Tarifelerin ve ABD’nin tuhaf göçmen politikasının arz zincirinde yaratacağı sorunların özellikle 2026’nın ikinci yarısında enflasyonist olabileceğini düşünüyorum.
Bu mecradaki ilk yazım “2025’te ne olmayacak?” başlığıyla yayımlanmıştı. Aslında “Ne olmayacak?” diye anlatma geleneğini 2017’den beri sürdürüyorum. İzninizle geleneği bu yıl da bozmayayım ve 2026’da ne olmayacağına birlikte bakalım.
Önce bir öz muhasebe: 2025’te ne olmayacağını söylemişim?
- Çalkantılar bolca görülecek, trend olmayacak,
- Tek hikâyeye dayanan yatırım stratejileri yeterli olmayacak,
- Ticarette sertlik artacak, centilmenlik olmayacak.
Oldu mu? Bence olmadı. Ama böyle söylemek işin kolay kısmı. Ana çerçevenin içinde kaçırdıklarımı konuşmak bence daha zevkli. Buyursunlar.
- Avrupa Birliği (AB) ve Çin’in Trump’ın tarife dayatmasına daha sert tepki vermesini bekliyordum. AB beni yanılttı. Çin ise düşündüğümden (ve fark edilenden) çok daha sert bir tepki verdi. Sessiz ama sert bir tepki: Teknoloji yarışını hızlandırdı.
- Türkiye’nin büyümesinin dayanıklı olduğunu düşünüyordum ama düşündüğümden de dayanıklı ve hatta dirençli çıktı.
- Altın, portföyler için beğendiğim bir varlıktı. Ama fiyatının geldiği seviyeyi asla aklımdan geçirmedim.
- Türkiye’nin para politikasında indir-arttır-indir silsilesini -pek tabi- öngöremedim.
Gelelim 2026’ya. Haydi kafamızda bir senaryo yazalım.
- ABD-Çin dengesi, üzerinde en çok düşünmemiz gereken mesele. Şimdilik görünen, tarife artışının ABD’ye zarar vermediği. İzninizle ben o noktada temkinli olacağım. Tarifelerin ve ABD’nin tuhaf göçmen politikasının arz zincirinde yaratacağı sorunların özellikle 2026’nın ikinci yarısında enflasyonist olabileceğini düşünüyorum.
- Çin, eski usul büyüme ölçümlerinde kendini düzeltemeyecek. Ama etkisini tam ölçemediğimiz ve bu nedenle büyüme rakamına yansıtamadığımız teknolojik yatırımlar bence epeyce alan yaratıyor.
- S&P gider mi? Gider. Lakin vadeniz 5 yıl değilse bence “al-unut” yapmayın. Ha bir de şirket hikayesini takip edin muhteremler, ülke hikayesini değil.
- Çin endeksleri benim ilgimi çekiyor. Zor konu ama bence hikâyesi güzel.
- Sadece teknoloji değil dünya üzerinde jeopolitik ve siyasi değişiklikler de ticareti çok etkileyecek. Korumacılık, ekosistem kriziyle mücadele, yapay zekânın ilerlemesi… “Dönüşümün varlıkları” denilen metalleri yakından izlemekte fayda var.
Türkiye tarafında biraz tahminlere de girelim. Rakamlar için TSKB Ekonomik Araştırmalar’daki meslektaşlarıma teşekkür ederim.
- Enflasyon için piyasanın yaklaşık %24-25 seviyesinde olan beklentisi şu an için anlamlı.
- TCMB faiz indirimlerine devam etme niyetinde. Politika faizinin %30’un altına geldiğini görebiliriz.
- Büyüme de yükselerek %4’e yakınsayacak.
- Ödemeler dengesi tarafından kısa vadede bir şok görünmüyor.
- Rezervleri miktar değil, altındaki fiyat etkisi destekliyor. 2026’da rezerv biriktirme ihtiyacı devam ediyor. Faiz indirimiyle birlikte düşünüldüğünde TL kırılgan. Ama reel olarak büyük kayıp şu an öngörülmüyor.
Falcılıkla iktisatçılık arasındaki kutuplaşmada safımı “tutturmaktan” ziyade “anlamaktan” yana seçeli çok uzun yıllar oluyor. Ne de olsa Carl Sagan’ın öğrencileriyiz! Lakin uluslararası haber ajanslarını takip edip ülkelerin bir gecede değişen siyasi haritalarını, askeri haber akışının iktisadi haber akışının önüne geçmesini görünce, mevzunun anlayacak kısmının da giderek daraldığını söylemek gerek.
Yine de bu yolu yürümekten cayacak değilim. Buyursunlar efendim, 2026’da ne olmayacak?
Dünyada,
- Kısa vade, orta vade için gösterge olmayacak
- Dış ticarette değişimler eskisi gibi yavaş olmayacak
- “Dönüşümün varlıkları” getiri tablosunda üst sıraları bırakmayacak
- Jeopolitik gerilimlerde dengeleyici bir unsur olmayacak.