Genç girişimci Emre Onaran’ın, yazılım ve tasarımını yapıp 10 kişilik bir ekiple üretimine başladığı Ubicro adlı cihaz, ‘evde ve iş yerinde topraksız ortamda domates, biber, patlıcan, marul, roka, çilek, salatalık gibi 50’den fazla sebze, meyve’ üretebiliyor. Su ve enerji sarfiyatı çok az olan cihazdan 8 ayda 1.500 adetten fazla satıldı. Danimarka’ya bir konteyner Ubicro yakında gidecek. ABD pazarı için San Francisco’da şirket kuran Emre Onaran ile İstanbul’daki ‘yazılım ve montaj atölyesinde’ buluştuk. Kendisi, Prontotour’un sahibi Ali Onaran’ın oğlu olan Emre şöyle konuşuyor:
‘ABD’de lise okurken sınır dışı edildim’
“Ben çok erken yaşlarımda yazılım meraklısı oldum ve kendimi geliştirdim. Boston’a yakın bir kasabada liseyi okurken, sistemi hack’lediğimi öne sürerek beni ‘sınır dışı’ ettiler. Onlara lise 3 ve 4’üncü sınıfları birlikte (1 yılda) okuyacağımı söylemiştim ve buna göre kayıt yapılmıştı. Ancak sonradan ‘sen bunu nasıl yaptın, mezun görünüyorsun’ dediler ve beni okuldan attılar. Sonra bir yanlış anlaşılma olduğuna kanaat getirip üniversite için tekrar dönmeme izin verdiler ama ben de 2’nci sınıftayken üniversiteyi bıraktım. Üniversitenin bana katacağı bir şey olmadığını gördüm ve bir an önce iş hayatına atılmak için 2018’de İstanbul’a döndüm. Babamın işine girmektense önce 2 yıl kadar farklı yerlerde çalıştım. Türkiye’nin ilk led fabrikası kuruluyordu, önce orada başladım. Aynı zamanda Hyundai ve Toyota gibi önemli şirketlerin CRM yazılım ekiplerinde görev aldım. 2020’de Prontotour’un (aile şirketi) CRM yazılım ihtiyacı vardı, onların IT ekibine katıldım. Yazılımcı ve analist olarak orada da 2 yıl çalıştım. 2022’de kendi işimi kurarak girişimciliğe adım attım.
‘Herkes kendi sebzesini evinde üretebilir’
Tarımda teknolojinin çok geri ve üretim standartlarının dengesiz olduğunu görüyordum. Ayrıca iklim değişikliği, kirlenen topraklar, sulama sorunları, gıda ürünlerinde hızlı fiyat artışları gibi sorunlar da büyüyor ki ben de burada fırsat olduğunu gördüm. Tarımın ortamdan (iklimden) bağımsız ve topraksız ‘evlerde, ofislerde nasıl yapılabileceğini’ yazılım ve teknoloji açısından tasarlamaya başladım. ‘Yazılım, tasarım, yapay zeka ve sensörler’ derken ilk cihaz prototiplerini ürettik. 10 kişilik bir çekirdek ekibiz ama dolaylı çalışanlarla 40 kişiyi aştık. 8 ay önce de cihaz satışlarına başladık, yurt içinde 1.500’den fazla Ubicro sattık. Küçük üniteler halinde ‘elektronik cihaz’ üretip evlere ve iş yerlerine girmeye başladık. Ortalama fiyatımız, 23 bin lira, iki farklı cihaz ürettik ve üniteler halinde üst üste konularak daha fazla üretim yapmak da mümkün. Bu cihazlarda sebze ve bazı meyve üretimleri yapıyoruz, maliyetimiz de (su ve enerji) çok düşük. 9 adet Yedikule Marulu 3 haftada yetişiyor. Biber, çilek, patlıcan, domates ve yeşilliklerin hepsi yetiştirilebiliyor. 50’den fazla farklı bitki üretimi mümkün. En çok marullar, fesleğen, salatalık, kıvırcık, roka üretiliyor. Domates, biber, patlıcan, fasulye, bezelye ve daha neler neler… Danimarka’ya 20 cihazımız gitti, yakında bir konteyner gönderebiliriz. Gronland’dan talep var. Ürünümüzü aylık 1.500 lira (1 yıl ödemeli) olarak da verebiliyoruz, sonunda ürün müşterimizin oluyor. Biz cihazı ve gerekli her şeyi veriyoruz, müşterimiz hemen kullanıma başlayabiliyor. Laboratuvar sonuçlarına göre besin değerlerimiz çok yüksek, ağır metal ve diğer kirlilikler yok. Pestisitler, koruyucu katkılar, zararlı kanserojenler yok. Her zaman taze ve lezzetli …”