

















TCMB verilerine göre yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 322,2 milyon dolarlık hisse senedi, 1,3 milyar dolarlık DİBS ve 12,3 milyon dolarlık ÖST varlığı aldı.
Bankacılık sektöründe ticari kredi arzı sıkıntıda. Sektör kaynakları bankaların ticari kredi kullandırımını neredeyse durdurduğunu paylaşırken, kullandırılanların ise 1-1.5 aylık kısa vadeli krediler olduğunu söyledi. Uzun vadeli ticari kredilerde ise fiyatlama yapılamadığına dikkat çekilirken, yüzde 60-70 faiz oranları, uç örnek olarak gösteriliyor.
Türk varlıkları seçim belirsizliğinin en azından yerel seçimlere kadar ortadan kalkmasıyla nefes alsa da asıl fiyatlamalar yeni ekonomi yönetiminin özellikle de Hazine ve Maliye Bakanı’nın belirlenmesi sonrası gerçekleşecek. Uzmanlar Merkez Bankası döviz rezervleri, mevduat/kredi faizleri ve Türkiye’nin risk primindeki seyir nedeniyle bazı politikaların gözden geçirilmesini bekliyor.
Bankacılık sektörü her geçen gün sıkılaştırılan regülasyonlara uyum için faiz oranlarında düzenlemeler yaparken ticari kredi faizi ile 3 aya kadar vadeli TL mevduat faizi arasındaki makas 18 puana dayandı. Bankaların net faiz gelirindeki bu negatifler 21 yıldır bu seviyeye hiç çıkmamıştı.
Merkez Bankası’nın IMF tanımlı net uluslararası rezervleri 18 Mayıs haftasında -151,3 milyon dolar ile 1 Şubat 2002’den bu yana ilk kez negatif oldu. Toplam rezervler ise 101,6 milyar dolara düştü. KKM hesaplarında ise artış sürüyor.
Yurtiçi yerleşiklerin, yurtdışındaki portföy yatırımları 3.5 milyar dolar ile tarihi en yüksek seviyesine çıktı. Merkez Bankası’nın geçen yıl sonunda bankalardan döviz transferlerine getirdiği ek yükümlülükler ve yurtiçinde döviz geliri elde etme yollarının azalması yaşanan artışın en büyük nedeni olarak gösterildi.
Halkbank’ın 85 yıldır Türkiye ile birlikte büyüdüğünü belirten Genel Müdür Osman Arslan, "Bugün ulaştığımız yüzde 21’lik pazar payımızla Türkiye’nin lider KOBİ Bankası olarak geliştirmeye ve geleceğe taşımaya devam ediyoruz" dedi.
İstanbul Portföy Stratejisti Güzem Yılmaz Ertem, menkul kıymetlerin kabaca yüzde 15’inin TL cinsi devlet tahlili olduğunu dile getirerek “Ekonomide karar vericiler, tahvil tutmaları için bankalara daha fazla baskı yapacaklar. Eurobond piyasası için de bu zorunluluğun geleceği konuşuluyor” diye konuştu.
İhtiyaç kredi faizi menkul kıymet alım zorunluluğuyla karşı karşıya kalsa da TL mevduat faizindeki sert yükseliş nedeniyle yönünü yukarı çevirdi. Menkul kıymet uygulamasının devreye alındığı 10 Mart’tan bu yana ihtiyaç kredi faizi 26,5 puan arttı.