Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) üç şehirde bulunan dört lisesiyle ülkemizin eğitim tarihinde çok önemli konumda olan bir kurum. Vakıf, Üsküdar Amerikan Lisesi, İzmir Amerikan Koleji, Tarsus Amerikan Koleji ve SEV Amerikan Koleji’nin yanısıra, 1997 yılından beri üç şehirde SEV İlköğretim Kurumları olarak anaokulundan liseye kadar eğitim veren okullara sahip.
SEV okullarında 2025-2026 eğitim ve öğretim döneminde, 5.501 öğrenci bulunuyor. SEV ve bağlı kurumlarında 747’si öğretmen 1079 eğitim çalışanı görev yapıyor. Öğrenciler ortaokuldan sonra SEV Amerikan Koleji’ne sınavsız olarak devam edebiliyor.
Geçtiğimiz hafta Marjinal Porter Novelli ekibinin davetiyle İstanbul Divan Otel’de Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) Genel Müdürü Didem Duru; SEV İlköğretim Okulları Grup Müdürü Çınla Sezgin ve SEV Araştırma & Etki Müdürü Dr. Emel Ünsal Uysal ve SEV Kurumsal İlişkiler ve Etkinlikler Müdürü Zeynep Semizoğlu Atlan ile biraya geldik. SEV’in 1800’lerin ikinci yarısında, Osmanlı döneminde kurulan Amerikan okullarıyla başlayan öyküsü, mevcut çalışmaları ve gelecek planları hakkında bilgi aldık.
Başlangıçta bünyesinde Üsküdar Amerikan Lisesi, İzmir Amerikan Koleji, Tarsus Amerikan Koleji ve Talas Amerikan Ortaokulu olan kurum, 1967 yılında Talas Amerikan Ortaokulu’nun kapanması sonrasında yeni bir yapılanmaya gitmiş. Mezunlar diğer okulların yaşamasını sağlamak için 1968'de Sağlık ve Eğitim Vakfı’nı kurmuşlar. 1990 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kar amacı gütmeyen vakıf statüsü kazanılmış. SEV halen gönüllü mezunlardan oluşan Mütevelli Heyeti ve Yönetim Kurulu tarafından yönetiliyor.
Vakıf ayrıca SEV Yayıncılık ile tarihi 1860'lara uzanan Redhouse İngilizce Türkçe sözlük geleneğinin mirasını Redhouse Kidz markasıyla genişleterek çocuk edebiyatına da taşıyor
Araştırma ve Etki Departmanı
SEV, eğitimde karar alma süreçlerini araştırma ve veriye dayalı yaklaşımlarla desteklemek amacıyla kurduğu Araştırma ve Etki Departmanı aracılığıyla Türkiye'de K–12 düzeyinde öncü bir model geliştiriyor.
Departman, SEV kurumlarında sürekli öğrenme ve gelişim kültürünü güçlendirecek araştırmalar yürütüyor, elde edilen bulgular doğrultusunda kanıta dayalı öneriler geliştiriyor ve bu önerilerin uygulamaya yansımasını destekliyor.
Bu kapsamda SEV, yalnızca kendi okullarına değil, Türkiye'deki eğitim ekosistemine katkı sunabilecek bilgi ve iyi uygulamalar üretmeye odaklanıyor. Akademik kurumlar, sivil toplum kuruluşları ve farklı paydaşlarla kurulan işbirlikleri sayesinde etki alanını genişletiyor; eğitim alanında kalıcı ve ölçülebilir değer yaratmayı hedefliyor.
Mezunların yüzde 70’i yurt dışında eğitime devam ediyor
SEV 20 bine varan mezunuyla Türkiye’nin en güçlü mezun ağlarından birine sahip. Dört lisesinin mezun dernekleri, mezunlar arası ve mezunların okulla bağlarını güçlendirmek için çalışmalarını sürdürüyor.
SEV Genel Müdürü Didem Duru, Vakfı mezunların kendi okullarına sahip çıkma ve yaşatma vizyonuyla doğmuş bir gönüllülük hareketi olarak tanımlıyor. Duru’nun verdiği bilgiye göre mezunların yaklaşık %70’i eğitimlerini yurt dışında, dünyanın en seçkin üniversitelerinde sürdürüyor. Öğrenciler Harvard, Yale, Oxford ve Columbia gibi Ivy League ile Russell Group üyesi lider kurumlardan her yıl milyonlarca dolar burs eşliğinde kabul alıyor. Türkiye’de kalan öğrenciler ise ise tıp ve mühendislik ağırlıklı olarak Boğaziçi, Koç, Sabancı ve İTÜ gibi en prestijli üniversiteleri tercih ediyor.
