SONER ALTAŞ
Vergi Paketi bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Paketin temel amaçlarından bazıları, döviz girişinin artırılması, istihdam olanaklarının genişletilmesi, üretim ve ihracatın desteklenmesi olarak gözümüze çarptı. Teklifte, nitelikli hizmet merkezi ve dijital şirket gibi yenilikler de var. Teklif edilen düzenlemeyle transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletiliyor ve İstanbul Finans Merkezi’nde (İFM) katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların kazanç indirim oranı %50’den %100’e çıkarılıyor. Kurumlar vergisi oranının, imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumlara %9, ihracat yapan kurumlara ise %14 olarak uygulanması öngörülüyor. Pakette organize sanayi bölgelerinde üretim yapan katılımcı ve kiracıları (Kısaca “OSB firmaları” diyeceğiz) içine alan doğrudan bir düzenleme yer almıyor. OSB firmaları eğer genel düzenleme kapsamına giriyorsa, tabi ki getirilen düzenlemeden yararlanacak, bunda sorun yok. Örneğin, OSB firması ürettiklerini ihraç ediyorsa, %9’luk indirimli kurumlar vergisi oranından faydalanacak. Ama ihracat yapmayan OSB firmaları bu indirimli oranlardan faydalanamayacak.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve muhtelif vergi kanunları ile OSB tüzel kişiliğinin kendisi kurumlar vergisinden muaf, ancak OSB firmaları için böyle bir muafiyet söz konusu değil. OSB firmalarına, sadece, emlak vergisi, belediye gelirleri, damga vergisi ve harçlar yönünden tanınmış bazı muafiyet ve istisnalar var.
Peki, vergi paketinde OSB firmaları için de birtakım muafiyet ve istisnalar getirilse nasıl olur? İlk aklımıza deprem riski nedeniyle Sinop-Mersin hattında 16 yeni OSB’nin kurulması planı geliyor. Bu bölgelere hem yerli hem yabancı yatırımcı talebi artar, bölgeler kısa sürede dolup üretime geçer. Üretim demek, istihdam demektir. Sayın Cumhurbaşkanımız 2 yılda 2 milyon istihdam müjdesi verdi. Bu müjdenin kısa sürede hayata geçmesine hizmet eder. OSB’lerde boş arsa kalmaz. OSB’lerin kronik sorunlarından birisidir, üzerinde fabrika kurulmamış boş arsalar. Hatta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı son olarak OSB Uygulama Yönetmeliği’ne Geçici 12’nci maddeyi ekleyerek atıl olan bu boş arsaları üretime kazandırmayı amaçlamıştır.
OSB’lerde üretim teşviği ile boş arsa sorunu da tarihe karışabilir. Yeşil OSB’lerde üretim yapanlara ilave indirimler verilerek, çevrenin korunması somut adımlara bağlanır, çevreci üretim teşvik edilir. Dağınık, çevreyi kirleten üretim tesislerinin OSB’lere taşınması özendirilmiş olur. Her vergi teşviği, Devletin gelirlerinden vazgeçmesi anlamına gelir, ama teşvikler verilirken bu kayıplardan ziyade sağlanacak faydalar dikkate alınır. Bu vergi paketinin amacı da üretimi ve istihdamı artırmaktır. İhracat yapan veya transit ticaretle uğraşan şirketlerinki kadar olmasa da, OSB’lerde üretim yapan firmalarına 10 yahut 20 yıl süreyle indirimli kurumlar vergisi imkânı tanınması, yeşil OSB firmaları için ilave birkaç puan indirim daha getirilmesi, üretim yapılan yıl sayısı arttıkça bu oranların kademeli olarak düşürülmesi, yabancı şirketler açısından Türkiye OSB’lerinde üretim yapmanın cazibesini daha da artıracak ve birkaç yıl değil de daha uzun vadeli üretimde bulunmaya teşvik edecektir. Hazır vergi paketi Meclise gelmişken, bunun da değerlendirilmesi faydalı olur diye düşünüyoruz.