Üç hafta önce yapılan enflasyon raporu toplantısındaki açıklamalardan, Başkan Karahan’ın bu hafta katıldığı canlı yayındaki ifadelerinden, 2026’da para politikasındaki sıkılığın süreceği anlaşılıyor. Ticari krediler yatay seyrediyor. Öte yandan tüketici kredilerindeki yıllıklandırılmış büyüme hızı yüzde 60’a yaklaştı. Buradaki büyüme sürerse bir müdahale gelebilir.
Haziran 2023’ten bu yana dezenflasyon senaryosu işleniyor. Politika yapıcılar, beklenen final sahnesi ile oynanan oyun arasındaki makasın açılmasını istemezler. Tabii 2,5 yıldır devam eden sıkı politika sebebiyle reel sektör bunaldı. Fakat bu kadar emek verildikten sonra dönüş olmaz. Erken bir gevşemeye gidilmez. Ocak-şubat dönemi, asgari ücrete yapılacak zammın enflasyon üzerindeki etkisinin izlenmesiyle geçer. Hazine yılın ilk iki ayında 1 trilyon liranın üzerinde iç borç ödemesi yapacak. Yılın genelinde yapılacak ödeme 5 trilyon liranın üzerinde olacak. Yüksek faiz ortamından son iki yıldır faydalanan yatırımcılar, başta gayrimenkul ve otomobil alımlarını sürdürdüler. Bu kesimin harcamaları hız kesmeyebilir.
Başkan Karahan’ın ‘‘Hissedilen yüksek enflasyon gıda ve kira kaynaklı" tespiti, para politikasının sınırının, tarım ve konut sektörlerindeki yapısal reform ihtiyacının bir nevi itirafıdır. Sıkı para politikası talep enflasyonunu soğutabilir. Ancak arz şoklarını ve yapısal maliyet krizlerini çözemez. Kısacası 2026 yılı da sancılı geçer. Reel sektörün şikâyetleri arşa çıkar.