Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının şirketlerin dayanıklılığını artıram itici güç olduğunu ortaya koyuyor. Bu doğrultuda, iş dünyamızda uzun bir süredir çeşitlilik ve kapsayıcılık konuları üzerine çalışmalar yapılıyor. Çeşitliliğin kurumların performansı üzerinde önemli etkileri olduğu konuşuluyor, ancak çoğu kez bu düşünceler gerçek yaşamdaki uygulamalara yansımıyor.

Zorlu Grubu çeşitlilik ve kapsayıcılık merkezli çalışmalarıyla dikkat çeken bir yapıya sahip. Çarpıcı örneklerden birisi ise, erkek egemen bir sektör olan enerji alanında faaliyet gösteren Zorlu Enerji’nin CEO’luk görevinin bir kadın yöneticiye, Elif Yener’e teslim edilmiş olması. 2024 yılı Aralık ayında Zorlu Enerji CEO’luk görevine atanan Yener, Zorlu Enerji’nin dönüşüm yolculuğunda stratejik bir rol oynuyor.
Geçtiğimiz günlerde bir basın buluşmasında kuruluşun hedeflerini, stratejilerini ve yeni yatırım planları hakkında bilgi paylaşan Elif Yener, kendi kariyeri ve bakış açısı hakkında da bilgi paylaştı.
Sohbetimiz sırasında benim en çok dikkatimi çeken konu, Yener’in liderlik stili oldu.
Yener odağında insan olan bir çalışma anlayışına sahip. Anlattığına göre, CEO olarak göreve geldiği ilk günden beri kuruluşun tüm departmanlarıyla, paydaşlarıyla görüşmeler yapıyor. Santralleri ziyaret ediyor. Şirketin mevcut konumu ve algısı üzerinde derinlikli analizler gerçekleştiriyor. “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” atasözünü hatırlatırcasına az konuşup, bol iş yapmayı tercih ediyor.
Strateji, süreç analizi ve yatırım finansmanı konularına hakim bir lider
Yener, süreç yönetimi konusunda köklü bir deneyime sahip. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezun olduktan sonra 2004 yılında DenizBank’ta çalışmaya başlamış. Süreç analizi ve tasarımı projelerinde görev almış. Bankanın operasyonel süreçlerinin bilgi teknolojileri altyapısına entegrasyonunda önemli rol üstlenmiş.
Denizbank’taki yıllarında tersane, hastane ve özellikle yenilenebilir enerji projelerinin finansman analizleri ve modellemeleri üzerinde de çalışmış. Bu dönemde ziyaret ettiği bir rüzgâr enerji santralinin açılışında enerji yatırımlarının etkisini görerek enerji alanında derinleşmeye karar vermiş. Yatırımcı perspektifini güçlendirmek amacıyla da ABD’de Columbia Üniversitesi'nde hızlandırılmış MBA programını bitirmiş.
2011 yılında Türkiye’ye döndükten sonra önce Zorlu Holding’de Strateji Departmanı’nda Enerji, elektrik dağıtımı ve altyapı ihaleleri başta olmak üzere birçok stratejik projede yer almış. Enerji yatırımların konusundaki uzmanlığı sayesinde 2014 yılında Zorlu Enerji bünyesine katılmış.
Yaklaşık on yıl boyunca şirketin finans fonksiyonuna liderlik eden ve CFO olarak görev yapan Elif Yener, şimdi CEO olarak Zorlu Enerji’nin gelecek vizyonu üzerinde çalışıyor.

İnsan odaklı dijitalleşme
Çalışanlarına yakın duran, onlarla kesintisiz bir iletişimde olmayı seçen Elif Yener, önümüzdeki dönemde insan odaklı dijitalleşmeye odaklandığının altını çiziyor. Enerji güvenliği açısından bağımsızlık ve dayanıklılığın giderek daha kritik hale geldiğini, Türkiye’nin son dönemde özellikle fosil yakıt tedarik ağını çeşitlendirerek bu alanda önemli bir dayanıklılık kazandığına dikkat çekerek “Yenilenebilir enerji şirketi olarak bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz. Bu nedenle yenilenebilir enerji yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bununla birlikte dağıtım altyapısının güçlendirilmesi de kritik bir başlık olarak öne çıkıyor çünkü yenilenebilir enerji üretimi şebeke üzerinde önemli bir yük oluşturuyor” diyor.
Vizyonlarını “Enerji dönüşümünü teknoloji yatırımları ve dijitalleşmenin yanı sıra insan odağıyla ele alan bir yaklaşımı hayata geçirmek” cümlesiyle özetleyen Yener, önümüzdeki dönemde pil depolama teknolojileri, dağıtım şebekesinin güçlendirilmesi ve enerji verimliliğini artıran dijital çözümlere yatırımlara öncelik vereceklerini ifade ediyor.
