
ABD Merkez Bankası, küresel piyasaların yönünü değiştirebilecek bir karar aldı. Fed, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti. Bu, Temmuz 2023’ten bu yana yapılan ilk faiz artırımı oldu. Daha dikkat çekici olan ise kararın oybirliğiyle alınması ve Fed’in kapıyı yeni bir faiz artışına açık bırakmasıydı.
Böylece Kevin Warsh’ın Fed başkanlığındaki ilk faiz hamlesi, Trump yönetiminin düşük faiz talebiyle doğrudan karşı karşıya geldi. Trump, karar öncesinde ABD faizlerinin yüzde 1 veya daha düşük olması gerektiğini savunurken, Fed enflasyonla mücadeleyi öne çıkararak tam ters yönde hareket etti. Kararın ardından Trump, Warsh’a güveninin sürdüğünü belirtse de faizlerin düşürülmesi yönündeki çağrısını yineledi.
‘Bir faiz artışı daha’ mesajı
Fed’in karar metninden çok ekonomik projeksiyonlar piyasaların dikkatini çekti. 18 FOMC üyesinden 16’sı 2026’da en az bir faiz artışı daha öngörüyor. Fed’in medyan projeksiyonu da bu yıl bir ek artışa işaret ediyor. 2027 için ise medyan politika faizi yüzde 4,125 seviyesinde tutuluyor. Bu tablo, piyasalara Fed’in enflasyon tamamen kontrol altına alınmadan gevşeme döngüsüne dönmeyeceği mesajını veriyor.
Fed’in enflasyon tahminlerini yukarı çekmesi de kararın arkasındaki temel gerekçeyi ortaya koyuyor. Enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, tarifelerin maliyetlere etkisi ve güçlü ekonomik faaliyet, fiyat baskılarının beklenenden daha kalıcı olabileceği endişesini artırıyor. Fed, enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünün daha zamanında gerçekleşmesini desteklemek için sıkılaştırma adımı attığını belirtti.
Warsh’ın ilk bağımsızlık sınavı
Karar aynı zamanda Warsh için Fed’in bağımsızlığı konusunda kritik bir sınav niteliğinde. Trump’ın faizlerin hızla düşürülmesi yönündeki ısrarlı çağrılarına rağmen faiz artırımı yapılması, merkez bankasının fiyat istikrarını önceliklendirdiğini gösteren güçlü bir adım olarak yorumlandı.
Piyasaya şahin mesaj
Piyasaların ilk tepkisi de kararın şahin algılandığını gösterdi. ABD’nin 2 yıllık tahvil getirisi karar sonrasında yaklaşık 7,5 baz puan yükselerek yüzde 4,74’e yaklaşırken, 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesini test etti. Dolar endeksi de yükseldi. Hisse senetleri ise Fed’in yeni sıkılaştırma sinyaliyle baskı altında kaldı.
Asıl risk enerji
Fed’in önündeki en büyük belirsizliklerden biri enerji fiyatları. Ortadoğu’daki savaşın petrol arzını tehdit etmesi ve Brent’in 100 doların üzerinde kalması, enflasyonun yeniden hızlanması riskini canlı tutuyor. Bu nedenle piyasanın bundan sonraki fiyatlamasında yalnızca istihdam ve çekirdek enflasyon değil, petrolün seyri ve Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler de belirleyici olacak.
Altın da Fed şokunu atlattı
Fed’in 2023’ten bu yana ilk faiz artışı, faiz getirisi olmayan altın üzerinde ilk etapta baskı oluşturdu. Ons altın kararın ardından 4.200 doların altını test ederken, enerji arzına ilişkin endişelerin hafiflemesi ve Suudi Arabistan’ın petrol akışını artırma planlarının etkisiyle yeniden 4.300 doların üzerine çıktı. Fed kararı sonrasında altındaki hareket, piyasanın faiz artışından çok bundan sonraki faiz patikası ve petrol fiyatlarını birlikte fiyatladığını gösterdi. Reuters verilerine göre spot altın Çarşamba günü 4.263 dolar civarında kapandı.