

















Merkez Bankası’nın makroihtiyati tedbirler kapsamında döviz kredilerinde büyüme sınırını düşürmesi ihracatçılardan tepki çekti. İş dünyası temsilcileri son regülasyon ile ihracatçıların döviz kredilere erişiminin düşürülerek, maliyeti yüzde 50’yi bulan ticari kredilere mahkum edildiğini ve üretim üzerinde baskı oluşturduğunu savunurken, bankacılık sektörü kaynakları da son adımla yabancı para kredi kullandırma iştahının oldukça düştüğünü belirtti.
Artan faiz oranları, konut fiyatlarındaki yüksek seyir, kredi taksitleri ile gelirler arasındaki uyumsuzlukla gerileyen konut talebi ve satışları para ve kredi koşullarında gevşeme beklentisi ile yönünü yeniden yukarıya çevirdi. Kasım ve aralıkta konut fiyatlarına zam gelirken, satışlar tarihsel ortalamalara yaklaştı, ekonomistler ise kredi ve satışta artışın hızlanmasının enflasyonla mücadelede tedirginlik yaşatabileceğine işaret etti.
Prof. Dr. Emre Alkin, Merkez Bankası’nın asgari ücretin beklenen enflasyona göre belirlenmesi gerektiği yönündeki açıklamasının “Bize şu an şok tedbir lazım” itirafı olduğunu ve imdat çağrısı yapıldığını belirterek, “Demek ki durum iyi gitmiyor. Hal böyleyken Merkez Bankası bu ayki toplantısında faiz indirimi yapmasın.” dedi.
İş Bankası, 10’dan fazla ülkede 2 milyar kullanıcının sahip olduğu Alipay+ cüzdan uygulamasını POS’larında kabul etmeye başladı.
Reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyoneller, aralık ayı toplantısında politika faizinin yüzde 48,51 seviyesine ineceğini bekliyor.
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Enflasyon görünümündeki kısmi iyileşme, yıl sonunda ölçülü bir faiz indirimini destekliyor. Faiz indirimlerinin önümüzdeki yıl kademeli olarak devam etmesini ve proaktif şekilde enflasyon görünümüne bağlı olarak yönetilmesini bekliyoruz." dedi.
Yurtdışı yerleşikler, faiz indirimi beklentisiyle geçen hafta 243 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 1,5 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör (ÖST) varlığı satarken, 318,7 milyon dolar tutarında hisse senedi aldı. Bu rakam, son haftaların en güçlü hisse alımlarından birine işaret etti. Söz konusu işlemlerin ardından 13 Aralık haftasında, yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi stoku, 34 milyar 517 milyon dolara yükselirken, DİBS stoku 17 milyar 182 milyon dolara geriledi.
Normalleşen para politikası, güçlenen rezervler, düşen CDS ve artan kredi notları hem bankaların hem de şirketlerin dış borçlanmaya ilgisini arttırdı. Bu yıl ekim sonu itibariyle kredi ve tahvil kanalından banka şirketler 47 milyar dolar kaynak sağlarken bankaların dış borç çevirme oranı yüzde 139,25 ile tarihi zirvesine yükseldi. Şirketlerde ise 2 yılın en iyi oranı görüldü.
2024’ün kredi büyümesi, fonlama maliyetleri ve kârlılık açısından bankacılık için zorlu bir dönem olduğunu söyleyen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Enflasyondaki düşüş eğiliminin devamıyla birlikte sektör için en zor dönemin geride kaldığını ve önümüzdeki dönemde fonlama maliyetlerinde beklediğimiz iyileşmeyle bilançoların kademeli olarak rahatlayacağını düşünüyoruz." dedi.