Kış Olimpiyatlarını bir kelimeyle anlat deseler o kelime büyük ihtimal düşüş olurdu. Aslında, sürat, risk, estetik, kar ve buzdan bahsettiğimiz bir organizasyonun içinde düşmelerin olması son derece doğal. Yine de bazı düşüşler var ki başlı başına bir hayat hikayesini anlatıyor. Lindsey Vonn’un düşüşü de bu talihsizliklerden bir tanesi.
80’in üzerinde dünya kupası kazanan, olimpiyat şampiyonlukları yaşayan, 2011 yılında Laureus Yılın Kadın Sporcusu ödülünü kazanan Vonn’un sakatlıkları kariyerinin bir kısmını kaçırmasına neden olsa da o yıllarca kadınlar kategorisinin zirvesinde kaldı. 2019’da bu sakatlıkları gerekçe göstererek emekliliğini açıklayan Vonn, Kasım 2024’te geri döndü ve 41 yaşında en yaşlı iniş kayak Dünya Kupası şampiyonu oldu.
2026 Olimpiyatlarına katılmaya hak kazandığında, ‘son olimpiyatımı altın madalyayla taçlandırmak istiyorum’ dedi. Olimpiyatlardan bir hafta evvelki antrenmanlarda ön çapraz bağlarının kopmasına rağmen yarışmalara katılacağını açıkladı. Sporun içinden gelenler çapraz bağ kopmasının ne demek olduğunu çok iyi bilir. Çok kısaca anlatmak gerekirse; bu sakatlığın geri dönüşü, en iyi ihtimalle, 6-8 ay arasıdır. Vonn’un bu kararı bazıları tarafından eleştirilse de kararlılığını ve azmini takdir eden çoğu ‘sporsever’ yarışacağı günü takibe aldı. Sonrasını bir ihtimal sosyal medyadan izlemişsinizdir: Çıkışı yaptıktan çok kısa bir süre sonra, bayraklardan bir tanesine çarparak dengesini kaybeden ve düşen, acılar içinde kıvranan, pisti helikoptere asılı bir şekilde terk etmek zorunda kalan büyük bir şampiyonun son yarış görüntüleri ve onu sessiz bir şekilde, ağlayarak uğurlayan seyirciler…
Kararını eleştirenlerle, son düşüşün çapraz bağ sakatlığıyla hiç ilgisi yok diyenlerin tartışmaları bir tarafa, Vonn’un ameliyat sonrası paylaşımları onun sporcu karakterini bir kez daha ortaya koydu: “Bir şanssızlık yaşadım, yolcuğumda pişman olduğum hiçbir an yok, bundan sonrası adım adım iyileşmeye bakacağım”. Ne bir serzeniş ne bir şikayet, sadece kararlılık. Büyük ihtimalle, kurucusu olduğu Lindsey Vonn Foundation ile genç kızlara burs, mentorluk ve liderlik programları sunmaya devam edecek, atletik zarafeti ve kamera karşısındaki özgüveniyle hayatının geri kalanını da bir ‘spor ikonu’ olarak geçirecektir.
Olimpiyatların bir diğer düşüşü de Artistik Buz Patinaj müsabakalarından. 21 yaşındaki Amerikalı patenci İlia Malinin, kendisine takılan “Quad God” (Dörtlü Tanrı) lakabının da ağırlığıyla Milano’daki Olimpiyat finaline açık ara favori olarak gelmişti. Takım etkinliğinde ABD’yi altın madalyaya taşıyan kilit isim olarak, bireysel müsabakalarda kazanıp kazanmayacağı değil, “tarihe nasıl geçeceği” konuşuluyordu. Ancak işler planlandığı gibi gitmedi. Kısa programda liderlik elde eden Malinin serbest programda birkaç kritik hata yaptı ve buz üzerinde iki kez düştü. Her düşüşte, tribünlerden yükselen “ah” sesleri ve sonrasında seyircinin güçlü alkışlarla Malinin’i ayağa kaldırmaya çalıştığı duyuldu. Pistden çıkarken göz yaşlarını zor tuttu. Programdan dakikalar sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yaşadığı çöküşün sebebini, “Hayatımdaki tüm travmatik anlar birden kafama üşüştü. İçime bir anda o kadar çok olumsuz düşünce doldu ki… bunu yönetemedim” diye anlattı.
Sporun asıl dersi madalyalardan farklı bir yerde saklıdır: Ayağa kalkabilme iradesinde. Alp disiplininin en sert branşı olan inişte defalarca yere savrulan ayağa kalkan Lindsey Vonn’un spor kariyeri sonrasında da ayağa kalkacağından eminim. Malinin’in yaşadıklarına nasıl cevap vereceğini ise zaman gösterecek.