Biz henüz Çin Masası'nı oluşturamadık. Münhasıran Çin odaklı bir önlem olmadığı gibi 'kartların yeniden karılıyor' olmasını da izliyor gibiyiz.
Size üç grupta, her biri alfabetik 61 OSB ismi vereceğim. Birinci grupta ‘inşaat’ yatırımları. İkinci grupta ‘inşaat ve atık su arıtma’ yatırımları, üçüncü grupta ‘atık su arıtma’ yatırımları yapacak OSB’ler sıralanmış durumda. Bu projelerin toplam yatırım tutarı 38,2 milyar TL. Kaynak yetersizliği nedeniyle 2026’da bunların her biri bin TL tutarındaki ‘iz bedeli’ ile takip edilecek. Bir süredir “Listede biz de var mıyız?” diye çok mesaj aldım. Listeyi verelim de meraklar giderilsin istedim:
Birinci grup: Adıyaman Kahta OSB, Adıyaman OSB (3. Tevsii), Adıyaman Örenli OSB, Afyonkarahisar Emirdağ OSB (2. Etap Tevsii), Ankara Beypazarı OSB, Artvin Arhavi OSB, Balıkesir Ayvalık Gıda ve Gıda İşleme İhtisas OSB, Bitlis OSB (2. Etap), Bolu Yeniçağa OSB, Bursa Mustafakemalpaşa Mermerciler İhtisas OSB, Çankırı Yakınkent OSB, Diyarbakır OSB (3. Tevsii), Düzce Akçakoca Demir Çelik İhtisas OSB, Düzce Çilimli OSB, Elazığ Teknova OSB, Erzurum Oltu OSB, Giresun 3. OSB, Isparta Yalvaç OSB, Kahramanmaraş Elbistan OSB (2. Etap), Kastamonu Seydiler OSB, Kastamonu Tosya OSB(II. Etap), Kırşehir OSB, Kırşehir OSB (Tevsii + II.Tevsii), Kilis Polateli Şahinbey Tekstil İhtisas OSB, Konya Çumra OSB (2. Etap), Kütahya Altıntaş Zafer OSB (II. Etap), Kütahya Tavşanlı OSB (3. Etap), Manisa OSB (7. Tevsii), Ordu Fatsa OSB (Tevsii), Rize OSB (Tevsii), Şırnak OSB (1. + 2. Etap), Tarsus OSB, Tekirdağ Malkara OSB, Tokat Erbaa OSB (Tevsii), Trabzon Beşikdüzü OSB (3. Etap), Trabzon Şinik OSB (Tevsii) Van Erciş OSB (2. Etap), Tekirdağ Velimeşe OSB, Tekirdağ Yalıboyu OSB, Ankara Başkent OSB (Tevsii 3. Etap)
İkinci grup: Ankara Başkent OSB (Tevsii 3. Etap), İzmir Aliağa Kimya İhtisas Ve Karma OSB, Kahramanmaraş Gıda İhtisas OSB, Sivas Merkez I. OSB, Şanlıurfa Viranşehir (3. Etap) OSB, Tekirdağ Marmara Ereğlisi OSB
Üçüncü grup: Bolu Karma ve Tekstil İhtisas OSB, Bursa Demirtaş OSB, Bursa Uludağ OSB, Erzurum 1. OSB, Hatay Antakya OS, Iğdır OSB, İzmir Kınık OSB, Kırıkkale Silah Sanayi İhtisas OSB, Kütahya Gediz OSB, Mersin OSB, Tekirdağ Çerkezköy OSB, Yalova Kompozit Kimya İhtisas OSB, Zonguldak Ereğli OSB. Bir küçük not ekleyerek bu faslı kapatalım. Bu yatırım projeleri bakanlık kaynaklarından kredi ile finanse ediliyor. Bu krediler uzun vadeli düşük faizli. Genellikle kaynak sorunu çeken OSB’ler tarafından kullanılır diye düşünürken, Ankara’dan 2, Bursa’dan 3, İzmir’den 2, Tekirdağ’dan 5 projenin de bu tür kredi kullanmak istemiş olduğunun altını çizerim.
