Çin yönetiminin bankalarına ABD hazine kâğıtlarını azaltma talimatı vermesi sessiz bir vedadır. On yıl önce 1,3 trilyon doları bulan Çin'in Amerikan tahvili stoku, bugün 682 milyar dolar seviyesindedir. Beyaz Saray’ın öngörülemez politikaları, borçlanma araçlarına olan inancı sarsıyor.
Bu stratejik geri çekilme bir risk yönetimi gibi görünse de aslında bir jeopolitik zırhtır. 90’ların sonunda Japonya, geçen sene Hindistan, son dönemde ise Avrupa benzer kaygılarla dolar bazlı kıymetleri birer koz olarak masaya sürdü. Doların kriz anlarında sığınılacak liman olma vasfı sorgulanıyor. Fon yöneticilerinin ‘‘sıkışınca dolara koş’’ alışkanlığı, yerini her enstrümanın diğeriyle olan etkileşimini yeniden hesaplama zorunluluğuna bırakıyor.
Uzun süredir piyasaları esir alan ‘‘başka seçenek yok’’ sendromu bitiyor olabilir. AB ülkelerinin maliye bakanları 16 Şubat’ta toplanacaklar. Euro temelli dijital paraların yaygınlaşması ve kıta Avrupası adına ortak borç senetleri ihraç edilerek piyasa hacminin büyütülmesi gibi başlıklar ele alınacak. Savunma harcamalarının finansmanı için kurgulanacak bu araçlar, derinlik ve akışkanlık arayan küresel sermaye için yeni bir rota sunabilir. TCMB bir süredir rezervlerinde altının ağırlığını artırıp yerel para birimleriyle ticaret kanallarını zorlayarak kendisine bir koruma kalkanı örüyor. Avrupa menşeli varlıklar beklenen hacmi sağlayabilirse, TCMB’nin çeşitlendirme stratejisinde euro ve buna endeksli dijital kıymetler ciddi bir alternatif olabilir.