Jeopolitik riskler ve tedarik zinciri kırılmaları demiryollarını alternatif lojistik ağların merkezine taşıyor. Dünya demir yolu tedarik pazarı 2023-25 dönemindeki yıllık 220,6 milyar eurodan 2029- 31 döneminde 266,8 milyar euroya çıkmaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin dış ticaretinde 2026’nın ilk sekiz ayında ülke ve sektör bazında dengeler yeniden şekillenirken ihracatta ABD, Çin, İsviçre ve Mısır öne çıktı. ABD’de elektrik-elektronik ve kimya, Çin’de madencilik, Avrupa’da ise otomotiv ve kimya büyümeyi taşıdı. İthalatta Çin ve ABD’den alımlar hızlanırken, Rusya ve Almanya’daki gerilemeye rağmen dış ticaret açığı 65,8 milyar dolara çıktı. En fazla ithalat yapılan ilk 20 ülke dışındaki pazarlardan alımların yüzde 12,4 artması ise tedarik haritasındaki değişimi ortaya koydu.
ABD mahkemesi, 800 dolar ve altındaki gönderilere tanınan gümrük muafiyetini kaldırma yetkisine sahip olduğuna hükmetti. Karar, ABD’ye düşük değerli paketlerle satış yapan Türk e-ihracatçılarını da etkileyecek. Muafiyetin kaldırılması hazır giyim, tekstil, ayakkabı ve aksesuarda gümrük işlemleri maliyetlerini artırabilir. Ancak Çinli platformların küçük paket avantajının zayıflamasının, Türk üreticilerin fiyat rekabetindeki dezavantajını azaltabileceği değerlendiriliyor.
Merkez bankaları altın rezervlerinin adresini değiştiriyor. Hollanda'nın 86 ton altını Londra'ya taşıması aslında Fransa, Almanya, Hindistan ve Polonya ile başlayan dalganın son halkası. Son yıllarda altını kendi sınırlarında ya da kriz anında daha hızlı kullanılabilecek merkezlerde tutma eğilimi güçleniyor.
Londra’da Türklerin ağırlığı restoran, perakende ve inşaat sektörleriyle sınırlı değil. City of London’ın yatırım bankacılığı, sermaye piyasaları, özel sermaye, hedge fon ve varlık yönetimi dünyasında da çok sayıda Türk görev yapıyor.
Japonya’da faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesiyle yen dolar karşısında 157,6 seviyesine kadar yükseldi. Piyasa bir yandan Japonya Merkez Bankası’nın daha agresif sıkılaşma ihtimalini fiyatlarken, diğer yandan hükümetin olası kur müdahalesine ilişkin işaretleri izliyor.
Washington-Tahran hattında yeniden yükselen tansiyon, enerji piyasalarından değerli metallere ve sanayi metallerine kadar küresel fiyatlamayı değiştirdi. Yükselen petrolün enflasyon ve faiz endişelerini tetiklemesi ise altın, gümüş ve bakır üzerinde satış baskısı yarattı.
Petrolün 90 doların üzerine tırmanması, enflasyon endişelerinin yeniden güçlenmesi ve merkez bankalarının daha sıkı para politikasına dönebileceği beklentisi küresel tahvil piyasasını sarsıyor. ABD’den Japonya’ya, Almanya’dan İngiltere’ye tahvil getirileri yılların zirvesine çıkarken, piyasalar faiz artışı ihtimalini yeniden fiyatlamaya başladı.
Wall Street yaz tatilinden güçlü bir ralliyle dönüyor ancak yatırımcıları rahat değil. Zira tarihsel olarak S&P 500 ve Dow Jones’un en zayıf ayı olan eylülde mevsimsel satış baskısı bekleniyor ve bunun dünya piyasalarına yayılabileceği belirtiliyor.