Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) ay sonunda Borsa İstanbul endekslerine giriş ve çıkış kriterlerini değiştirmeye hazırlanması, son yılların en önemli piyasa düzenlemelerinden biri olmaya aday. Kulislerde konuşulanlara göre artık sadece yüksek işlem hacmi endekse girmek için yeterli olmayacak; hissenin gerçek derinliği, serbest dolaşım yapısı ve manipülasyona açıklığı da dikkate alınacak. Bu değişikliğin arkasında MSCI ile Dow Jones'un Türkiye piyasasına ilişkin uyarıları var. Hatta MSCI, Türkiye'nin gelişen piyasalar ligindeki yerinin risk altında olduğunu açıkça belirterek Kasım ayına kadar adeta kredi açtı. Sermaye piyasasında mıntıka temizliği başlatan yeni yönetimin endeks kriterlerini de masaya yatırması bu nedenle önemli.
Borsa endeksleri yalnızca hisse senetlerini sıralayan listeler değil. Dünyanın en büyük yatırım fonları portföylerini bu endekslere göre oluşturuyor. Bir şirket endekse girdiğinde pasif fonlardan otomatik para alırken, çıktığında aynı fonlar satış yapmak zorunda kalıyor. Bu nedenle endekslerin güvenilirliği, ülkenin sermaye piyasasına duyulan güvenin de önemli göstergelerinden biri.
Gelişmiş piyasalarda endekslerin amacı fiyatı en hızlı yükselen hisseleri değil, piyasayı en doğru temsil eden şirketleri seçmek. ABD'de S&P 500'e, İngiltere'de FTSE 100'e ya da Fransa'da CAC 40'a girmek için sadece piyasa değeri yetmez. Serbest dolaşım oranı, likidite, işlem hacminin sürekliliği ve piyasa derinliği de aranır. Kısacası gelişmiş piyasalarda endekse girmenin yolu, bizdeki gibi "antin kuntin" işlerle fiyat şişirmekten değil, yatırım yapılabilir bir şirket olmaktan geçer.
Türkiye'de ise düşük serbest dolaşıma sahip bazı hisseler sınırlı parayla kolayca yukarı taşınabildi. Endekse girdiklerinde endeksi izleyen fonlar zorunlu alım yaptı, fiyatlar daha da yükseldi. Endeksten çıktıklarında ise bu kez zorunlu satışlar geldi. Böylece endeks, piyasayı ölçen bir gösterge olmaktan uzaklaşıp bazı hisselerin fiyat hareketini büyüten bir mekanizmaya dönüştü yani işin cılkı çıktı. MSCI ve Dow Jones'un uyarıları tek tek hisselere değil, sisteme yönelikti. Manipülasyona açık hisselerin endeksleri etkilemesi Türkiye'nin uluslararası yatırımcı nezdindeki güvenilirliğini zedeliyor. Bu nedenle yapılacak düzenleme yalnızca birkaç hissenin önünü kesmeyecek, Borsa İstanbul'un itibarını da güçlendirecek. Endeksler fiyatı en kolay oynatılanı değil, piyasayı en doğru temsil eden şirketleri seçtiğinde Türkiye sermaye piyasası da gerçek anlamda bir üst lige çıkacak.