Kahramanmaraş’a adına yakışan kahramanlık unvanı, Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu yansıtan eşsiz şehir savunması üzerinden verildi. Anadolu’nun kadim şehrinin bir avuç insanı, dillere destan kış ayazında, bir metreyi aşan karla örtülü dar sokaklarında, geceli gündüzlü 22 gün süren direnişin ardından memleketlerini Fransızların elinden almayı başardı. Özgürlüğe atılan adım, peşinden başta Gaziantep olmak üzere çok sayıda şehir için de ilham oldu.
Açlık ve yokluğa rağmen Maraş halkının, devrin en iyi silah ve cephanesiyle donanmış Fransız kuvvetlerine karşı kazandığı büyük zafer, 5 Nisan 1925’te İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. Cumhuriyet’in 50’nci yılında da kentin adı kanunla Kahramanmaraş olarak değiştirildi.
Çok okuyan, çok yazan bir kenttir Kahramanmaraş. Şairleriyle ünlüdür. Az kente nasip olan okuma yazma kültürü, yüzyıllardır babadan oğula, abiden kardeşe, öğretmenden öğrencisine geçen bir gelenektir âdeta. Bu kültürel yapısı, Kahramanmaraş’a yıllar sonra bir önemli ünvanı daha getirdi. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı üyeliğini elde eden Kahramanmaraş, adı Edebiyat Şehri unvanı ile tescillenen Türkiye'nin ilk şehri oldu. Böylelikle, kentin edebi geleneğinin ilk büyük temsilcisi kabul edilen 16'ncı yüzyıl şairi Halîlî-i Maraşî ile başlayan, Karacaoğlan, Sünbülzâde Vehbî, Kuddûsî Ahmed Efendi, Hâmî-i Abdulgaffar Baba ve Hamamcı-zâde Hâfız-ı Maraşî gibi büyük isimlerle süren, Sümbülzade Vehbi’den Necip Fazıl Kısakürek, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt, Mehmet Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Alaeddin Özdenören ve tabii ki Yedi Güzel Adam ile yönünü bulan yolculuk; Barcelona, Manchester, Bağdat, Edinburgh, Prag, Taif, Tanca, Wonju'yu da içine alan, 62 edebiyat şehri ile birlikte sonsuza kadar sürecek.
Kahramanmaraş’ın Dünya Edebiyat Şehri unvanının töreni, geçen Haziran’da İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde bir araya gelen coşkulu kalabalığın önünde gerçekleşti. Unvanda pay sahibi olanların konuşmaları ayakta alkışlanırken, her bir sunumun ardından seslendirilen memleket şiirleri, tıklım tıklım dolu salona ünvanın gururunu bir kez daha yaşattı. Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kahramanmaraş'ın ana dili Türkçe olan şehirler arasında da söz konusu kategoride üyelik alan ilk şehir olduğuna dikkat çekerken, “Bu yönüyle de 'edebiyat şehri olan ilk Türk kenti' olma ayrıcalığına mazhar olmuştur” derken, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de, Kahramanmaraş'ta kültür ve edebiyat hayatını canlı tutmak amacıyla çok sayıda edebiyat dergisine destek verildiğini, Uluslararası Kahramanmaraş Şiir ve Edebiyat Günleri ile Kitap Fuarı'nın her geçen yıl büyüyerek şehrin kültürel kimliğini güçlendirdiğini söyledi. Görgel, “UNESCO Dünya Edebiyat Şehri kimliğimize yakışır yeni müze, kütüphane ve kültür merkezi projelerini Kültür ve Turizm Bakanlığımızla iş birliği içinde hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Edebiyat ve sanat sokakları ile yeni nesil kültür alanlarını şehrimize kazandırarak Kahramanmaraş'ı UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'nın örnek şehirlerinden biri haline getireceğiz" açıklamalarını yaptı.
Dedik ya yazı geleneği Kahramanmaraş’ın kültürel bir duruşu, geçmişinden aldığı, geleceğe yansıttığı bir görev alanı. Biz de yazımıza bu alanda uğraş veren bir kent insanından ve eserinden bahsederek son verelim.
