

















TCMB verilerine göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı, geçen hafta yaklaşık 112 milyar lira azalarak 30,4 trilyon liraya indi.
Yüksek faizler, finansmana erişimi kısıtlanan tüketiciyi konut ve otomobil alımları için tasarruf finansmanı sektörüne yöneltti. Sektör faizsiz yapısıyla dikkat çekerken, 2025 yılında faaliyetteki şirketlerin işlem hacmi yüzde 252 artış gösterdi. Tasarruf finansmanı sistemine girenlerin sayısı da 1.16 milyonu aşarak rekor kırdı.
Yatırım fonları ve bireysel emeklilik fonları yatırım yaptıkları altın ve hisse senedi fiyatlarındaki sert geri çekilmeden olumsuz etkilendi. Savaşın sürdüğü son bir ayda yatırım fonlarının büyüklüğü yüzde 4,73, BES fonlarının ise yüzde 6,77 geriledi.
EFSE'den temin edilen kaynak hakkında açıklama yapan Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin, "Şekerbank'a sağlanan bu kaynak, içinden geçtiğimiz küresel dalgalanma döneminde de uluslararası yatırımcıların Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasına verdiği desteğin aralıksız sürdüğünü gösteren değerli bir işlem oldu." dedi.
Şubat sonu başlayan savaş, yatırımcısını yılın ilk iki ayında mutlu eden TL varlıklarda kazancı kayba döndürdü. Yılın ilk çeyreğinde reel olarak en çok kaybettiren endeksler bankacılık ve holdingler olurken, gram altın yatırımcısı da hem martta hem de ilk çeyrekte reel kayıp yaşadı.
Yabancı yatırımcılar savaşın ilk üç haftasında devlet tahvilleri ve hisse senedinde 5 milyar 948,4 milyon dolarlık net satış yaptı. Yılın başından savaş başlamadan önceki hafta 27 Şubat’a kadar devlet tahvillerine 4.6 milyar dolar net giriş yapan yabancı üç haftanın sonunda yılbaşından bu yana devlet tahvillerinde 139.3 milyon dolar net satışçı pozisyonuna döndü.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının yarattığı finansal sarsıntıda TL’yi korumak için döviz satışı yapan Merkez Bankası altın rezervlerini de devreye alıyor. Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık Kurucusu Haluk Bürümcekçi 20.4 milyar dolar altın rezervinin kullanılabileceğini hesaplarken, Prof. Dr. Hakan Kara Merkez Bankası’nın bu kararını makul ancak geç kalınmış olarak yorumladı.
Orta Doğu’daki savaş ve Merkez Bankası’nın örtülü sıkılaştırma adımları, reel sektörün finansman kanallarını iyice tıkadı. Döviz kredisine erişim neredeyse dururken; TL kredilere yönelen talep, faizlerin yüzde 55 seviyelerine yükselmesine yol açtı. Sektör temsilcileri tahsilatların aksadığı piyasada ‘yaprak dökümü’ uyarısında bulunurken, savaşın 2026’yı da ‘kayıp yıla’ dönüştürmesinden endişeli.
Altın fiyatlarında savaşla birlikte başlayan düşüş Merkez Bankası brüt rezervlerinde 20.5 milyar dolar, net uluslararası rezervlerinde ise 14.5 milyar dolar kayba uğrattı. Rezervlerin büyük kısmını altın olarak tutmanın riskli olduğunu vurgulayan uzmanlar portföy çeşitlenmesine gidilmesi gerektiğini kaydetti.