Kuruluşu’dur. Başta bölgesinde olmak üzere toplumun geneli içinde sosyal sorumluluk projeleri ile öncülük etmeyi hedeflemektedir. Hayat boyu bireysel gelişim ve sürekli eğitim programları ile üyelerinin liderlik ve girişimcilik yeteneklerini arttırmayı, yurtiçi ve yurtdışında üyelerinin ticari menfaatleri için yeni iş olanaklarını ve uluslararası kurumsal iş birliklerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Bölgesel ve sektörel potansiyellerin en iyi şekilde değerlendirilmesi için faaliyetlerde bulunmak, demokratik, laik, etkin hukuk devleti anlayışı içinde, sivil toplumun kurumsallaştırılması ve özel girişimciliğin yaygınlaşmasına çalışmak, sanayici ve iş insanlarının sorunlarına sahip çıkarak toplumdaki öncü ve girişimci nitelikleri geliştirmektir. İnsan kaynakları ve doğal kaynakların teknolojik yeniliklerle desteklenerek en etkin biçimde değerlendirilmesini, verimlilik ve kalite yükselişini sürekli kılacak ortamın yaratılması yoluyla rekabet gücünün artırılmasını hedef alan politikaların oluşturulmasına katkıda bulunmaktır.’’
GELECEK HEDEFLERİ
Geçtiğimiz haftalarda konuşmasını dinlediğim KESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özken, yol haritasını ‘Tecrübe gücümüz, üretim geleceğimiz’ başlığıyla özetliyor. Derneklerini proje üreten ve kaynak yöneten sürdürülebilir organizasyonel bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini açıklayan başarılı isim, yeni dönemin kodlarını ana hatlarıyla şöyle açıklıyor ‘’Kemalpaşa, güçlü bir üretim hafızası olan bölgedir. Türkiye ekonomisi 2025 yılı itibariyle yaklaşık 1,1 trilyon dolar büyüklüğe ulaşmış, sanayi üretimi ise toplam milli gelirin yaklaşık yüzde 27’sini oluşturmuştur. İhracatımız 260 milyar dolar seviyesine yaklaşırken, bunun yaklaşık yüzde 94’ü sanayi ürünlerinden oluşmaktadır. Bu veriler şunu göstermektedir; sanayi Türkiye’nin omurgasıdır ve Kemalpaşa, onun en güçlü halkalarından birisidir. Kurumsal İletişim ve Üyelik Geliştirme, Sanayi ve İş Geliştirme, Uluslararası İlişkiler ve Projeler, Eğitim alanlarında oluşturduğumuz dört komite; sadece fikir üreten değil, sonuç üreten çalışma merkezleri olacak. Aynı şekilde genç KESİAD yapılanmasını da hayata geçiriyoruz. Gençlerimizi yalnızca izleyen değil, sürece dahil olan, proje geliştiren ve sorumluluk alan bir yapının parçası haline getireceğiz. Bununla birlikte, derneğimizi yerel bir platform olmanın ötesine taşıyacak vizyonla ulusal ve uluslararası hibe destekli, özel nitelikli proje çalışmalarını da gündemimize almış bulunuyoruz.’’ Değerli okurlar, uzun lafın kısası… KESİAD, Türkiye için üretmeye azim ve kararlılıkla devam edecek. Bu nedenle ülkemizde bulunan binlerce stk arasında yıldız gibi parlayacak ve görünür olacak. Üyelerini yürekten kutluyorum ve başarılar diliyorum. Nasıl Bir Ekonomi Ege Mayıs 2026 sayısında yeniden buluşuncaya kadar şen ve esen kalın.