Küresel piyasalarda yatırımcılar 14-15 Mayıs’taki Pekin zirvesinden çıkacak mesajlara odaklandı. İran savaşı, petrol fiyatları, yarı iletkenler ve nadir toprak elementleri konulu kritik görüşme, piyasalarda yeni bir risk iştahı dalgası tetikleyebilir ya da jeopolitik ayrışmayı derinleştirebilir.
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma nedeniyle petrol piyasasında küresel çapta en az 10 günlük petrol kaybı oluştu. Uzmanlar bunu Körfez Savaşı’ndan bu yana enerji piyasalarında yaşanan en büyük arz şoku olarak tanımlıyor.
Yeni araştırmalar, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevre sorunu olmadığını ortaya koydu. Küresel sıcaklık artışı kontrol altına alınmazsa, 2050’ye kadar kişi başına gelirlerde yüzde 3 ila yüzde 15 arasında kayıp yaşanabilir. En ağır darbe ise düşük gelirli ülkelere inecek.
Trump’ın Fed başkanlığı için seçtiği Kevin Warsh bugün Senato sınavına çıkıyor. Ancak piyasaların asıl sorusu ‘Warsh bağımsız mı kalacak, yoksa Beyaz Saray’ın düşük faiz baskısına mı yaklaşacak/’. Karar; dolar, altın, tahvil faizi ve gelişen ülke piyasalarının yönünü belirleyebilir.
Küresel baz metal piyasasında bakır ve alüminyum kaynaklı arz sıkışıklığı büyüyor. Tedarik açığı, LME endeksini 4 haftada yüzde 12 yükseltirken, fiyatlarda artış beklentisi sürüyor.
Hürmüz’de aksayan günlük 13 milyon varillik akış ve küresel arzın yüzde 20’sini taşıyan dar boğaz, piyasayı Latin Amerika’ya yöneltti. Brezilya ve Arjantin öne çıkarken, ABD ihracatı 12,74 milyon varil/günle rekor kırdı.
Küresel çelik piyasası, 2022’den bu yana süren yapısal dönüşümün ardından toparlanma eşiğine gelmişken, İran savaşı bu süreci sekteye uğrattı.
Yıllar önce düşük maliyetli ürünlerle küresel sanayiyi kuşatan Çin bu kez teknolojik ürünleri hedef alan ikinci dalgayla sanayide dengeleri yeniden kuruyor. Sübvansiyonlar ve rekabetçi fiyatlarla Çinli şirketler elektrikli araçtan bataryaya kadar kritik sektörlerde varlığını artırıyor.
IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,3'ten yüzde 3,1'e düşürdü. Raporda Türkiye ekonomisi için ocak ayında yüzde 4,2 olan büyüme tahmini yüzde 3,4'e, gelecek yıl için yapılan tahmin de yüzde 4,1'den yüzde 3,5'e indirildi.