Yenin yaklaşık 40 yılın en düşük seviyesine gerilemesinin ardından Japonya ve ABD’nin döviz piyasasında birlikte harekete geçmesi, yalnızca bir para birimini savunma operasyonu olmaktan çıktı. Japonya’nın yaklaşık 3 trilyon dolarlık yurtdışı varlığı, dünyanın en büyük ABD varlığı sahiplerinden biri olması ve devasa yen carry trade pozisyonları piyasalarda yeni saatli bomba gibi görülüyor.
Brent petrolün yeniden 90 doları görmesi küresel piyasalarda yeni bir “enflasyon ve yüksek faiz” dalgası korkusunu tetikledi. Çip hisselerindeki sert satışlarla zaten baskı altında olan borsalar, enerji maliyetlerindeki sıçramayla birlikte haftaya sarsıntılı bir başlangıç yaptı.
Alman otomotiv sektörü üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. Artan enerji ve işçilik maliyetleri, Çinli üreticilerin yükselişi, elektrikli araç dönüşümü ve ticaret savaşları, Alman şirketleri üretimlerini ülke dışına taşımaya zorluyor. Volkswagen’den Mercedes’e, Audi’den BMW’ye kadar sektörün devleri fabrikalarını farklı ülkelere kaydırırken, Almanya’da on binlerce kişiyi etkileyen işten çıkarmalar artık sektörün yeni gerçeği haline geliyor.
Yüksek petrol fiyatları ve enflasyonun hedef seviyelerin üzerinde kalma olasılığı, Fed'in politikalarına dair belirsizliği daha da derinleştiriyor. Bu gelişme faizlerin yüksek kalmasına, doların güçlenmesine ve altın yatırımının azalmasına yol açıyor.
Haziran ayında küresel mal ticareti ikinci ay üst üste geriledi. Orta Doğu'da uzayan savaşın enerji ve navlun maliyetlerini artırması dünya ticaretine ivme kaybettirdi.
Çin ekonomisi ikinci çeyrekte son otuz yılın en zayıf büyüme performanslarından birini sergiledi. Zayıflayan iç talep, gerileyen yatırımlar ve emlak krizinin sürmesi, dünyanın ikinci büyük ekonomisinde alarm zillerini çalarken, ihracatın tek başına büyümeyi taşıyamadığı görülüyor.
OECD'nin raporuna göre, Türkiye, yılın ilk çeyreğinde reel ücretlerde ortalama yüzde 7,1 artışla OECD ülkeleri arasında ikinci sırada yer aldı. Rapora göre, Türkiye'nin beş yıllık reel ücret artışı da, OECD ortalamasının yaklaşık 16 katı oldu.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin artmasıyla birlikte piyasalarda sevkiyatların yeniden aksama ihtimali endişe yaratıyor. Uzmanlara göre mevcut stok seviyeleri, marttaki ilk krize kıyasla çok daha düşük olduğu için olası uzun süreli bir kesinti enerji fiyatları üzerinde daha sert etki yaratabilir.
Dünya Ticaret Örgütü, Hürmüz Boğazı'ndaki kapanmanın bölgedeki gübreye bağımlı 18 ülkede ciddi olumsuz etkiler yaratacağını bildirdi.