Didem Duru, okulların Bilim, Sanat ve Spor Bursları, üstün yetenekli ulusal ve uluslararası başarılı öğrencilere verilen burslar, akademik başarı bursları ve maddi destek burslarına dikkat çekerek, 2025-2026 döneminde 5.501 öğrencinin 826’sı yani %15’i SEV burslarından faydalandığını ifade ediyor.
Yapay zeka ve gelişmiş teknoloji bir dönüşüm fırsatı sunuyor
SEV İlköğretim Okulları Grup Müdürü Çınla Sezgin ve SEV Araştırma & Etki Müdürü Dr. Emel Ünsal Uysal, SEV olarak yapay zekâ ve teknolojileri, eğitim için bir tehdit değil, dönüşüm ve yeniden tanımlama, yeniden öğrenme, yeniden inşa etme fırsatı olarak gördüklerini ifade ediyorlar. Bilgiye ulaşmanın kolaylığına dikkat çekerek şu yorumu yapıyorlar “Bilgi her yerde, her an erişilebilir durumda. Artık bilgiyi anlamlandırmak, eleştirel düşünebilmek, yaratıcı fikirler üretebilmek, etik ve empatik kapasite, sorumluluk alabilmek değerli. Yapay zekâ çağında eğitim, içerik aktarımı veya öğretimden ziyade zihinsel olgunluk ve karakterin gelişimine odaklanıyor; bilgi odağından bilgelik odağına kayıyor.”
Sezgin ve Uysal, yapay zekanın öğretmenin yerini almak için değil; öğretmenin etkisini daha güçlendirmek için var olduğunu ifade ediyorlar. SEV ekipleri “pedagojik yaklaşımın yerine geçmek için değil; onu daha görünür, daha ölçülebilir ve daha güçlü kılmak” vizyonu doğrultusunda kapsamlı bir SEV Yapay Zeka Politikası oluşturmuş
Bu doğrultuda; EdTech Festival, Teachers2Teachers gibi geniş katılımlı paylaşım ortamları; SEV Academy altında mikro öğrenme içerikleri; Uygulamalı atölye çalışmaları; Yapay zekâ okuryazarlığı programları ve Araştırmacı Öğretmen Programı benzeri çalışmalar yürütülüyor.
Öncü bir model
SEV’in eğitimde karar alma süreçlerini araştırma ve veriye dayalı yaklaşımlarla desteklemek amacıyla kurduğu Araştırma ve Etki Departmanının araştırma çalışmaları ulusal ve uluslararası akademik platformlarda da karşılık buluyor.
Teacher Development ve BERA Curriculum Journal gibi saygın yayınlarda makaleler yayınlanırken, ulusal ve uluslararası kongrelerde de çalışmalar paylaşılıyor.
SEVinAction Araştırmacı Öğretmen Programı'nın bir çıktısı olarak yayımlanmaya başlayan EAR – Eylem Araştırmaları Dergisi, öğretmen ve yöneticiler tarafından yürütülen araştırmaları görünür kılmayı ve kurum genelinde yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Türkçe ve İngilizce yayımlanan dergi, öğretmen araştırmalarını görünür kılan ve kurumlar arası öğrenmeyi destekleyen öncü bir paylaşım platformu niteliği taşıyor.
SEV Öğretmen Destek programı deprem bölgesinde
Toplumsal etki, SEV'in eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Sosyal sorumluluk ve toplum hizmeti çalışmaları; öğrenciler, öğretmenler, mezunlar ve iş birlikleriyle birlikte büyüyen bir değer olarak ele alınıyor. Bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri olan SEV Öğretmen Destek Programı, 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından deprem bölgesindeki öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin iyi oluşlarını desteklemek amacıyla hayata geçirildi. Üç yıl boyunca sürdürülen programa yaklaşık 250 eğitimci katıldı. Bu çalışmanın devamı olarak Ekim-Kasım 2026 döneminde Adana ve Hatay'da devlet okulu öğretmenlerine yönelik "Barışçıl Okul İklimi" temalı yeni bir profesyonel gelişim programının hayata geçirilmesi planlanıyor.
