Yaklaşık iki dakika... Gazi Koşusu ‘nu kazanmak için gereken süre bu kadar. Bu sene 100. Yılı kutlanan Gazi Koşusu, 10 Haziran 1927 yılındaki ilk koşudan bu yana sadece iki dakikalık bir at yarışı değil, Cumhuriyet’in mirasını bugüne taşıyan en köklü spor geleneklerinden biri oldu. Son olarak 26 Haziran da gerçekleşen bu anlamlı organizasyonu, Halis Karataş’ın jokeyliğini yaptığı Bay Nalçakan kazandı.
Gelin 1927 yılına, yarışın ilk yapıldığı seneye bir yolculuk yapalım… Ankara’da henüz bir hipodromun bile olmadığı bir dönemde, yarış için Bahçelievler yolu üzerindeki Tayyare Meydanı’nın yakınında geçici bir pist hazırlanır; ahşap tribünler, askeri çadırlar, basit tartı alanları ve jokey odaları kurulur. İstanbul’dan trenle getirilen üç, Ankara’dan da bir atın katılımıyla toplam dört at ilk yarışı koşarlar. 2 bin TL ödüllü bu yarışı İhsan Atçı’nın bindiği, Ali Muhittin (Hacıbekir) Bey’in ‘Neriman’ adlı atı kazanır.
Son yarışın 50 milyon TL’lik ödülü, ilk bakışta 1927›nin 2 bin liralık ikramiyesini oldukça mütevazı gösteriyor. Ancak o dönemin 2 bin lirasının satın alma gücünü, örneğin kaç kilogram altına karşılık geldiğini düşündüğümüzde, bambaşka bir tablonun ortaya çıkacağı kesin. Bu farklı tablo da spor tarihinden çok, başlı başına bir ekonomi yazısının konusu…
Atatürk’ün İsmet İnönü’yle beraber tribünden seyrettiği ilk yarışın, bugün hâlâ milyonları ekran başına toplaması kolay bir şey değil. Benim için spor, başka birçok insan için kumar olarak algılanan at yarışlarının en prestijli koşusunda 100 yıldır değişmeyen gelenekler var. Organizasyonun her yıl hala Mustafa Kemal Atatürk adına düzenlenmesi, kazananın “Gazi Koşusu galibi” ünvanını ömür boyu taşıması ve kupadan çok onurun konuşulması bu geleneklerden bazıları…
Yarışların amatör bir takipçisi olarak, Gazi koşusuna gösterilen saygının yalnızca Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan vefadan ibaret olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Rakibe, ata, emeğe ve yarışın kendisine gösterilen ortak bir saygının 100 yıldır devam ediyor olması, organizasyonun en değerli mirası ve Gazi Kupasının en büyük zaferidir. Kazananlar değişiyor, rekorlar kırılıyor, ikramiyeler artıyor fakat sonuçta bu koşuyu yüz yıldır ödülü değil kazandırdığı itibar yaşatıyor.
İki dakikalık mücadelenin arkasında jokeylerin uzun süreli antrenmanları, seyislerin gün doğmadan başlayan emekleri, veterinerlerin dokunuşları, tüm ekibin hayalleri ve at sahiplerinin sabırla ördüğü uzun bir yolculuk var. Bu yılın 2 dakikasının en önemli kahramanlarından bir tanesi de Bay Nalçakan ile zafere ulaşan Halis Karataş.
Yedinci Gazi Koşusu zaferine ulaşan usta jokey, 12 yıllık aradan sonra yeniden zirveye çıkarak Türk yarışçılık tarihine bir kez daha adını yazdırdı. 1996 yılında efsane safkan Bold Pilot ile kazandığı Gazi Koşusu, Türk yarışçılık tarihinin en unutulmaz anlarından biri olarak hala hafızalarda. O gün elde ettiği 2.26.22’lik derece, aradan yaklaşık otuz yıl geçmesine rağmen hâlâ kırılamayan Gazi Koşusu pist rekoru olmayı sürdürüyor. 28 Haziran 2026 itibarıyla, bindiği 26 bin 678 at ile 7 bin 236 birincilik kazanmış Sihirbaz lakaplı Karataş, Türkiye’nin en çok yarış kazanan jokeyi unvanını elinde bulunduruyor.
Bir gün Karataş’ın rekoru da kırılacak fakat ne olursa olsun sporun gerçek büyüsü rekorların kırılmasında değil, hikâyelerin kuşaktan kuşağa aktarılmasındadır. Gazi Koşusu yüz yıldır bunu başarıyor. Belki de bu yüzden her yeni şampiyon, aslında geçmişe yeni bir sayfa eklemekten çok, geleceğe yeni bir miras bırakıyor.