Hakan Atis
Kalabalığın toplandığı meydanda öğle saatlerinde artan heyecan seçim otobüsünün üstüne çıkan parti görevlisi tarafından sallanan fötr şapka ile doruğa çıkmıştı. Şaşırtıcı görünen bu durum aslında doğaldı. Çünkü, sıradan bir aksesuar değildi! Sahibiyle özdeşleşmiş ve onun sembolü haline gelmişti. Bugün gibi hatırlıyorum… Türkiye, 20 Ekim 1991 tarihinde yapılacak genel seçime kilitlenmişti. Siyasetin tansiyonu hayli yükselmiş, liderlerin miting performanslarına bakılarak yurt genelinde siyasi toto oynanmaya başlamıştı. Sözünü ettiğim şapkanın sembolize ettiği değerler ise koşar adım iktidara yürüyordu. Gazeteci olarak izlediğim mitinglerde ve halkla yaptığım sohbetlerde bunu net biçimde görüyordum. Yazımın girişinde sözünü ettiğim gün, Aydın’ın nüktedan insanları ‘Baba bizi unuttu galiba’ diye aralarında şakalaşıyor, bazıları da pes edip alandan ayrılıyordu. Hal böyle olunca parti örgütünün telefonları susmak bilmiyor, yetkililer DYP Genel Başkanı Süleyman Demirel’in ne zaman geleceğini öğrenmeye çalışıyordu. Seçim otobüsünde cam kenarında bir koltuğa oturup meydanı gözleyen genç gazeteci ise Türk siyasetinin ‘Baba’ lakaplı liderinin fazla gecikmeyeceğinden emindi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Ege’yi kazanılması gereken kale gibi gören tecrübeli siyasetçinin İTÜ yıllarında pekişen mühendis dakikliği ile hareket ettiğini ve zamanı iyi değerlendirdiğini biliyordu.
PRATİK ÇÖZÜM
Ancak, parti yetkilileri ‘ilgi canlı tutulmazsa seçmenler meydandan uzaklaşır’’ gerçeğini iyi bildikleri için telaş içindeydi. Ayak üstü kulisler, coşkulu anonslar, ilçe ve il başkanlarının konuşmaları da beklenen heyecan dalgasını yaratmaktan uzaktı. İşte böyle bir anda Doğru Yol Partisi kurmaylarının imdadına ünlü fötr şapka yetişti… Seçim otobüsünün üstüne çıkan merdivenin başında yer tutmuş Süleyman Demirel’in gelişini bekliyordum. Derken partinin anonslarını yapan görevli tarafından ünlü fötr şapkanın meydana doğru coşkuyla sallandığını gördüm. İşte o an deyim yerinde ise kıyamet koptu. İlgi bir anda doruğa çıkmıştı. Bir süre sonra da beklenen konuk alana giriş yaptı.
Politika satrancının usta ismi Süleyman Demirel, konuşmasına başlayınca alanda hissedilen coşkuyu dün gibi hatırlıyorum. Genç bir siyaset muhabiri olarak yaşadığım deneyimi hayatım boyunca unutmadım. Çünkü, itibarın, zekanın, vizyonun, liderliğin ne demek olduğunu gösteren tarihi bir örneğe tanık olmuştum. Sadece şapkası bile binlerce kişiyi adeta hipnotize eden, coşkulandıran, saatlerce ayakta bekleten Ispartalı adamın sırrı neydi? Bu sorunun yanıtını o gün buldum...
İşin sırrı itibar, güven, vizyon ve liderlikte saklıydı. Saygı ve rahmetle andığım Demirel de bunların her birini sahaya yansıtan usta bir oyuncu gibiydi. Değerli okurlar, uzun meslek yaşantımda izlemediğim, görüşmediğim, söyleşi yapmadığım lider kalmadı diyebilirim… Örneğin, Recep Tayyip Erdoğan’ın sonuç odaklı liderliğini ve karizmasını, Bülent Ecevit’in halka yakın duruşunu, Necmettin Erbakan’ın nüktedanlığını, Alparslan Türkeş’in sezgisel analizlerini, Turgut Özal’ın öfkesini unutmayışını, Tansu Çiller’in devlet kurallarına soğuk bakışını, Mesut Yılmaz’ın Karadeniz gibi kendine has oluşunu, Deniz Baykal’ın kafasının arkasında başka planlarla dolaştığını çok gördüm.