Kaynak sorunu arttıkça altyapının gecikmesi de kaçınılmaz. Peki altyapı gecikecekse; alternatif yaratmak mümkün olabilir mi? Katılımcılar hangi altyapı hizmetlerini, hangi koşularda, OSB dışından sağlayabilir? Katılımcılar OSB dağıtım hatlarını kullanmadan örneğin kendi çektikleri özel hat ile elektrik ve su temin edebilirler mi? OSB uzmanı, hukukçu ve danışman Ilgın Güler’in bu konudaki makalesini bulup okumanız ‘gecikmeli’ durumlarda ufuk açabilir. Öneririm.
Çin'e demir çelik satardık...
Reel sektör konuşacaksak, kaçınılmaz bir şekilde Çin konuşmaya devam edeceğiz demektir. Bu kez demir çelik sektöründen duayen mühendis-sanayici bir büyüğümüz adeta bir masal gibi Çin’in geçmişini anlatıyor. Bugünkü Çin’in, ‘dört-beş düğmeli elbise dönemini’ yaşayan bir neslin feda edilmesi ile sağlandığına dikkat çekiyor. Turistlerin harcaması için üretilen özel paraları karaborsada elde eden yerel halkın sadece ‘American friendship’ dükkanlarında harcayabilmelerinden bugün küresel arenada dolara alternatif olmaya çalışan Çin para sistemine geçiş. Devamla Çin’in bugüne sıçramasında sorumluluğu Almanya’ya yüklerken, o yıllarda bile Türkiye’den Çin’e demir çelik ürünü sattıklarını hatırlatıyor.
Türkiye’nin 40 yıl önce; 10 milyon ton demir çelik üretirken Çin’in 30 milyon ton üretim yaptığını hatırlatan duayen büyüğümüz, “Bugün biz 40 milyon tona çıkmış iken, onlar 1 milyar 100 milyon tona çıktılar.” diyerek ‘sıçramanın büyüklüğünün’ altını çiziyor.
AB’nin tepkisine dikkat
Ölçüler bu kadar değişmişken, Çin’den rahatsızlık küresel bir sorun haline gelmişken, bu işlerde daha deneyimli olan AB’nin tepkilerini daha bir dikkatli analiz etmekte fayda var. Tepki ne kur politikası, ne dampinge karşı vergi, ne de yatırım teşvikleriyle sınırlı. Göründüğü kadarıyla AB hem içeriye kapanırken, hem içeriyi daha ileri bir küresel rekabete hazırlamaya çalışıyor. Bunun için de ardı sıra önlemlerle yığınak yapıyor .
Biz henüz Çin masasını oluşturamadık. Münhasıran Çin odaklı bir önlem olmadığı gibi ‘kartların yeniden karılıyor’ olmasını da izliyor gibiyiz. Biraz daha somutlaştırmak gerekirse sanayiciler “Çin masası yetmeyecek, Hindistan masası da kurmak gerekli.” diyorlar.
Çin ile hem AB’nin hem Rusya’nın birer serbest ticaret anlaşmasına gidiyor olmalarının yansımalarını mutlaka yaşayacağız. Bu alanın uzmanları “AB üzerinden üçüncü ülke menşeli ürünlerin Türkiye pazarına yönelmesiyle oluşabilecek trafik sapması riskinin dikkate alınması gerekliliğini” vurguluyorlar. Diğer yandan, özellikle emek yoğun sektörlerde, imalat sanayinde, kimya, ilaç, plastik gibi sektörlerde, diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte Hindistan’ın, Türkiye’nin uluslararası pazarlarda rakibi olduğuna, bu nedenle, ciddi yatırım, üretim, istihdam kaybına uğranabileceğine dikkat çekiyorlar. Bir yandan kaynak sorunu, bir yanda küresel rekabet adımları…. Kolay olmayacak!