75 Ardahan; Cumhuriyet tarihimizde ikinci kez 1992’de il (vilayet) yapıldı. Kars ile paylaştığı Çıldır Gölü, Gürcistan ve Ermenistan ile sınır oluşu, turizme elverişli doğası ve derin tarihi ile her zaman gözde şehirlerimizdendir. Ayrıca, yöresel ‘tescilli lezzetlerinin sayısı’ da artmaya devam ediyor. Ardahan’ı yöneten, temsil eden kurumlar sürekli proje üretiyor. Ancak yıllardır önü alınamayan Ardahan’dan göç sorunu bir türlü çözülemiyor. Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Çetin Demirci ile İstanbul’da buluştuk. Gerçekçi bir bakış açısıyla kitabın ortasından konuşmaya başladı ve şunları söyledi: “Ardahan 1923-25 arasında da il statüsündeymiş. Sonra Kars’ın ilçesi oldu ve 1992’de tekrar il olduğumuzda nüfusumuz 177 binin üzerindeydi. 2026’dayız ve nüfusumuz, 94 bin kişinin altına düşmüş durumda. Doğu Ekspresi’nin son durağı Ardahan olsun istedik, bir türlü olamadı, bir durak eklenemedi. Turist, Kars’a kadar geliyor ve orada kalıyor. İlimizde bir organize sanayi bölgemiz var. Ardahan’a 7,5 kilometre uzaklıkta, elektriği, yolu, suyu, kanalizasyonu var ama kışın ağır şartlarında yol kapanabiliyor. Suyu donuyor yani altyapısı pekiyi değil. Yeni bir organize sanayi bölgesi kurmak için de çaba harcıyoruz ve yer bekliyoruz.”
“Gençler İstanbul’a gidiyor, cazip teşvikler lazım”
Ardahan’ın, Kars ile rekabet etmesinin imkânsız olduğunu söyleyen ATSO Başkanı Çetin Demirci, “En büyük sorunumuz, durdurulamayan şehirden göçtür. Bunun için yatırımların devlet ya da özel sektör eliyle artırılması şart. İş imkânları olmadığı için gençlerimiz İstanbul’a gidiyor. Şehrimizin yaş ortalaması 58’e yükseldi” diyor ve şu bilgileri aktarıyor: “Kars ile rekabet etmemiz mümkün değil çünkü aynı teşvik dilimindeyiz, Altıncı Bölgeyiz. Doğal olarak bütün yatırımlar Kars’a gidiyor. Bu nedenle bize özel cazip teşvikler istiyoruz. Özellikle tarım ve hayvancılık için cazip teşvikler gerekli, tabii ki bizim de ürünlerimizi markalaştırmamız lazım. Mesela endemik bitkiler bakımından çok zenginiz ve bu nedenle balımız çok kaliteli ve özgündür ama bir sürü arı yan ürününü değerlendirip satamıyoruz. Ardahan Kaşarı çok kalitelidir. Şu anda yedi tane coğrafi işaretli ürünümüz var. Ardahan Kavılca Buğdayı, Ardahan Kaz Eti, Ardahan Çiçek Balı, Hanak Tel Peyniri, Posof Elması, Badele Elması ve Posof Fasulyesi. Başvuru süreci devam ürünlerimiz ise Gorcola Peyniri, Tuluh Peyniri, Kımi Turşusu, Ardahan Gevreği ve Cincar Çorbası. Biz coğrafi işaretli ürünlerimizin sayısını artırıyoruz ki markalaşmanın önünü açalım” diyor. Ardahan’da kayak tesisi olduğunu da hatırlatan Başkan Demirci, kentin genel konaklama altyapısının iyi olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: “Kayak tesisimiz Avrupa Birliği (AB) kaynağıyla yapılan tek kayak tesisidir. Ancak günübirlik turizme göre bir yatırımdır ve bize göre yeni konaklama yatırımları ile geliştirilmesi gerekiyor. AB ile yeşil mutabakata uyum ve dijitalleşme konularında projelere katıldık. Artvin TSO ile Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası ile beraber proje geliştirdik. Bir Merkez kuruyoruz ve burası ‘iş geliştirme fabrikası’ gibi hizmet verecek. KOBİ’lerimiz dış ticaret istihbarat kanallarını kullanabilecek. Hedefimiz, işletmelerimizin ihracata daha kolay başlamasını sağlamak. Bizim 1000 civarı üyemiz var, hedefimiz üretici üye sayımızı ve Ardahan’ın ihracatını artırmak.” 
13 bin yıllık Kavılca buğdayı ata tohumu niteliğinde
ATSO Başkanı Çetin Demirci, Serhat Kalkınma Ajansı desteği ile hayata geçirdikleri Ardahan’ın Yerel Peynirlerinin üretimini genç kuşaklara aktarma amaçlı ‘Peynir Okulu’nun İl Milli Eğitim Müdürlüğüne devredildiğini hatırlatarak, “Böylece eğitimin kalıcı bir kurumsal yapıyla devamını sağladık. Öğrencilerimiz geleneksel peynirlerimizi uygulamalı olarak üretiyor. Üretim kültürü gelecek nesillere aktarılıyor. Mesela peynirlerimiz içinde ‘tuluğ ya da tuluh’ denilen küflü peynirimiz çok kıymetlidir.
Genellikle yaz aylarında taze inek sütünden ‘deri içinde’ üretilir. Deri içinde kendi kendine göğerir (küflenir). Sarımsı ve sert bir peynirdir. Kahvaltıda tüketilir ve bir sürü geleneksel yemekte de kullanılır” diyor. Başkan Demirci yörenin tescilli ürünlerinden Ardahan Kavılca Buğdayı hakkında da şu bilgileri aktarıyor: “Kavılca buğdayımız 13 bin yıllık bir geçmişten geliyor ve ata tohumu niteliğinde. Bölgemizin zorlu iklimine dayanıklı oluşu farklı bir buğday ortaya çıkarmış, besin değeri yüksek, protein ve lif açısından çok zengin. Ardahan ve Kars yöremizde yaygın üretiliyor ve ‘antik buğday’ niteliğinde. Unu ve bulguru sağlıklı beslenmede tercih ediliyor ve tüketimi sürekli artıyor. Bizce geleceğin en çok tüketilen sağlıklı ürünlerinden biri olacak.”
