Bundan 20 yıl önce, 2006’da kabul edilen Tarım Kanunu’na göre çiftçilere ödenecek destek tutarının Gayri Safi Milli Hasıla’nın en az yüzde 1’i kadar olması gerekirken bu yasa 20 yıldır uygulanmıyor.
Tarımda çok farklı destekler var. Her yıl bütçeden ayrılan ve çiftçilere doğrudan ödenen destekler en önemli kalemi oluşturuyor. 2026 yılı bütçesinden tarıma ayrılan destek miktarı yaklaşık 168 milyar lira. Bu kaynak ile 2025 yılında üretilen ürünler için önceden belirlenen destekler çiftçiye ödenecek.
Bundan 20 yıl önce, 2006’da kabul edilen Tarım Kanunu’na göre çiftçilere ödenecek destek tutarının Gayri Safi Milli Hasıla’nın en az yüzde 1’i kadar olması gerekirken bu yasa 20 yıldır uygulanmıyor. Yasanın çıktığı 2006 yılından sonraki yıl, 2007’de tarım desteklerinin tutarı Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 0,83 ile en yüksek orana ulaşıldı. Sonraki yıllarda tarıma verilen destek yüzde 0,70 ile, yüzde 0.25 arasında kaldı. Ortalama yüzde 0,50 kabul edilse bile yasa gereği çiftçiye verilmesi gereken desteğin yarısının ödenmediğini söyleyebiliriz.
Doğrudan ödenen desteklerden sonraki en önemli desteklerden birisi hazine destekli sübvansiyonlu kredilerdir. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan ve faizi devlet hazinesinden karşılanan bu sübvansiyonlu krediler çiftçinin üretime devam etmesi, işletmesini büyütmesi, yeni yatırımların yapılması açısından çok büyük öneme sahip.
Sübvansiyonlu kredilerde yeni uygulama 1 Ocak’ta başladı
Bu yıl sübvansiyonlu kredilerde de çiftçinin önüne çok büyük bir engel konuldu. Vergi borcu ve sosyal güvenlik prim borcu olan çiftçilere bu borcu kapatmadan sübvansiyonlu kredi verilmiyor.
Sübvansiyonlu kredilerin tarım açısından önemini anlamak için 2025 yılı verilerine bakmakta yarar var. Ziraat Bankası, 2025 yılı Kasım sonu itibariyle 650 binden fazla üreticiye 607 milyar lira finansman sağladı. Tarımsal kredilerde yüzde 70 paya sahip olan Ziraat Bankası kredilerinin yüzde 90’ından fazlası sübvansiyonlu yani hazine faiz destekli kredilerden oluşuyor. Bu kredilerin yüzde 25’i sıfır faizli, daha doğrusu çiftçi faiz ödemiyor. Faizi tümüyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanıyor. Örneğin, temel bitkisel ve temel hayvansal üretim konularında 300 bin liraya kadar olan kredilerde faizin tamamı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanıyor.
Vergi ve SGK borcu olana kredi yok
Çiftçi için hayati öneme sahip sübvansiyonlu kredilerle ilgili olarak 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle yeni bir uygulama başladı. Vergi borcu ve sosyal güvenlik (Bağ-Kur) prim borcu olan çiftçiler sübvansiyonlu kredi alamayacak. Kredi almak için borcunu kapatması, ödemesi gerekiyor.
Bu konudaki Cumhurbaşkanı Kararı 24 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. “Ziraat Katılım Bankası A.Ş Tarafından Tarımsal Üretime Dair Hazine Kar Payı Destekli Yatırım ve İşletme Finansmanı Kullandırılmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” ile “Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar” adıyla yayımlanan bu kararla hazine tarafından sübvanse edilen, desteklenen tarım kredilerinde çiftçilerin ödeyeceği faiz oranları ortalama 10 puan artırıldı.
Aynı karar ile, 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle daha önce “6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun kapsamında vadesi geçmiş borçlarının olmaması, bu kapsamda borç bulunması halinde yeniden yapılandırılmış ve yapılandırmanın bozulmamış olması koşulu aranır” ibaresi, “vergi dairelerine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 22/ A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcu ile sosyal güvenlik prim borcu bulunmaması koşulu aranır” şeklinde değiştirildi.
Faizde geri adım atıldı, borç düzenlemesi kaldı
O günlerde herkes artan faiz oranlarına odaklanarak tepki gösterdi. Çiftçinin artan faiz yükü gündem oldu. Yoğun tepki üzerine 30 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile geri adım atıldı ve faiz oranlarındaki artış iptal edildi. 24 Ekim öncesindeki faiz oranları ile sübvansiyonlu kredilerin kullandırılması devam ediyor. Çiftçinin istediği, beklediği kredi limit artışı ise yapılmadı.
Sübvansiyonlu kredi alınabilmesi için “vergi ve sosyal güvenlik prim borcunun olmaması” hükmü kaldı ve 1 Ocak 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Yılbaşından itibaren sübvansiyonlu kredi için başvuru yapan çiftçilerden vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olmadığına dair belge istenmesiyle konu gündeme gelebildi. Üreticiler tepki göstermeye başladı, ancak şimdiye kadar uygulama devam ediyor, geri adım atılmadı.
