Türkiye’de 20 yıldır hazırlanan Orta Vadeli Programlar, hedeflerin gerçekleşmemesi nedeniyle giderek bir güvenilirlik sorununa dönüşüyor. 2026-2028 OVP’deki büyüme, enflasyon, cari açık ve dış ticaret hedeflerinin daha yıl tamamlanmadan piyasa beklentilerinden belirgin biçimde sapması, gözleri şimdi 2027-2029 dönemi için hazırlanacak yeni programa çeviriyor.
Bilindiği üzere; Kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamak üzere, kamu malî yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm malî işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve malî kontrolü düzenlemek üzere 2003 yılı sonunda 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çıkarıldı.
Anılan kanunun 16. maddesine göre; stratejik planlar ve genel ekonomik koşulların gerekleri doğrultusunda makro politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri, gelecek üç yıla ilişkin toplam gelir ve gider tahminlerini, bütçe dengesi ve borçlanma durumu ile kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içeren orta vadeli programın (OVP) en geç Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.
Orta vadeli programın ilki bundan 20 yıl önce yayımlanmış. Şimdi Eylül ayının ilk haftası sonuna kadar yayımlanması beklenen 21. OVP gündemde.
İlginçtir, bugüne kadar yayımlanmış OVP’lerin tümü AK Parti hükümetleri dönemine ait. Bir başka ilginç tarafı da her yıl OVP dokümanlarında yer alan tahminlerin veya hedeflerin tutmaması. 20 yıl gibi uzun bir süre önemli hedefler tutmamışsa ya da tutturulamamışsa o zaman güvenilirlik sorunu ortaya çıkıyor.
Şimdi dilerseniz 2026-2028 dönemi OVP metninde yer alan 2025 yılı gerçekleşmesi ile 2026 planlanan tahmin rakamları ne olmuş ona bakalım.
Yukarıdaki tablo 2026 yılı tahminlerinin tutmadığını, hatta bazılarının önemli ölçüde saptığını ortaya koyuyor. Özellikle büyüme, enflasyon, cari açık, kamu maliyesi göstergeleri önemli ölçüde sapma gösteriyor.
Bu arada son iki yıldır OVP’nin sonuna eklenen “Öncelikli Reform Alanları Politika ve Tedbirler” ise yeni bir boşluk alanını sergiliyor. Şöyle ki;
- Büyüme ve ticaret,
- İstihdam,
- Fiyat istikrarı ve finansal istikrar,
- Kamu maliyesi,
- Yatırım ortamı,
gibi başlıklar altında yapılacak işler ve öngörülen takvim yer alıyor.
Ne yazık ki onlarca eylem planından veya işlem adımından birinden bile sonuç alınmış değil. O zaman sormak gerekmez mi; Niçin bi tablolara yer verildi? Niçin adımlar atılmadı? Güçlü ve deneyim sahibi bir Hükümet için önünde hangi engel vardı?...
Şimdi de iş dünyası yeni OVP için umutlar beslemek istiyor. 2027-2029 dönemi OVP’nin ayağının yere basmasını bekliyor.
Ama özellikle uluslararası konjonktür, iç gündem, siyaset, operasyonlar, transferler nedeniyle yeni OVP düzenlemelerinde umut görünmüyor.
Yine bir yasal yükümlülüğün yerine getirilmesi durumunun yaşanacağı anlaşılıyor.