Eurostat'ın 2. çeyrek verilerinde Türkiye, Avrupa Birliği'nin en fazla ithalat ve ihracat yaptığı ülkeler arasında 5. sırada yer aldı.
2025’i düşüşle kapatan pamuk piyasası, 2026’ya arz daralması ve zayıf talep ikilemiyle giriyor. Analistler, 2026’yı pamuk piyasası açısından “yukarı potansiyelin sınırlı, aşağı risklerin belirgin olduğu bir denge yılı” olarak tanımlıyor. Bu çerçevede fiyatların yıl genelinde 57–65 sent/libre aralığında dalgalanması beklentisi öne çıkıyor.
Dünya genelinde fiyatlarda yaşanan gerileme nedeniyle 2026’da arz kesintilerinin gündeme gelmesi beklenen PVC sektöründe ticari dengeler de değişiyor.
Rekor üretim ve rahat stoklar, buğday piyasasında 2026 boyunca yukarı yönlü fiyat hareketlerini sınırlayacak.
Altın-gümüş oranındaki tarihsel daralma, kronik arz açığı ve gümüşün yüksek beta yapısı birlikte değerlendirildiğinde, ons fiyatın matematiksel olarak daha fazla yükseliş potansiyel taşıdığı savunuluyor.
Rekor küresel üretimin baskısıyla gördüğü 2025’te dip seviyelerden toparlanan mısır fiyatlarının 2026’da istikrar kazanması bekleniyor. Asıl desteği ise 2026/27 sezonunda beklenen arz daralmasından alacağı tahmin ediliyor.
Bu yıl yüzde 2 civarında yükselen demir cevheri fiyatları; artan maden arzı, Çin’de zayıf çelik talebi ve yüksek liman stokları nedeniyle 2026’ya aşağı yönlü risklerle giriyor. Yeni yılda fiyatların yüzde 20 düşebileceği tahminleri yapılıyor.
Klasik sanayi talebinin ötesine geçen baz metal piyasası, elektrifikasyon ve yapay zekâ yatırımlarıyla yeni bir talep döngüsüne girdi. Bakır ve alüminyumda rekor fiyatlar, 2026’ya yüksek seyrin korunabileceğine işaret ediyor.
Dünya Çelik Birliğinin kasım verilerine göre, Türkiye'nin ham çelik üretimi geçen yıla kıyasla yüzde 10 artışla 3,3 milyon tona yükseldi.