Beklenen oldu ve sonunda balon patladı. Ortalık toz duman. SPK’nın eski yönetiminin “Gözlerimi kaparım, vazifemi yapmam” politikası, köşeyi kolayca dönmek isteyen yatırımcıların hırsının aklının önüne geçmesi ve dokunduğunu altın eden harika çocukların (!) fon yönetmesi sonucu bu noktaya geldik.
7 şirketin yönettiği 200’ün üzerindeki fonda alım satımlar durduruldu. 127 fon için ise tasfiye kararı verildi.
Ancak asıl zor kısım şimdi başlıyor. Şimdi mesele, tasfiye sürecinde yüz milyarlarca liralık varlığın piyasayı daha fazla bozmadan nasıl nakde çevrileceği.
TEFAS bilgilerine göre tasfiye kapsamındaki fonların son bilinen büyüklüğü 827 milyar lira. Bunun yaklaşık 500 milyar lirası hisse senetlerinde. Kalan bölüm mevduat, repo, nakit ve devlet kağıtlarında tutuluyor.
Endişe veren taraf ise hisse portföylerinin yapısı. Çünkü bu portföyün önemli bölümü fiyatları şişirilmiş, işlem hacimleri düşük hisselerden oluşuyor. Nitekim SPK kararının açıklandığı dün sabah saatleri itibarıyla bu hisselerde yok denecek kadar az işlem vardı.
Sorun tam da burada. Piyasada işlem hacmi sığ bir hisseyi büyük miktarda satmak, almak kadar kolay değil. Fonlar güçlü dönemlerinde bu hisselerde ciddi pozisyonlar taşıyabiliyor, istedikleri gibi operasyon çekip fiyatı gönüllerinden geçen düzeylere yükseltebiliyorlardı. Ancak şimdi durum değişti. Hele aynı miktarda hisseyi satmak gerektiğinde karşı tarafta yeterli alıcı bulunup bulunmadığı asıl mesele oluyor.
Tasfiye için bu hisselerin nakde çevrilmesi gerekiyor. Ancak düşük işlem hacmine sahip hisselerde yüklü satış emirlerinin fiyat üzerinde ciddi baskı yaratması kaçınılmaz. Üstelik SPK’nın düzenlemeleri nedeniyle herkes hangi fonun portföyünde hangi hisselerin olduğunu biliyor.
Bu nedenle tasfiyenin kısa sürede tamamlanması ve paraları fonlarda kilitli kalan yatırımcıların dertlerinin sona ermesi mümkün değil. Bazı hisselerin elden çıkarılması aylar sürebilir ya da mümkün olmayabilir.
Yatırımcı, parasını fonun bugünkü toplam değerinden değil tasfiyenin tamamlandığı günkü değeri üzerinden alacak. Satışlar fiyatları aşağı çektikçe fonlar da küçülebilir. Hisselerin ve dolayısıyla fonun değeri çok düştüyse aldığı para devede kulak kalabilir .
Yani bugün ekranda görünen rakam ile tasfiye sonunda kasaya girecek para arasındaki fark, bu hikâyenin en ağır faturası olabilir.
