Türkiye lojistik pazarının büyüklüğü 40 milyar dolara yaklaşmış durumda. 2030 öngörülerinde ise liman ve demiryolu sektörlerinin öncülüğünde yatırımlarda 2,5 kattan fazla büyümeyle 110 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşılması bekleniyor. Başta İstanbul olmak üzere lojistik merkezlerinin tam kapasiteye ulaşması ve yeni yatırımlarda rezerv alanlarının sınırlı olması veya konut gibi farklı projelerde değerlendirilmesi mevcut yatırımlarda dikey yönlü stratejileri öne çıkardı. Sektör temsilcileri ve firmalar limanlar özelinde yeni dönem stratejilerinde vinç ve otomasyon yatırımlarının öne çıktığını kaydetti. Karayolu tarafındaki yatırımlar ele alındığında ise ağırlık, Euro 6 ve daha düşük emisyonlu araçlar, frigorifik ve özel yük taşımacılığı ekipmanları, dijital filo ve sürücü yönetimi, araç takip ve yakıt optimizasyon sistemleri, depo, konsolidasyon ve lojistik merkezleri, intermodal ve Ro-Ro bağlantıları, gümrük ve belge süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve alternatif yakıt ve enerji verimliliği çözümleri başlıklarına odaklanmış durumda.
Orta Doğu ve Orta Asya koridorlarında daralma
Havayolu tarafına bakıldığında ise 2025’te seyahat talebinde %8’lik, kargo taşımacılığında ise %3’ün üzerinde büyüme gerçekleşmişti. 2026 Haziran ayında ise hava kargoda yıllık büyüme %8,5 civarında seyretti. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin 2026 ilk yarı verilerine göre Avrupa-Orta Doğu arasındaki seferler %41, Orta Doğu Asya seferleri ise %4,1 azaldı. En yüksek büyüme ise Asya-Kuzey Amerika bölgesinden %14,7 ile geldi. Buradaki büyüme üst üste 5’inci ayına taşındı. Özellikle Avrupa-Orta Doğu ve Orta Doğu-Asya koridorlarında devam eden jeopolitik gerilimler nedeniyle taşımalarda önemli daralma yaşandı. Sektör temsilcileri bu hattaki normalleşmenin 1 yıl dolayında süreceğini ifade ediyor. Genel risklere rağmen genel tabloya bakıldığında yıl sonunda kargo hacmi miktarında %2,4’lük büyüme bekleniyor.
Türkiye’de demir yollarında 2016 ve sonrasında başlayan 91 projenin hizmete alınması için bu yıl bütçeden 261 milyar 580 milyon lira ödenek tahsisi yapıldı. Ağırlığın yolcu taşımacılığına ayrıldığı 2026 Yılı Yatırım Programı’nda sektör temsilcileri yük taşımacılığına da daha fazla pay ayrılmasını istiyor. Sınırda Karbon düzenlemesi ve yüksek kapasitelere erişim konusunda mevcut yatırımların sektör için büyük önem kazandığının altı çiziliyor.
Küresel talepteki daralma ihracat yüklerini vurdu
Türkiye, 2025 yılında limanlarında elleçlenen 553,3 milyon ton yük ve yaklaşık 14 milyon TEU konteyner hacmiyle küresel deniz ticaretinde güçlü bir konuma ulaştı. Lloyd’s List’in 2024 yılı elleçleme verilerine dayanan 2025 sıralamasında Türkiye’deki limanlar arasında; Ambarlı, Kocaeli, Aliağa, Tekirdağ ve Mersin dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında yer aldı. Yıllara göre dalgalanmalar yaşamakla birlikte sektörün uzun vadeli büyüme eğiliminin arkasında kapasite artışları, modern ekipman, dijitalleşme ve ulaşım bağlantılarına yönelik yatırımlar bulunuyor. Doğu Akdeniz’in artan lojistik ve stratejik önemi de özellikle Mersin-İskenderun hattındaki limanlarda yeni kapasite ve altyapı yatırımlarını destekliyor. Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Marmara’daki sanayi yoğunluğunun Anadolu’ya daha dengeli yayılması ve Samsun-Mersin aksında yeni sanayi alanları oluşturulması hedeflenirken, bu gelişmenin orta ve uzun vadede koridor üzerindeki limanlara yönelik yük ve yatırım talebini artırması bekleniyor. Yük elleçlemelerine bakıldığında ise sektör 2026’nın ilk altı ayında pozitif bir görünüm ortaya koymasına rağmen yurt dışına giden yüklerde gerileme yaşandı. Limanların ilk yarı performansını değerlendiren Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) Başkanı Hamdi Erçelik, “Toplam yük elleçlememiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,5 arttı. Yurt dışına giden yüklerde yaklaşık yüzde 7 gerileme yaşanırken, yurt dışından gelen yüklerde yüzde 1,8, transit yüklerde yüzde 3,9 ve kabotaj yüklerinde yüzde 16’nın üzerinde artış kaydedildi” bilgisini verdi.
Yolcu taşımacılığına kolay, yük taşımacılığına zor
Demiryolu yatırımlarında yük taşımacılığı odaklı önemli hamlelerin yapıldığını ifade eden Erçelik, özellikle transit yük taşımalarında stratejik projelerin devam ettiğini söyledi. Türkiye’nin lojistik altyapısındaki dönüşüme işaret eden Erçelik, ‘Azerbaycan, Gürcistan ve Kars’tan gelen Bakü-Tiflis-Kars hattının Marmaray/YSS Köprüsü ve Kapıkule bağlantılarıyla Avrupa’ya kesintisiz entegrasyonu hususundaki transit projeler sürüyor. Demiryolu taşımacılığını mevcut altyapı üzerinde çok daha aktif kullanmalı ve bunun ekonomik katma değerini doğru analiz etmeliyiz’ dedi. Uluslararası finansman ve yeşil dönüşüm fonlarının sürdürülebilir lojistiğe yöneldiğini vurgulayan Erçelik, yük taşımacılığında iltisak hatları ve koridor yatırımlarının önceliklendirilmesi gerektiğini belirtti.