ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), hava kirliliğini azaltan düzenlemelerin “kaç hayat kurtardığını” ve “ne kadar sağlık harcamasını önlediğini” parasal değere çevirmeyi durduruyor. Aynı anda Trump yönetimi BM fonlarını kısıyor, LNG ihracatını hızlandırıyor. Küresel iş birliği zayıflarken, temiz havanın değeri de karar masasında görünmezleşiyor.
Dünyanın yeni dili, artık daha az cümle kuruyor: “Uyum sağla, küçül ya da yok ol.” Bu cümle, Washington’un Birleşmiş Milletler’e verdiği mesajın sert bir özeti. Ama aynı zamanda daha geniş bir eğilimi de tarif ediyor: Kuralların, kurumların ve ortak aklın geri çekildiği bir döneme giriyoruz. Yerine gelen şey ise çok tanıdık: Güç siyaseti, hızlandırılmış izinler, daraltılmış denetim ve “maliyet” diye başlayan bir hesap.
BM 80 yaşında: Guterres’ten “alarm zili”
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, BM’nin 80. yılında “küresel iş birliğini sabote eden güçlere” karşı uyarıyor. Mesajı, bir yıldönümü konuşmasından çok bir durum tespiti: Silahlanma yarışı hızlanıyor, iklim krizi bilerek görmezden geliniyor, dijital alan ise demokrasiyi içeriden kemiren bir mekanizmaya dönüşüyor.
Guterres’in verdiği rakamı, bir dönemin fotoğrafı gibi: Küresel askeri harcamalar 2,7 trilyon dolara ulaşmış durumda. Bu kaynak akışı, güvenlik adına büyürken, iklimin ve insan sağlığının maliyeti aynı hızla “görünmezleşiyor.” Üstelik bu tablo, BM’nin kronik finansman krizine girdiği bir eşikte geliyor.
Trump yönetimi, BM’nin insani yardım katkısını 2 milyar dolara düşürdü; “Uyum sağla, küçül ya da yok ol” yaklaşımıyla, kuruma hem bütçe hem siyaset üzerinden baskıyı artırdı. Guterres reformlarla BM’yi daha çevik hale getireceğini söylüyor ama ne yazık ki, dünyanın ortak masa kurma kapasitesi zayıflarken, krizler daha hızlı ve daha sert geliyor.
EPA rotayı değiştiriyor: Fayda değil, maliyet konuşulacak
Bu kırılmanın çevre cephesindeki en somut yansımalarından biri de, ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) attığı adım. Ajans, hava kirliliğini sınırlayan düzenlemelerin “kaç hayat kurtardığını” ve “sağlık harcamalarında ne kadar tasarruf sağladığını” artık parasal değere dönüştürmeyeceğini açıkladı. Yeni yaklaşım, ince partikül madde (PM2.5) ve ozon kurallarında “sağlık faydasını” geri plana itip “sanayinin uyum maliyeti”ni merkeze alıyor.
EPA bunu teknik bir yöntem güncellemesi gibi sunuyor; “insan sağlığını ve çevreyi koruma misyonumuz sürüyor” diyor. Ancak eleştiriler, bunun basit bir metodoloji tartışması olmadığını söylüyor. NRDC’den John Walke’a göre bu, temiz hava önlemlerini budamak için kapı aralayan tehlikeli bir geri çekilme. Çünkü bir şeyi parasal değere çevirmeyi bıraktığınızda, onu karar masasında daha kolay “gözden çıkarılabilir” hale getiriyorsunuz. Astım krizleri, kalp hastalıkları, erken ölümler… Hepsi bir anda tabloda dipnota dönüşebiliyor.
PM2.5 hesabı masadan kalkınca geriye ne kalıyor?
Biden döneminde EPA’nın kendi tahminleri, PM2.5 düzenlemesinin 2032’ye kadar 4 bin 500’e varan erken ölümü önleyebileceğini ve 290 bin iş günü kaybını engelleyebileceğini söylüyordu. Ajansın hesabına göre PM2.5’i azaltmaya harcanan her 1 dolar, 77 dolara kadar sağlık faydası yaratabilirdi. Şimdi o fayda, “hesaplanmayan” bir alana çekiliyor. Yani sağlık etkisi var ama artık fiyat etiketi yok.
LNG hızlanıyor, denetim karnesi kabarıyor
ABD’nin enerji politikası da hızla yol değiştiriyor. ABD, 2023’ten bu yana dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçısı. Trump yönetimi, bu üstünlüğü büyütmek istiyor; yeni LNG terminallerinin onayını hızlandırıyor, Avrupa ve Asya’ya satışları artırmayı hedefliyor, hatta satın almayan ülkelere tarifelerle yüklenmeyi gündeme getiriyor.
Fakat Environmental Integrity Project’in kamu kayıtlarına dayanan raporu, bu hızın altındaki zemini gösteriyor: ABD’de tamamen faaliyette olan yedi LNG ihracat terminalinin tamamı, Ekim 2022-Temmuz 2025 arasında federal kirlilik sınırlarını en az bir çeyrek boyunca ihlal etmiş durumda. Öte yandan, ABD yeni terminal inşaatları ile LNG ihracatını yıllık yüzde 60 artırmaya hazırlanıyor.
■ TEMİZ HAVA HAK MI, MALİYET Mİ?
Küresel kurumlar küçülüyor, denetim gevşiyor, maliyet dili büyüyor. Silahlanma için trilyonlar bulunuyor; temiz hava için fayda hesabı kaldırılıyor. LNG terminalleri kirlilik sınırlarını ihlal ederken, yeni terminaller hızla onaylanmak isteniyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in 80. yıl konuşması, aslında bir dönüm noktasını işaret ediyor: Dünyanın ortak kuralları zayıfladığında, bedeli yalnızca diplomasi masasında değil, soluduğumuz havada, içtiğimiz suda, yaşadığımız şehirlerde ödüyoruz.
