Çin’in yavaşlayan inşaat sektörü ve çelik üretimindeki zayıf seyir, 2025 başından bu yana demir cevheri piyasasında baskı yaratıyor. Singapur borsasında fiyatlar son aylarda 96–110 dolar/ton bandına sıkışmış durumda. Çelik üreticileri, daralan kâr marjları nedeniyle daha ucuz ve düşük tenörlü cevhere yöneliyor. Ancak karbonsuzlaştırma girişimleri yüksek kaliteli cevhere doğru gidilmesini kaçınılmaz yapıyor.
Demir cevheri fiyatları 2021’de 220 dolara yaklaşan zirvesinden sonra 2025 ortasında 100 dolar seviyesine geriledi. Yine de, 2024 sonundan bu yana ton başına 96–110 dolar bandında seyreden fiyatlar, jeopolitik gerilimlere rağmen görece istikrarlı. Analistler bu tabloyu, hem Çin’in kısmen toparlanan çelik talebine hem de arz tarafındaki kesintilere bağlıyor. Ancak asıl belirleyici unsurun piyasanın kalite odaklı dönüşümü olduğu belirtiliyor.
DRI ve hidrojen kullanımı yüksek kalite talebi artıyor
Karbonsuzlaşma hedefleri düşük kalite kullanımı eğilimin geçici olduğunu gösteriyor. Avrupa’da başlatılan doğrudan indirgenmiş demir (DRI) ve hidrojen bazlı çelik üretim projeleri, yüzde 65 ve üzeri Fe oranına sahip yüksek kaliteli cevhere talebi artıracak. Çelik sektöründe elektrik ark ocakları (EAF) ve hidrojen bazlı doğrudan indirgenmiş demir (DRI) süreçlerinin yaygınlaşması, yüksek kaliteli cevher ihtiyacını artırıyor. Avrupa’da 2035’e kadar 40 milyon tonluk DRI kapasitesine ulaşılması bekleniyor. Bu dönüşüm, düşük kaliteli cevherlere olan talebi törpülerken, yüksek tenörlü kaynakların değerini yukarı çekiyor. Analistlere göre, 2030’a kadar devreye girecek yeşil çelik kapasiteleri, yüksek kaliteli cevher talebini bugünkü seviyeye göre yılda 100 milyon ton artırabilir. Simandou projesinin (Gine) 2026’dan itibaren devreye girmesiyle, piyasa bu talebi karşılayacak yeni ve kaliteli arzla tanışacak.
Çin geriliyor, Hindistan yükseliyor
Küresel talep merkezinde de kayma yaşanıyor. Çin, 2024’te çelik üretimini 1 milyar tonun altına çekerek 20 yılın en düşük seviyelerine doğru ilerliyor. Buna karşılık Hindistan’ın çelik üretimi son 5 yılda yüzde 40 artarak 140 milyon tona ulaştı ve ülke, düşük kaliteli yerel kaynaklarını işleyebilmek için yeni altyapı yatırımlarına yöneliyor. Bölgedeki enerji maliyetleri, lojistik darboğazlar ve çevresel baskılar, Hindistan’ın dönüşüm hızını belirleyecek. Uzmanlar, “Çin yavaşlarken Hindistan’ın çelik iştahı piyasadaki dengeleri değiştirecek, ancak yüksek kaliteli ithalata bağımlılığı artabilir” değerlendirmesini yapıyor. Kısa vadede Çin’in talep zayıflığı ve Simandou gibi projelerin yaratacağı yeni arz, fiyatları baskılamaya devam edecek. Ancak orta ve uzun vadede, karbonsuzlaşma süreci ve çelik üretiminde yeni teknolojilerin yaygınlaşması, piyasanın rotasını belirleyecek. Bu rotanın merkezinde ise “yüksek kaliteli demir cevheri” olacak.
Madenciler yönünü değiştiriyor
Vale, Rio Tinto ve BHP gibi devler, düşük fi yat ortamında maliyetleri kısmaya çalışırken, gelecekteki talep için yüksek kaliteli cevher yatırımlarını hızlandırıyor. Simandou dışında Kanada ve Batı Afrika’da da yeni projeler gündemde. Analistlere göre, 2025– 2030 arasında yüksek kaliteli cevherin küresel pazar payı yüzde 25’ten yüzde 35’e çıkacak. Bu da madencilerin uzun vadeli stratejilerini düşük kaliteden yüksek kaliteye kaydıracağını gösteriyor.