NİHAT DÜZGÜN/GAZİANTEP
Gaziantep, üretim ve ihracattaki güçlü performansını sürdürmeye devam ediyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan verilere göre, kentin 2026 yılı Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,4 artarak 1 milyar 24 milyon 399 bin dolara yükseldi. Ocak-ekim döneminde ise ihracat, yüzde 8,17’lik artışla 9 milyar 11 milyon 505 bin dolara ulaştı.
Gaziantep’in ihracat performansını değerlendiren Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, elde edilen başarıda ihracatçıların, iş dünyasının ve çalışanların önemli payı olduğunu belirtti. Yıldırım, “Gaziantep’imiz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemiz ekonomisine değer katmaya devam ediyor. Ekim ayı ihracatımızın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,4 artarak 1 milyar 24 milyon 399 bin dolara, ocak-ekim dönemi ihracatımızın ise yüzde 8,17 artışla 9 milyar 11 milyon 505 bin dolara ulaşması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Tüm zorlu koşullara rağmen üretimden, ihracattan ve istihdamdan vazgeçmeyen, şehrimizin ekonomisine güç katan ihracatçı üyelerimize, iş insanlarımıza ve bu başarıya alın teriyle katkı sunan tüm çalışanlarımıza gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
“Döviz dönüşüm desteği ihracatçının gerçek ihtiyaçlarına cevap vermeli”
İhracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün korunmasında döviz dönüşüm desteğinin önemli bir rol üstlendiğini belirten Yıldırım, 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe giren yeni uygulamanın sektörlerin kendine özgü üretim, kârlılık ve maliyet yapıları dikkate alınarak yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Mevcut sistemde firmaların kârlılık oranları ve işçilik maliyetlerinin dikkate alındığını hatırlatan Yıldırım, sektörler arasındaki farklılıkların göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Yıldırım, “Her sektörün üretim yapısı, kâr marjı ve döviz ihtiyacı aynı değil. İhracatçılarımızın önemli bir bölümü üretimlerini sürdürebilmek için yurt dışından ham madde ve ara malı temin ediyor. Bu nedenle firmaların döviz pozisyonları değerlendirilirken yalnızca kârlılık ve işçilik maliyetleri değil, gerçek ticari ihtiyaçları ve döviz cinsinden yükümlülükleri de dikkate alınmalı” diye konuştu. Döviz dönüşüm desteğinin ihracatçılara somut fayda sağlayacak şekilde uygulanmasının önemine değinen Yıldırım, “Amacımız desteğin kapsamını tartışmak değil, ihracatçımıza gerçekten katkı sağlayacak bir mekanizmanın oluşturulmasını sağlamak. Beklentimiz, sektörler arasındaki farklılıkların gözetilmesi ve uygulamanın ihracatçılarımızın rekabet gücünü koruyacak şekilde yeniden değerlendirilmesidir” ifadelerini kullandı.
“Faiz indirimi finansman maliyetlerine yansımalı”
Merkez Bankasının politika faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya indirme kararını da değerlendiren Yıldırım, enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımları olumlu karşıladıklarını ancak işletmelerin finansman maliyetleri üzerindeki baskının devam ettiğini belirtti. Enflasyondaki gerilemenin umut verici olduğunu ifade eden Yıldırım, faiz indirimlerinin reel sektöre yansımasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Enflasyonda yaşanan gerileme olumlu bir gelişme ancak işletmelerimizin maliyet baskısı henüz sona ermiş değil. Merkez Bankasının faiz indirimini olumlu karşılıyoruz. Asıl beklentimiz, bu indirimin kredi faizlerine ve finansmana erişim koşullarına yansımasıdır. Üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın uygun maliyetli finansmana ulaşabilmesi, hem mevcut üretim kapasitemizin korunması hem de yeni yatırımların hayata geçirilmesi açısından büyük önem taşıyor.”
Yıldırım, üretim ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesinin, işletmelerin büyümesi ve Türkiye ekonomisinin rekabet gücünün artırılması bakımından kritik olduğunu vurguladı.