Hazine, borcu olan çiftçiye destek olmak istemiyor
Bu uygulama, sadece sübvansiyonlu kredilerde geçerli. Ziraat Bankası, sübvansiyonlu krediler dışındaki kredilerde vergi veya sigorta prim borcu olup olmamasına bakmıyor. Çiftçinin kredi notuna, ödeme gücüne, teminatlarına bakıyor ve buna göre kredi veriyor.
Sübvansiyonlu kredilerde ise, Hazine ve Maliye Bakanlığı “ sübvansiyonlu kredinin faizini ben ödüyorum, bana borcu olan ve ödemeyene niye destek olayım” mantığı ile yaklaşıyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, mali disiplin için böyle bir karar aldığı düşünülse de sahada üretimi olumsuz etkileyen bir karar bu. Bakanlık “kaynak yok kredi vermek istemiyoruz” demek yerine böyle bir uygulamayı başlatmış oldu. Ama bunun tarıma, üretime yansıması ağır olacak.
Yeni uygulama 1 Ocak 2026 itibariyle başladı. Ziraat Bankası ile vergi daireleri arasında bir entegrasyon var. Çiftçi sübvansiyonlu kredi başvurusu yaptığında, Ziraat Bankası sistemden çiftçinin borcunun olup olmadığını, ne kadar borç olduğunu görüyor ve çiftçiye söyleniyor. Çiftçi alacağı krediye göre hareket ediyor. Borcu azsa ve ödenebilecek tutarda ise ödeyip krediyi alıyor. Ama ödeyemeyecek durumda ise krediyi alamıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ile Ziraat Bankası arasında benzer bir entegrasyonun kurulması yönünde çalışmalar yürütülüyor. Bu da tamamlandığında, çiftçinin SGK‘ya veya vergi dairesine gitmesine gerek kalmaksızın ne kadar borcu olduğunu öğrenebilecek. Belge getirmesine gerek kalmayacak.
Çiftçi örgütleri uyudu
Yılbaşından bu yana üreticiler hemen her gün mesaj yazıyor, telefon ediyor, özellikle Bağ-Kur prim borcu nedeniyle sübvansiyonlu kredi alamadıklarını söylüyor. Ziraat Bankası’nı suçlayanlar var. Öncelikle, bu uygulamayı isteyen ve şart koşan Ziraat Bankası değil, Hazine ve Maliye Bakanlığı. Bakanlık bu uygulamadan vazgeçerse sorun çözülmüş olur.
Bu uygulamanın 1 Ocak 2026 tarihinde başlayacağı belliydi. Cumhurbaşkanı Kararı 24 Ekim 2025 tarihinde yayımlandı. Hem üreticiler hem de Türkiye Ziraat Odaları Birliği yılbaşına kadar hiçbir şey yapmadı. Yumurta kapıya dayanınca, yani uygulama başlayınca ve çiftçi kredi alamayınca tepkiler yükselmeye başladı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, “biz çiftçi borçlarının ertelenmesini beklerken, böyle bir uygulama çiftçiye zarar verir” diye açıklama yapıyor. Bu uygulamanın başlayacağı belliydi. Ekim’den Ocak’a kadar neredeydiniz?
Özetle, Türkiye’de üretim yapan çiftçinin engellenmesi değil, desteklenmesi teşvik edilmesi gerekir. Yasal hakkı olan desteklerin verilmesi ve kredilerde zorluk değil kolaylık sağlanmalı. Çiftçi yoksa gıda da olmaz, çiftçi üretmezse hepimiz aç kalırız. Devletin Hazine’si çiftçiye engel çıkarmak yerine destek olmalı.
Çözüm yolu nedir?
Öncelikle, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın başlattığı uygulamanın amacı çiftçiye sübvansiyonlu kredi verilmesini engellemektir. Bu nedenle uygulamadan vazgeçilmesi kolay görülmüyor.
Bakanlık, çiftçinin vergi ve sosyal güvenlik prim borcunu tahsil etmek amacıyla bu uygulamayı başlattığını söylüyorsa bunun zamanı 1 Ocak 2026 olmamalıydı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonun yüksek çıkmasının sorumlusu olarak gösterdiği zirai don ve kuraklık 2025 yılında çiftçiye ciddi zarar verdi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2025 yılında bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 9, sebzelerde yüzde 0,9 ve meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 30,9 oranında üretim azaldı.
Tarım sektörü 2025 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 12,7 oranında küçüldü. Bütün bunlar üst üste gelince çiftçinin gelirinde ciddi bir kayıp oldu. Kayıpları önlemek ve üretime devam etmek için daha çok krediye ihtiyacı var. Bu krediyi de ancak düşük faizli, sübvansiyonlu kullandığında borçlarını ödeyebilir ve girdi satın alarak üretime devam edebilir. Böyle bir dönemde borcu olan çiftçilere kolaylık sağlanması gerekirken, kredi alınmasını engellemek üretimi engellemektir.
Böyle bir uygulama gerçekten borcun tahsiline yönelik ise, 2025’in zor koşulları dikkate alınarak bunun ertelemesi gerekir. Denilebilir ki, 1 Ocak 2027 itibari ile veya 1 Ocak 2028’i itibari ile vergi ve sosyal güvenlik prim borcu olan çiftçiye sübvansiyonlu kredi verilmeyecek. Çiftçi de ona göre hazırlıklı olur.
