Büyük bir süpermarket zincirinin büyük mağazalarından birindeyim. Alışveriş için sık sık gittiğimden personel beni tanır, ayak üstü sohbetlerimiz eksik olmaz. Bu kez de öyle oldu ve kendimi anında hararetli bir sohbetin içinde buldum.
Konu çalışanların aldığı maaşları karşılığı aldıkları banka promosyonları. Biraz kızgın şekile anlatıyor genç özel güvenlikçi. Mağazada üç farklı statüde çalışan var. Biri zincirin kendi elemanları. Onlar maaşlarının yattığı bankadan üç yılda bir promosyon alıyorlarmış ve bu yıl da almışlar. Şirket bankayla pazarlığa oturunca iş hallolmuş. İkinci grupta ise depo çalışanları var. Onlar da birkaç gün içinde alacaklarmış banka promosyonunu. Bir de özel güvenlikçiler var yıllardır promosyon almayan ve bu yıl da “avuçlarını yalayacak” olan.
“Kim sizin şirketiniz?” diye sorunca başladılar anlatmaya. Zincir market güvenlik işini büyük şirketlerin çoğu gibi dışarıya vermiş. Güvenliği sağlamak iki büyük şirketin işiymiş. Biri Türkiye genelinde 21 bin çalışanı olan yabancı sermayeli bir dev, ikincisi ise inşaat ve taahhütten, savunma sanayiye kadar çok farklı alanlarda faaliyet gösteren Ankara merkezli holdingin bünyesinde yer alan bir şirket. Zincir marketin çoğu şubesinde yabancı, bir bölümünde ise “yerli ve milli” şirketimiz varmış. Ancak ikisi de herhalde “Üzüm üzüme baka baka kararır” diyerek banka promosyonu işin yıllardır kafaya takmıyor ve çalışanlarını bu haktan mahrum ediyorlarmış.
Bu iki şirketin yöneticilerine ve İnsan Kaynaklarına sesleniyorum: Beyler bu işin nasıl yapılacağını bilmiyorsanız, “verin bana yetkiyi görün etkiyi”. Açacaksınız bir telefon maaşların yattığı bankaya, çalışanlarınız için isteyeceksiniz parayı. Yok zaten istemiş ve çalışanların hakkı olan parayı alıp kasanıza koyduysanız o zaman durum fecaat.
Belki dikkatinizden kaçmıştır hatırlatayım. Nisan ayında tüketici enflasyonu yüzde 4,18 geldi. Yılbaşında buyana ise yüzde 14,64 oldu. Yani hepimizin cebindeki 100 liranın 14 lirası 4 ayda buharlaştı. Kapımızda savaş var ve etkileri artarak kendini gösteriyor. Böyle zor bir zamanda çalışanlarınızın 3 kuruşunu gasp etmek nasıl bir duygu acaba merak ediyorum üstelik birlikte çalıştıkları mesai arkadaşları 3 yılda bir de olsa bu parayı alırken.