EKONOMİ Gazetesi Kahramanmaraş Temsilcisi Ali Eskalen geçtiğimiz günlerde günlük haber gündemimize bir haber sundu. Kahramanmaraşlı iş insanı, Şentürk Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Can Şentürk, çocuklara sigorta bilincini erken yaşlarda kazandırmak amacıyla "Görünmez Kalkan Sigorta" adlı kitabı kaleme almış, gayretleriyle şehrin yazı kültürüne hizmet eden sessiz kahramanlar arasına katılmıştı. Kitabı ile ilgili tanıtım toplantısında konuşan Şentürk, sigortanın yalnızca ekonomik bir güvence değil, toplumun geleceğini koruyan önemli bir bilinç olduğunu belirterek, bu anlayışın çocukluk döneminde kazandırılması gerektiğini ifade ediyor. "Görünmez Kalkan Sigorta" kitabında sigorta kavramı, Aybars isimli karakter üzerinden anlatılıyor, genç okurların beğenisine sunuluyor. g
en etkili bitiş sahnesine sahip filmler listesinde yer bulacaktır
Bir sinema filminin başlangıç sahnesi ve bitişi, kritik önem arz eder. Uzmanlarının tarifidir bu. Filmin oluşmasının temel direği çatışma da aynı ölçüde hassasiyet ister. Eseri oluşturan tüm temel unsurlara ilişkin terazisini iyi kuranların sanatıdır sinema.
Enka Açıkhava’da izlediğim, Çinli Chloé Zhao’nun yönetmeni ve iki senaryo yazarından biri olduğu Hamnet, birden fazla unutulmaz sahnesiyle, müziğiyle, oyunculuk ve kurgu gücüyle, bir edebiyat eserinin sinemaya uyarlanmadaki yüksek becerisiyle klasikler arasındaki yerini alacaktır bana göre. Kuzey İrlandalı Maggie O’Farrell’in 40 dile çevrilen, 2020 yılında yayımlanan aynı adlı romanından uyarlanan, En İyi Drama Filmi ve En İyi Kadın Oyuncu dallarında Altın Küre ve N.Y. Eleştirmenler Birliği Ödüllerini kazanan film, ‘acı’yı en iyi anlatan yapıt olarak da anılacak kuşkusuz.
Anne ve babalık, kardeşlik üzerinden sevgiyi, fedakarlığı, kaybedilen yakınlıkların ardından tutulan yası yüksek duygusallıkla anlatan film, Enka Açıkhava’da büyük bir sessizlik ve hüzünle izlendi. Agnes rolünü üstün başarı ile oynayan Jessie Buckley’nin yasına, izleyici döktüğü gözyaşlarıyla eşlik etti.
Shakespeare’in dahiliğine saygı filmi, en çok da son derece etkili bitiş sahneleri ile zihinlerde yer edecek.
mozaik: parça parça ben, çocuk okurunun karşısında
İlk işçi kafilesinin İstanbul Sirkeci Tren Garı’ndan yola çıkışının üzerinden çok zaman geçti. Kasım 1961 tarihiyle başlayan ilk dönem yolculuklarında, serüvenin kısa süreceği hesabıyla, tek başına gurbete çıkan insanlar, zamanla ailelerini de aldı yanlarına. Birkaç nesil geçti, Avrupa’daki geçici ‘gurbetçi’lerimiz, kalıcı oldu. Ancak arada kalma hali, kültürel uyum sorunu azalsa da varlığını hep sürdürdü. Edebiyatın türlü kategorilerine esin olan bu konu, çocuk kitaplarında da karşımıza çıkıyor. İyi ki de çıkıyor.
Hatice Sultan Şamlıoğlu da bu alana eser kazandıran yazarlarımızdan. 2022 yılında yayımlanan öykü kitabı Göçebe, 39'uncu TÜYAP Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nda okurlarla buluştu. 2026 yılında ise ilk çocuk kitabı Mozaik: Parça Parça Ben yayımlandı. En çok çocukların yaşadığı bu önemli meseleye ilişkin aşılamayı, en doğru zamanda çocuk okurlarına yöneltiyor.
1986 yılında Almanya'da doğdu Şamlıoğlu. Eberhard Karls Universität Tübingen'de İngilizce ve Tarih Öğretmenliği alanlarında çift anadal, ardından İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında yüksek lisans yaptı. Türkçe, Almanca, İngilizce ve Lazca bilen yazar, çok kültürlü yaşam deneyimini eserlerine yansıtarak kimlik, aidiyet ve kültürlerarası etkileşim temaları üzerine çalışmalar yürütüyor.