Çeşitliliğin performansa etkisi
Türkiye’de kadınların iş gücüne katılımı son 10 yılda artış gösterse de tablo hala belirgin bir eşitsizliğe işaret ediyor. TÜİK verilerine göre kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36 seviyesinde bulunuyor. Küresel ortalama ise yaklaşık yüzde 51. Kadın çalışanların büyük bölümü hizmet sektöründe yoğunlaşırken sanayide kadın istihdamı yaklaşık yüzde 16-18 bandında kalıyor.
Enerji sektöründe ise bu oran yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğuna dikkat çeken Elif Yener, çeşitliliğin artık yalnızca bir temsil meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekerek şunu söylüyor: “Çeşitlilik artık sadece bir iyi niyet göstergesi değil. Kurumların daha yenilikçi, daha dayanıklı ve uzun vadede daha güçlü bir performans sergilemesini sağlayan ölçülebilir bir rekabet avantajı yaratıyor.”
Kadın istihdam hedefi yüzde 30
Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensiplerinin imzacıları ve Yüzde 30 Kulübü Türkiye girişiminin kurucuları arasında bulunan Zorlu Enerji kadın istihdamı konusunda da özel çalışmalara imza atıyor.
Zorlu Enerji’de kadın çalışan oranı sektörün üzerinde, yüzde 21’ler civarında. Hedef 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 30’un üzerine çıkarmak. Bu doğrultuda, Zorlu Grubu’nun Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını referans alan kuruluş, “Akıllı Hayat 2030” stratejisi ışığında hazırlanan “Eşit Bi’Hayat” yaklaşımı çerçevesinde çalışmalar yürüyor.
Elif Yener, Türkiye’de kadın yönetici potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna ve bu potansiyelin açığa çıkması için de kadınların karar mekanizmalarında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle CFO olarak uzun yıllar görev yaptığı dönemde pek çok güçlü kadın lider adayıyla çalışma fırsatı bulduğunu dile getiren Yener şu yorumu yapıyor: “Kadınların yönetim kademelerinde daha fazla rol üstlenmesi karar alma süreçlerine önemli bir dinamizm kazandırıyor. Liderlik büyük ölçüde deneyimle gelişiyor; teori kadar uygulama da belirleyici oluyor. Kadınlara fırsat verildiğinde bu sorumlulukları başarıyla üstlendiklerini hem kurumlar hem yönetim kurulları net biçimde görecektir.”
Yenilenebilir enerji alanı kadınlara daha çok fırsat tanıyor.
Elif Yener, enerji sektöründe geçmişte kadın temsiliyetinin düşük olduğunu ancak yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarla bu tablonun değişmeye başladığına dikkat çekiyor. “Yenilenebilir enerji alanında kapsayıcılık ve çeşitlilik daha güçlü bir şekilde kendini gösteriyor. Bu da karar süreçlerine farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Hiçbir zaman ‘neden ben tekim’ sorusuna odaklanmadım; Benim için asıl soru, bu masaları nasıl daha fazla çeşitlendirebileceğimiz oldu. O masada yer almak benim için her zaman sorumluluk duygusu yarattı. Bugün kadınların sayısının artması ise doğru yönde ilerlediğimizi gösteriyor. Bu dönüşümün hızlanmasına katkı sağlamak da benim için önemli bir hedef” diyor.
Genç kadın liderlere destek
Zorlu Enerji, eşitlik yaklaşımını genç yeteneklere yönelik programlarla da destekliyor. Turkishe ve Yenibirlider Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” programı, genç kadınların liderlik yolculuklarını desteklemeyi amaçlıyor. Türkiye’nin 22 farklı şehrinden katılan 100 genç kadın, mentorluk görüşmeleri ve eğitim modülleriyle iş dünyasıyla doğrudan temas kurma fırsatı buluyor. Mentorluk üstlenen rol model kadın yöneticilerle karar mekanizmalarındaki çeşitliliği ve kapsayıcılığın güçlendirilmesi ve görünürlüğün artırılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra FutureFem ve ZExperience gibi programlarla genç yeteneklerin iş dünyasına hazırlanması destekleniyor. Enerji sektöründe kadın mühendis sayısını artırmayı hedefleyen “Enerjimiz Eşit” projesi kapsamında meslek liselerinde düzenlenen eğitimlerle ise bugüne kadar yüzlerce öğrenciye ulaşıldı.