Kritik minerallere yönelik artan talebi karşılayabilmek için 2035’e kadar küresel ölçekte yaklaşık 5 trilyon dolarlık yatırıma ihtiyaç varken, sektöründeki birleşme ve devralmaların neredeyse yüzde 75’i bu bölgeye yöneldi.
2026’ya güçlü arz koşullarıyla giren tarım emtia piyasalarında yılın ilk çeyreğinde genel bir yön birliğinden ziyade ürün bazlı fiyatlamalar öne çıkıyor. Buğday fiyatlarında düşüş eğilimi beklenirken, mısırda yukarı yönlü görünüm hakim.
Altın sembolik olarak yeni bir kırılma noktasına daha geldi. Yükselen fiyatlar ve jeopolitik riskler altını yeniden küresel rezervlerin merkezine taşıdı. Sarı metal, ABD tahvillerini aşarak dünyanın en büyük rezerv varlığı oldu. Analistler bu eğilimi, “dolarizasyondan arınma” sürecinin parçası olarak değerlendiriyor.
Bakır tarihi zirveleri test ederken, nikel Londra’da 3 haftada yüzde 30'un üzerinde prim yaparak ton başına 18.700 doların üzerine çıktı ve metal rallisinde bayrağı devraldı.
Venezuela’da yaşanan siyasi kırılma petrol piyasasını dalgalandırırken, Brent ve WTI yön arayışını sürdürüyor.
Jeopolitik belirsizlikler, para politikaları ve enerji dönüşümü metal piyasalarını desteklemeye devam edecek. Ocak-mart döneminde altın ve bakırda rekor, alüminyumda ise 6 yılın en yüksek seviyesi bekleniyor.
Dünyanın en büyük petrol rezervine sahip Venezuela’da Trump’ın fitilini ateşlediği jeopolitik gerilimin petrol piyasasında kalıcı bir fiyat yangınına dönüşmesi beklenmiyor. Uzun vadede ise bu hamle Trump yönetiminin “ucuz petrol oyunu” olarak değerlendiriliyor.
2025’i düşüşle kapatan pamuk piyasası, 2026’ya arz daralması ve zayıf talep ikilemiyle giriyor. Analistler, 2026’yı pamuk piyasası açısından “yukarı potansiyelin sınırlı, aşağı risklerin belirgin olduğu bir denge yılı” olarak tanımlıyor. Bu çerçevede fiyatların yıl genelinde 57–65 sent/libre aralığında dalgalanması beklentisi öne çıkıyor.
Dünya genelinde fiyatlarda yaşanan gerileme nedeniyle 2026’da arz kesintilerinin gündeme gelmesi beklenen PVC sektöründe ticari dengeler de değişiyor.