Enflasyon rakamları açıklandığında Türkiye’de her ay aynı tartışma yaşanıyor: Açıklanan oran ile vatandaşın hissettiği hayat pahalılığı neden aynı değil?
Merkez Bankası eski başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara’nın sosyal medya hesabından paylaştığı medyan enflasyon grafiği de bu tartışmanın önemli başlıklarından biri olacak. Kara, “Medyan enflasyon ana eğilimi fena değil. Dışardan yeni bir şok gelmezse, yıl sonunda TÜFE enflasyonunda yüzde 30’un hafif altını görebiliriz. Faizi de yüzde 35 civarına indirmek mümkün olabilir” değerlendirmesini yaptı.
Medyan enflasyon, birkaç ürünün sert fiyat hareketlerinden ziyade ekonomideki genel fiyatlama eğilimini görmek açısından önemli bir gösterge. Ancak vatandaşın hayatında ne yaşadığı da önemli.
Çünkü enflasyon sadece istatistik tablolarında değil; markette, pazarda ve ay sonunda cüzdanda hissediliyor. Vatandaşın kendine sorduğu soru basit: Aldığı maaşla geçen aya göre daha fazla mı, daha az mı alışveriş yapabiliyor?
TÜİK’in tüketici fiyat endeksi geniş bir ürün ve hizmet sepetini kapsıyor. Ancak vatandaşın her gün satın aldığı ürünlerin fiyat hareketleri ile bu sepetin ağırlıkları her zaman aynı yönde ilerlemeyebiliyor. Gıda, kira, enerji ve ulaşım gibi kalemlerdeki değişim, fiyat artışları hız kesse bile vatandaşın ekonomiye bakışını doğrudan etkiliyor.
Temmuz enflasyon verileri bu açıdan önemli mesajlar verdi. TÜFE artışı beklentilerin altında kalırken, fiyat artış hızındaki yavaşlama dezenflasyon sürecinin devam ettiğini gösterdi. Ancak enflasyonun düşmesi, fiyatların eski seviyelerine dönmesi anlamına gelmiyor. Kısacası enflasyon düşüyor ama yüksek fiyatlar hayatımızda kalıyor.
Bu nedenle tartışmayı sadece “TÜİK doğru mu söylüyor?” sorusuna indirgemek yeterli değil. Asıl mesele, açıklanan rakamlarla vatandaşın günlük hayatında gördüğü değişimin ne kadar örtüştüğü. Ekonomide güven, insanların rakamları kendi hayatında hissetmesiyle oluşuyor. Enflasyonla mücadelenin gerçek başarısı, market arabasının da daha rahat dolmasıyla ölçülecek. Herkes bunu görmek istiyor.
Sonuçta enflasyonun en gerçek göstergesi bazen bir istatistik tablosu değil; aynı parayla alışveriş arabasının ne kadar doldurulabildiği ve ay sonunda cüzdanda ne kaldığıdır.