Diyarbakır "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en büyük dayanağı olan ekonomik ve bölgesel kalkınma hamleleriyle geleceğini inşa etmek istiyor. Hepimiz biliyoruz ki; huzurun kalıcılaşması, istihdamın artması ve gençlerin üretime kazandırılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Siyasi iradenin bölgesel kalkınmaya verdiği destek bu yüzden hayati önem taşıyor.
Sanayi yatırımları planlarken, kentin yükünü sırtlayan küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ), yani ekonominin kılcal damarlarını oluşturan esnafımızı göz ardı edersek, kalkınma hikayemiz yarım kalır.
Bugün Diyarbakır’da tam da bu kırılma noktalarından birini yaşıyoruz. Gündemimiz yıllardır kentin ve koca bir bölgenin kereste, ağaç ve orman ürünleri ihtiyacını göğüsleyen, ancak şehir merkezinde sıkışıp kalan Direkhane esnafı.
S.S. DİOR Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi ve Doğu ve Güneydoğu Ağaç ve Orman Ürünleri Üretici Derneği (DOGAD), hem kent merkezini nefes aldırmak hem de esnafı modern üretim alanlarına kavuşturmak amacıyla harika bir modern sanayi sitesi projesi hazırladı. Bu taşınma projesi lüks bir ticari talep değil; kentin güvenliği, sağlığı, estetiği ve istihdam hacminin korunması adına kentsel bir zorunluluktur.
Diyarbakır Valiliği ve yerel yönetimlerin bu konudaki yapıcı, vizyoner yaklaşımları sayesinde arsa temini noktasında bugüne kadar çok önemli bir mesafe kat edildi. Buraya kadar her şey umut vericiydi. Fakat ne yazık ki, merkezi idarenin mali politikaları, bu güzel projeyi tam da uygulama aşamasında adeta bir duraklama dönemine soktu.
Proje için tahsisi düşünülen kamu arazisine istenen metrekare birim fiyatları, esnafın adeta belini büküyor. Rakamlar öyle bir noktada ki; altyapısı tamamen bitmiş çevre Organize Sanayi Bölgelerindeki (OSB) arsa bedellerinin tam beş katı!
Diyarbakır esnafının bu fahiş bedelleri ödemesi mümkün mü? Elbette değil. Sektör temsilcilerinin de haklı olarak haykırdığı gibi: Temel amaç bir kamu arazisinin ticari ranta dönüştürülmesi olmamalıdır. Amaç; kentsel dönüşümü hızlandırmak, üreticiyi desteklemek ve istihdam yaratmaktır. Arazi bedelleri kamu yararı gözetilerek belirlenmelidir.
Bu tıkanıklığı aşmak isteyen DİOR Kooperatifi ve DOGAD yönetimi, konuyu Diyarbakır’daki tüm siyasi partilerin il başkanlıklarına taşımaya hazırlanıyor. Hazırlanan ortak basın açıklaması taslağıyla siyasete tam bir “Güç Birliği” çağrısı yapıyorlar.
Siyasi partilerin masasına sunulacak olan 4 maddelik "Acil Talep Listesi" ise aslında çözümün ne kadar net olduğunu gösteriyor:
- Arsa tahsis bedelleri, bölgenin ekonomik gerçekleri ve deprem sonrası finansal koşullar dikkate alınarak acilen aşağı çekilmesi
- Yakın çevredeki altyapısı tamamlanmış OSB'lerdeki makul tahsis fiyatları bu proje için de emsal kabul edilmesi
- Küçük ve orta ölçekli üreticinin alım gücü gözetilerek indirimli, uzun vadeli ve esnek taksitlendirme imkanları sunulması
- İlgili bakanlıklar, Valilik, yerel yönetimler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla acilen çözüm odaklı bir ortak akıl süreci başlatılması
Diyarbakır’ın siyasi aktörlerine düşen görev; bu haklı çağrıya kulak tıkamak değil, esnafın elinden tutmaktır. Çünkü bu proje hayata geçtiğinde sadece Direkhane esnafı kazanmayacak; Diyarbakır trafiği, kent güvenliği, bölge istihdamı ve en nihayetinde Türkiye’nin yerel kalkınma vizyonu kazanacaktır.