MEHMET KAYA/ANKARA
Türkiye, ihracatta zor bir döneme giriyor. Savaş ve çatışmalar, bölgesel gerginlikler nedeniyle Türkiye’nin ihracatında olası düşüşler söz konusu. TİM verilerine göre Ocak-Mart 2026 döneminde Türkiye serbest bölgeleri dahil toplamda 231 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleşti. Bunlardan 3’üne geçen yıl ihracat yapılmamıştı. Toplamda bir önceki yılla karşılaştırılabilen 228 ülke ve bölgeden 112’sine yapılan ihracat tutarı azaldı, 116’sında ise arttı. Sadece Mart ayı değerlendirildiğinde 107 ülkeye yapılan ihracat artarken, 110 ülkeye yapılan ihracat geriledi.
Ocak-Mart döneminde, tutar bazında ihracatın yayılımı olarak nitelenebilecek verilerde, son dönemde düşüş yönündeki ülkelerin ağırlığı dikkat çekti. İhracatın çok yüksek oranda gerilediği ülkelerin bazıları küçük ada devlet ve bölgeleri olurken, geleneksel olarak yüksek ihracat yapıldığı halde yüksek oranlı düşüşler, savaşın etkilediği ülkeler olarak ortaya çıktı. Yine de toplam içinde ağırlığı görece yüksek olan, Türk devletleri, Kuzey Afrika, Yunanistan, Belçika, AB üyesi Baltık ülkeleri, Hollanda gibi ülkelere olan ihracattaki düşüş de dikkat çekti.
Yine ocak-mart döneminde, ihracatın gerilediği 112 ülkeye yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payı 18 milyar 115.8 milyon dolar ile yüzde 32,58 olarak belirlendi. Bir önceki yıl aynı dönemde söz konusu bu ülkelere ihracat 22.6 milyar dolar ve toplam içindeki ağırlığı yüzde 40 seviyesindeydi. Çoğu çok küçük ülke olmakla birlikte, yılın ilk çeyreğinde geçen yıl aynı dönemde ihracat yapılan ülkelerden 4,5 milyar dolarlık kayıp gerçekleşti.
Buna karşılık ihracatın artırıldığı ülkelere sağlanan ihracat artışı tutarı 3 milyar 579 milyon dolar olunca, toplam ihracat Ocak-Mart döneminde düşüş yüzde 1,6 ile 55 milyar 611 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Mart ayı belirleyici oldu
Sadece Mart ayı dikkate alındığında, ihracatın düştüğü ülkelerde tutar bazında kayıp 2.2 milyar dolar olarak ortaya çıktı. Bu kayıp, Ocak-Mart dönemindeki düşüşün büyük kısmının savaşın fiili olarak başladığı Mart ayında gerçekleştiği anlamına geliyor. Bu da düşüşün savaş sonrası hızlı toparlanma olursa telafi edilebilecek düzeyde olduğu ancak uzaması durumunda kaybın daha da artacağını gösteriyor.