Bir dönem yıkımlarla hafızasını kaybeden Tarlabaşı, Taksim 360 projesiyle tarih, kültür, sanat ve gastronomiyi buluşturan yeni bir yaşam alanına dönüşüyor. Restorasyon çalışmalarıyla özgün mimarisi korunan bölge, İstanbul'un en kapsamlı kentsel yenileme projelerinden biri olarak yeniden kentin cazibe merkezleri arasındaki yerini almaya hazırlanıyor.
1986-1988 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Eski Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, o dönemde mimarların, şehir planlamacıların ve tarihçilerin tüm çabalarına rağmen, İstanbul Tarlabaşı’nda büyük bir yıkıma imza attı. Dar bir cadde olan Tarlabaşı’nı bir bulvar haline getirme niyetiyle yola çıkan Dalan, istimlaklarla 350 tarihi nitelikteki binayı yıktırdı. Yıkım sonrasında bölgenin, Beyoğlu ve Taksim’le olan bağı zayıfladı. Kalan binalar da adeta çürümeye terk edildi.
Aradan yıllar geçti, 2006’da Bakanlar Kurulu kararıyla bölge “Yenileme Alanı” ilan edildi. Bu süreç, tarihi dokuların yenilenmesini öngören 5366 sayılı Kanun kapsamında yürütüldü. Beyoğlu Belediyesi ve GAP İnşaat ortaklığıyla bölgedeki mülkler kamulaştırıldı. Sonraki süreçte, Türkiye'nin en büyük tarihi yenileme projelerinden biri başladı. Tescilli yapıların restorasyonu için uzun süren bir çalışma yürütüldü.
Geçtiğimiz günlerde, GAP İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Gündüz ve projenin yeme-içme ve konsept danışmanı Tolga Atalay’la birlikte Taksim 360 projesini yerinde gördük. Restore edilen sokaklarda kurgulanan gastronomi rotaları ve kültür-sanat programları hakkında da bilgi aldık.
Büyük bir titizlikle yürütülen restorasyon sonrasında canlanan mekanları gezerken, Dalan döneminde tavan süslemeleri, ahşap merdivenleri, terasları ve aydınlık pencereleriyle her biri özgün eser olan 350 binanın yıkılmasının ne denli büyük bir kayıp olduğunu bir kez daha fark ettim.
Kentsel dönüşüm ve tarihi mirasın korunmasına başarılı bir örnek:
Taksim 360 ekibi projeyi şu cümleyle tanımlıyor
“Taksim360 bir gayrimenkul projesinin ötesinde, İstanbul'un en katmanlı semtlerinden birinin tarihsel hafızasını kültür, sanat, gastronomi ve yaşamla yeniden buluşturan bütüncül bir dönüşüm vizyonudur.”
Projenin mimari müellifi Prof. Dr. Mehmet Alper ve ekibinin çalışmaları sonucunda Tarlabaşı'nın 19. yüzyılda şekillenen kentsel dokusu yeniden hayat bulmuş. Yıllar boyunca kaderine terk edilmiş bir bölge kültür-sanat alanları, ofisler, kafeler ve restoranlarla İstanbul için tasarım değeri yüksek bir çekim merkezi haline gelmeye hazırlanıyor.
Taksim'in kalbinde yeni bir şehir hikâyesi
Taksim 360 tarihi yapıları koruyarak yeni bir yaşam alanı oluşturmayı hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm çalışması. GAP İnşaat tarafından Beyoğlu Tarlabaşı'nda hayata geçirilen, Türkiye'nin ilk ve en büyük kentsel yenileme çalışması olan proje, Tarlabaşı Bulvarı boyunca uzanan 220 metrelik cephesiyle İstiklal Caddesi'ne ve Taksim Meydanı'na (300 metre) yürüme mesafesinde bulunuyor.
Avrupa’nın “En İyi Kentsel Yenileme Ödülü”ne de layık görülen Taksim 360, 154 bin 142 metrekare inşaat alanı üzerindeki 841 üniteden oluşuyor. Bu bölge içinde, farklı metrekarelere sahip 559 konut; 132 ofis; 149 ticari ünite; 9 tarihi müstakil binanın yanı sıra, Türkiye'nin ilk Canopy by Hilton oteli (ve 506 araç kapasiteli otopark bulunuyor.
Bölgede, Georgiades, Langas, Klonaridis ve Vladika gibi dönem mimarlarının imzasını taşıyan apartmanlar, St. Pantaleon ve Süryani Meryem Ana kiliseleri, 1830 tarihli Mhitaryan Okulu özellikle dikkat çekiyor
Restorasyon çalışmaları sırasında gün yüzüne çıkarılan bir tarihi sarnıç, mikroenjeksiyon yöntemiyle sağlamlaştırılan Art Nouveau kalemişleri bu sürecin öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Mehmet Alper proje kapsamında 278 yapının tek tek belgelendiğini, cephelerin çelik karkas sistemiyle askıya alındığını ve tescilli yapıların özgün detaylarıyla korunduğunu özellikle vurguluyor.
Yeni bir cazibe merkezi
GAP İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Gündüz, projenin iç sokaklarının toplam uzunluğunun 1,4 km'ye ulaştığına, bunun da İstiklal Caddesi'nin uzunluğuna eşdeğer olduğuna dikkat çekiyor. Ve ekliyor. “27 bin metrekarelik alana yayılan 149 mağazasıyla Taksim360, açık hava mağazacılığı konseptiyle İstanbul'a yeni bir alışveriş caddesi kazandırıyor. ”
Günümüzde şehirler geçmişlerini koruyarak yeni yaşam alanları oluşturan projelerle dikkat çekiyorlar. Tarihi dokuyu koruyarak yeni yaşam alanları yaratan çalışmalar şehirlerin tanınmasına, tercih edilmesine ve son tahlilde marka değerine de katkı sağlıyor.
Taksim 360 yaşayan sokaklarda yürünebilir bir kent deneyimi sunarak, gastronomi ve yaratıcı endüstriler için bir cazibe merkezi oluşturuyor. Bu bağlamda, sadece İstanbul için değil tüm kentlerimize tarihi dokuyu bozmadan çağdaşlaşmanın mümkün olduğunu kanıtlayarak, başarılı bir örnek sunuyor.
