

















Merkez Bankası’nın makroihtiyati tedbirler kapsamında döviz kredilerinde büyüme sınırını düşürmesi ihracatçılardan tepki çekti. İş dünyası temsilcileri son regülasyon ile ihracatçıların döviz kredilere erişiminin düşürülerek, maliyeti yüzde 50’yi bulan ticari kredilere mahkum edildiğini ve üretim üzerinde baskı oluşturduğunu savunurken, bankacılık sektörü kaynakları da son adımla yabancı para kredi kullandırma iştahının oldukça düştüğünü belirtti.
Vakıfbank Genel Müdürü Üstünsalih, 2025 yılında faizlerin düşeceğini ancak selektif kredi politikasının süreceğini düşündüklerini söyleyerek, TL kredilerde yüzde 20’leri aşan, yabancı para kredilerde ise 2024 yılına göre sınırlı bir büyüme öngördüklerini belirtti.
Merkez Bankası yılın son Fed kararının açıklandığı geçen hafta rezervlerinde düşüş yaşadı. QNB ekonomistlerinin hesaplamalarına göre geçen hafta toplam döviz rezervi 7.2 milyar dolar azalışla 156.3 milyar dolara, swap hariç net rezervin de 4 milyar dolar azalışla 46 milyar dolara geriledi.
TEPAV'ın Para Politikası Değerlendirme Notu’nda faiz oranlarındaki değişim için henüz erken olduğu uyarısı yapıldı. Notta, alınan önlemlere rağmen bütçe açığının yüksek seviyede kaldığına işaret edilirken, 2025 yılı OVP hedeflerine ulaşabilmek adına ilave tedbir alınması gerektiği belirtiliyor.
Merkez Bankası'nın 2025 Para Politikası metninde 2024’te ulaşılamayan hedeflere nasıl reaksiyon verildiğine yönelik mesajlar ilk aranacak yanıtlar olacak.
Uygulanan sıkı para politikası ve alınan makroihtiyati önlemler yıla oldukça hızlı başlayan tüketici kredilerinde ılımlı bir büyüme patikasına kavuşulmasını sağladı. Yılın son ayına ise hem ihtiyaç, hem kredi kartı hem de kredili mevduat hesaplarında önceki aylara göre daha hızlı giriş yapıldı, aylık büyüme oranı ihtiyaç ve kredi kartı için yüzde 5’i, KMH için yüzde 10’u geçti.
KKM'nin liraya geçişine ve yenilenmesine ilişkin hedefin yüzde 70'ten yüzde 60'a indirildiği bildirildi.
BDDK, ticari nakdi kredilerde sermaye yeterlilik hesaplamalarında yüzde 200 olarak uygulanan risk ağırlığını yüzde 20, 50 ve 100’e düşürdü.
MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı, “Dar ve orta gelirlilerin zorunlu harcamalarına yönelik talepleri baskılanırken, yüksek gelir grubunun talepleri güçlü kalmaya devam etti. Böylece gelir dağılımı daha da bozulurken, bu durum enflasyonu artırıcı bir etki oluşturmaktadır. Merkez Bankası'ndan, 8 ay gibi uzun bir süre dayandığımız yüksek faize karşı artık aralık ayında faiz indirimi yapmasının, hepimizin ortak beklentisi olduğunu yineliyoruz.” dedi.