Altın ve gümüşte yaşanan yükselişin de yarattığı hava ile doların, başta Euro olmak üzere pek çok para birimi karşısında değer yitirmesi bir kez daha doların sonu senaryolarının masaya gelmesine neden oldu. Aslında altın ve gümüş bazı kesimlerin sadece dolar değil genel olarak fiat sistemden daha da net söylersek devletlerin mali politikalarından memnun olmadığını gösteriyor. Yani sorunu sadece dolar sınırlı okumak hatalı olur. Ancak doların rezerv para özelliği nedeni ile konu daha fazla merak uyandırıyor ve agresif manşetler daha fazla okunuyor.
Geçtiğimiz günlerde tahvil getirilerinde görülen yükseliş nedeni ile iflasın eşiğinde olduğu iddia edilen Japonya’nın Yeni ve ordusu, enerjisi, ortak bir hazinesi olmayan Euro ABD dolarına karşı nasıl değer kazanıyor olabilir? Bu sorunun cevabı daha önce paylaştığım makalelerde de adını sık sık geçirdiğim bir kişinden geliyor : “ Küresel ticaret sistemini reforme etme ve Amerikan sanayisini dünyanın geri kalanına karşı daha adil bir zemine oturtma arzusu, Başkan Trump için on yıllardır tutarlı bir tema olmuştur. Uluslararası ticaret ve finans sistemlerinde nesiller arası bir değişimin eşiğinde olabiliriz. Ekonomik dengesizliklerin kökeni, uluslararası ticaretin dengelenmesini engelleyen sürekli dolar aşırı değerlenmesinde yatmaktadır (ek olarak eer grafiğini ekledim) ve bu aşırı değerlenme, rezerv varlıklarına yönelik esnek olmayan talepten kaynaklanmaktadır. Küresel GSYİH büyüdükçe, imalat ve ticarete konu sektörler maliyetlerin yükünü taşıdığı için, Amerika Birleşik Devletleri'nin rezerv varlıklarının ve savunma şemsiyesinin finansmanını sağlaması giderek daha zor hale gelmektedir.” Bu satırların yazarı şu anda Fed Yönetim Kurulu Üyesi olan Stephen Miran. Bir resim bin sözcüğe bedeldir diyerek yukarıdaki paragrafı bir grafiğe çevirdiğimizde ise karşımıza şu tablo çıkıyor.
Dolar, serbest ticaretin gereğini yerine getiriyor
Şahsen tanışma ve konuşma fırsatına eriştiğim Miran ile yollarımız ileride ayrışacak ancak şu ana kadar para kazanmak için faydalı bir isim. Serbest ticaret savunucuları dolar değer kaybettiğinde bir anda paniğe kapılıyor ve/veya dolar sisteminin sona geldiği tespitinde bulunuyor. Oysa serbest ticarete göre ticaret açığı aşırı büyümüş olan ABD’nin para birimi değer yitirmeli. 2. Dünya Savaşı ve Bretton Woods sonrası sistem doların değerli olması üzerine kurulmadı, aksine ABD açık verdiğinde altının çıkışı veya doların değer kaybetmesi üzerine kuruldu. Elbette karşı tarafta da fazla veren ülkenin kurunda değerlenme söz konusu olmalıydı. Şu anda dolar serbest ticaretin gereğini yerine getiriyor ve değer kaybediyor. Başkan Trump bu konuda rahatsız değilim dediğinde de panicanlar daha da paniğe kapılarak dolar satıyor.
Komünizm ihraç etmeye çalışan bir ülke olmadığı için sınıf kavramı giderek daha az önümüze çıkmaya başladı. Ancak Klein ve Pettis ticaret savaşları sınıf savaşıdır tespiti yaparken yanılmıyor. ABD’den çıkan her dolar ABD’ye 1- finansal kanallarla veya 2- ticaret ile dönüş yapmalı. Birinci alternatif olduğunda yani ABD tahvili, hisse senetleri hatta bina veya tarla almaya geri gelen kuvvetli dolar Wall Street’i zenginleştirirken yarattığı işsizlik ile çalışan/orta sınıfı vuruyor. Çin tarafında ise ihracatçı mutlu olurken çalışan kesim 1,2 trilyon dolarlık fazladan da anlaşılabileceği üzere hakkını alamıyor. İkinci alternatif olduğunda ise ABD daha fazla üretecek, tasarruf oranı artacak, Çinli çalışan da daha fazla kazanacağı için daha fazla tüketerek ticaret fazlasını daha makul seviyelere indirmiş olacak. Değer kaybeden dolar, sistemin çöktüğünü değil aksine çalıştığını gösteriyor.