Baykuş olmak, para politikasının veriye bağımlı doğası ile uyumlu. Yakın zamanda görev süresi dolan Sayın Cevdet Akçay’ın pek çok defa söylediği “toplantı bazlı yaklaşım” ile de örtüşüyor.
Yönetmenliğini Ertem Eğilmez’in yaptığı ve bize Türk sinemasının yüz akı pek çok oyuncuyu izleme şansı veren Şaban Oğlu Şaban filmini hatırlar mısınız? Bir sahnede Şevket Altuğ’un canlandırdığı kaptan karakteri, adını söyleme meselesini öyle uzatır ki… Hızır idi, Yunus idi derken, muhabbetin bitmeyeceğini anlayan Şaban (Kemal Sunal) ve Ramazan (Halit Akçatepe), çareyi kendilerini denize atmakta bulurlar.
TCMB’nin politika faizini sabit tuttuğu son toplantısından sonraki tartışmalar, size de bu sahneyi anımsatmıyor mu? TCMB’nin açıklamaları şahin mi, güvercin mi, şahin mi, güvercin mi?
Yanlış anlamayın, bu sadece bize özgü bir şey değil, benzer tartışmalar dünyada da pek popülerdir. Piyasa “Merkez bankası şahin mi, güvercin mi?” diye sorarken, mevcut kararı anlamaktan ziyade bir sonraki hareketi tahmin etmeye çalışır. Yani aslında öğrenilmek istenen şey, para politikası görünümüdür. Lakin, maalesef bu sorunun her zaman bir yanıtı olmaz. Bunu ben söylemiyorum, San Francisco Fed’in başkanı Mary Daly söylüyor. 23 Mart’ta yaptığı bir açıklamada ABD için “Para politikası görünümü ne?” sorusuna “Buna yanıt olabilecek tek bir olası patika yok, esnek kalmak ve sürekli evrilen risklere tepki verebilecek durumda olmak zorundayız” demişti Daly.
Bazen şahin ya da güvercin olamazsınız
Daly, söylediklerinin epey yuvarlak hatta piyasa oyuncularını tatmin etmeyen sözler olduğunun farkında. Ama belirsizlik dönemlerinde merkez bankalarının fazlaca ileriye dönük yönlendirme (forward guidance) yapmasının, piyasa oyuncularında yanlış bir kesinlik algısı yaratabileceğini söylüyor. Yani bazen şahin ya da güvercin olamazsınız, çünkü belirsizlik çok yüksektir.
Peki ne olacak şimdi, açıkta mı kaldık? Hayır muhteremler, bir seçeneğimiz daha var: Baykuş olmak.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Lagarde, 2019’da göreve geldiğinde “Şahin ya da güvercin değilim, amacım baykuş olmak” demişti. Lagarde’ın bilgelik ile özdeşleştirdiği baykuşluk, ön-taahhüt içermeyen bir duruş. Her an her şeyin olabileceği günümüz şartlarında, faydalı bir esneklik. Bu arada bahsettiğim taahhüt, para politikası ile ilgili. Yani baykuş olmak, fiyat istikrarı taahhüdünden vazgeçmek anlamına gelmiyor.
Baykuş olmak, para politikasının veriye bağımlı doğası ile uyumlu. Yakın zamanda görev süresi dolan Sayın Cevdet Akçay’ın pek çok defa söylediği “toplantı bazlı yaklaşım” ile de örtüşüyor.
Tabii her gün pek çok şey değişiyor derken, değişmeyen şeyler olduğunu da hatırlamak gerek. Türkiye’de enflasyonun yüksek olması, petrol şokundan önce de piyasanın ara hedefe ulaşabileceğine ikna olmaması, beklentilerin kırılganlığı, değişmeyenlerin başında geliyor. TCMB’nin son PPK kararına, enflasyondaki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı olduğunu belirten bir cümle eklemesi işte bu yüzden çok anlaşılır ve çok yerinde. Bu cümle baykuşluk ile de uyumlu.
TCMB faiz artırmadan dayanmaya çalışacak
İşin gerisi için söylenecek tek şey var: Yaşayan görür. Ama anlaşılan o ki petrolün ortalama 80-85 dolarda kalacağı ve gıda fiyatlarının olumlu seyredeceği umuduyla, TCMB faiz artırmadan dayanmaya çalışacak. Uzun süre faizleri sabit tutacağı konusunda piyasayı ikna ederek (Üst banttan haftalığa kayma olabilir.), bir yandan beklentileri aşağı yönlü şekillendirmeyi deneyecek, bir yandan da toplam talepte beklediği zayıflamanın enflasyonla mücadeleye ne kadar destek vereceğini izleyecek. Lakin bu dediklerim beş dakikada değişir mi? Değişebilir. Baykuşluk bu değişken ortama uygundur ama bizdeki yüksek enflasyon ve sizin güzel hatırınız için hadi “Şahin Başlı Anadolu Baykuşu” diyeyim. Taklacı güvercinler gökyüzünde güzel, bize gelmez.