Elchin Ibadov - SOCAR Türkiye CEO’su
Dün yayımlanan “Kurumsal hayatta ilk 11” başlıklı yazıda kurumsal hayat oyununa “hangi ilk 11’le çıkarım” sorusunun yanıtı olarak “kaleci” ve “savunma hattı”na dikkat çekmiş, oyun planında çiftyönlülüğe işaret etmiştim. Bugünkü yazıda kurumsal hayatın oyun planında “orta saha” ve “hücum hattı”nın önemine değineceğim.
ORTA SAHA
Oyunun aklı ve ritmi
Savunma ile hücum arasındaki köprü orta sahadır. Kurumsal hayatta da strateji, öğrenme ve problem çözme burada şekillenir.
Oyuncunun adı: Continuous professional development (Cipidis)-Sürekli mesleki ve kişisel gelişim
Forma No: 99-Neden 99?
99’u bilinçli seçtim: gelişim hiçbir zaman %100 tamamlanmaz. Deneyimsel öğrenme yaklaşımı, öğrenmenin sürekli ve döngüsel olduğunu söyler.
Kitap önerim: Limitless (Jim Kwik)
Sürekli öğrenmeyen orta saha (kişi, kurum, devlet) oyundan düşer. Artık yeni nesil “ne kazanacağım“ (earn) derdinden daha çok, “ne öğreneceğim“ (learn) derdinde. İşin güzel tarafı, “learn” kelimesinin içinde “earn” zaten var. Hatta “earn” kelimesinin başına “l” harfi eklersek “lifelong earn” olur. Kısacası öğrenmeye devam ettiğimiz zaman tek seferlik değil, bir ömür boyu kazanırız.
Oyuncunun adı: Keep the brain working on solutions (Kabawe)-Zihni çözüm üretmeye odaklı tutmak
Forma No: 13-Neden 13?
13 genelde “zor ve uğursuz” sayılır. Ben bunu, zor anlarda zihni çözümde tutabilme becerisinin simgesi olarak görüyorum. Karl Weick’in “sensemaking“yaklaşımı, belirsizlikte anlam üretmenin liderlikteki rolünü net biçimde açıklar.
Kitap önerim: Think Like a Rocket Scientist (Ozan Varol)
Nice akıllı, donanımlı ve becerikli insanlar gördüm ki, zor zamanlarda ya yeterli seviyede mental sertlik gösteremediler, ya da paniğe kapılıp çözüm üretmek yerine yas tutmayı ve suçlamayı seçtiler. İşte bu hataya düşmeyenler, yani baskı altında çözüm üretebilenler, oyunun kaderini belirler. Zor zamanlarda zihni açık tutabilmek, liderliği öne çıkarır.
Oyuncunun adı: Contingency planning (Coplanić)-Alternatif senaryo ve B planı hazırlığı
Forma No: 30-Neden 30?
Birçok alfabede yaklaşık 30 harf vardır. Belirsizlikle başa çıkma literatürü, yakın vadeli senaryo üretmenin organizasyonel dayanıklılığı artırdığını gösteriyor. “B planı” sıkça duyduğumzu bir ifade, fakat günümüzün belirsiz ortamında sadece “B” değil, gerekirse “Z planı” bile hazır olmalı. Yani alfabeyi hunharca kullanmalıyız.
Kitap önerim: The Upside of Uncertainty (Nathan Furr & Susannah Harmon Furr)
“B planı“ yoksa maç erken biter. Olasılıkları önceden düşünmek, ona göre hazırlıkları yapmak, “yedek oyuncuları“ hazır bulundurmak organizasyonu dirençli kılar.
HÜCUM HATTI
Etki, gelecek ve anlam
Son olarak hücum hattına geliyoruz. Burası sadece skorun değil, geleceğin ve anlamın üretildiği yer.
Oyuncunun adı: Publish or perish (Pubperisch)-Bilgi ve düşünceyi paylaşma cesareti
Forma No: 3-Neden 3?
Fikir → üretim → paylaşım. Bilgi yaratma literatürü, fikrin ancak paylaşıldığında kurumsal değere dönüştüğünü söyler. O anlamda bu üçgen çok önemli. Kurumlar çalışanları fikri oluşturduktan sonra, onu bir materyal haline dönüştürmek ve paylaşmak hususunda da teşvik etmeli.
Kitap önerim: The Practice (Seth Godin)
Bilgi paylaşılmadıkça etkisi sınırlı kalır. Fikirler sahaya yayılmalı, çoğalmalı ve başkalarına ilham vermelidir. Ayrıca fikri bir materyal haline dönüştürürken insan hem gelişir hem de fikri paylaşmanın manevi zevkini yaşar. Yani ne taraftan bakarsanız bakın, her türlü faydalı bir özellik bu.
Oyuncunun adı: Assertive passion (Shovgizade)-Kararlı ve iddialı tutku
Forma No: 33-Neden 33?
33 yunan mitolojisinde ve tasavvuf edebiyatında “Cennet Yaşı“ gibi nitelendiriliyor. En tutkulu, en hızlı ve en arzulu olduğumuz yaştır belki. İş hayatında artık tutkulu olmayan, amiyane bir tabirle desek “mıymıntı“ karakterlere yer yok artık. Meşhur Azerbaycan şairi Süleyman Rüstemin “Seni İster“ şiirini her okuduğumda işte tutku budur derim kendi kendime.
Kitap önerim: Amp It Up (Frank Slootman)
Fakat tutku tek başına yeterli mi? Girişimcilik literatürü, tutkunun ancak netlik ve disiplinle birleştiğinde sonuç verdiğini gösteriyor.
Oyuncunun adı: Multiple sources of balance (Musoba)-Hayatta çoklu denge kaynakları
Forma No: 10 — Neden 10?
Hayıtımızda bizim ruh halimizi etkileyen iş, aile, siyaset, jeopolitik, sanat, spor v.b. gibi en az 10 fenomen vardır. Bunlardan sadece birine odaklanırsak, o bileşende oluşabilecek olumsuz bir olgu bütün hayat dengemizi alt üst edebilr. O yüzden mutluluğu (ve geniş anlamda dengeyi) tek bir kaynağa değil, farklı kaynaklara bağlamak daha sağlıklıdır. Denge kurabilenler genelde son pası verir ya da golü atar. Türkiye’de bu bakış açısını özellikle kariyer ve yaşam dengesi üzerine çalışan Erhan Erkut’un yazı ve konuşmalarında da görmek mümkün.
Kitap önerim: Four Thousand Weeks (Oliver Burkeman)
Hayat tek bir alandan ibaret değil. İş, aile, sağlık, değerler ve anlam arasında denge kurabilenler, uzun vadede “golü atan”lar olur.
Son söz
Kurumsal hayatta mesele en iyi oyunculara sahip olmak değil; etkili oyuncuları uygun pozisyonda oynatabilmektir. Ve belki daha da önemlisi: Bugün hangi pozisyonda oynadığınızdan çok, yarın oyunu okuyup yer değiştirebilme esnekliğine sahip olup olmadığınızdır. En başta demiştik ya, çiftyönlülük de bunu gerektirir.
Umarım bu yazıyı sahadan toplanmış mütevazı ama samimi gözlemler olarak okudunuz. Sabrınız için teşekkür ederim.