Yaşadıklarım elbette bunlarla sınırlı değil. Türk siyasetinin son 50 yılına imza atan isimlerin başka özelliklerini de biliyorum. Lakin, onlar bu yazının konusu değil. Evet, şimdi kaldığımız yerden, diğer bir deyişle ünlü fötr şapka örneğinden devam edelim. Onun sahip olduğu tılsım aslında sahibinin kamuoyunda yarattığı güven, sergilediği vizyon ve liderlikte gizliydi.
SAYGINLIK SEMBOLÜ
İşte bu nedenle geçtiğimiz günlerde, Dumlupınar Bulvarı’nda güzel başkentimizi gururla selamlayan modern kuleleri görünce sizlerle paylaştığım anım aklıma geldi. Fötr şapkanın simgelediği değerleri yeniden anımsadım. O an, gördüğüm dev kulelere hayat veren TOBB’un da ülkemiz için çölde vaha gibi olduğunu düşündüm. Sahip oldukları evrensel kültürü ve prestiji Mimar Sinan ustalığıyla küresel ölçekte inşa eden Yönetim Kurulu Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Türkiye için taşıdığı değeri ve önemi bir kez daha anladım. Bu nedenle bazı çevrelerin kendisine yönelik sığ ve çiğ siyasi sataşmalarının ne kadar anlamsız olduğunu her fırsatta dile getiriyorum. Bunu kararlılıkla vurgulamaya devam edeceğim. Çünkü, Türkiye değerlerine sahip çıkmayan vasat bir ülke olmamalı.
GURUR TABLOSU
Şimdi arkanıza yaslanın ve yazımın bundan sonraki bölümünü de dikkatle okuyun. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu liderliğinde hangi başarılara imza attığını kısaca öğrenin. Hazır mısınız? Başlıyorum…
TOBB, onun yönetiminde kurumsal saygınlığını sadece yurt genelinde değil küresel ölçekte de zirveye taşıdı. Türkiye, günümüzde Eurochambers ve ICC Dünya Ticaret Odaları Federasyonu gibi güçlü ve belirleyici kurumlara yön veren kanaat önderleri arasında yer alıyorsa bunu TOBB’a ve ona liderlik eden Rifat Bey’e borçlu. Bu gurur tablosu oldukça uzun. Merak edenlerin www.tobb.org.tr sayfasını takip etmesini öneriyorum. Uzun lafın kısası, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nu Show TV Ankara Temsilcisi olarak görev yaptığım dönemde tanıdım. Üstünden neredeyse 25 yıl geçti. Hafızamda her zaman ciddi, güvenilir, sağ duyulu, vizyoner ve ay yıldız yürekli bir Türkiye sevdalısı olarak kaldı. Tanımış olmaktan daima onur ve mutluluk duyuyorum.
Sözün özü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği dünya çapında saygınlığa sahip önemli bir kurumumuz olarak ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Bu geniş ve değerli ailenin tüm mensuplarını ve üyelerini Edirne’den Kars’a, Trabzon’dan Antalya’ya kadar saygıyla selamlıyorum. Son olarak şunu da vurgulamak istiyorum ekonomide elbette ağır sorunlarımız var. Bunlar an geliyor nefes kesiyor. Lakin, geleceğe yönelik iyimserim. Ülkeme, iş dünyamıza ve emekçilerimize güveniyorum. Bu nedenle 15 Mart 1950 tarihinde açılış kurdelesi kesilen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) tüm üyelerine işlerinin Ege’nin bal incirleri gibi bereketli olacağı güzel yıllar diliyorum. Nasıl Bir Ekonomi Ege’nin Haziran 2026 sayısında yeniden buluşmak üzere esen kalın.