Teşviklerle trilyonluk yatırımlar ve on binlerce istihdam hedeflenirken, vergisel desteklerin azalması, eski teşvik belgelerinde yaşanan sorunlar ve bürokratik gecikmeler yatırım ortamını zorluyor.
Teşvikler Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından koordine ediliyor. 2026 yılı için öngörülen kaynak 176,9 milyar TL. İlerleyen aylarda bu bütçeye ne kadar kaynak ekleneceğini bugünden bilemiyoruz.
Bu kaynağın aslan payı 58,4 milyar TL ile TÜBİTAK’a gidiyor. 13,5 milyar TL KOSGEB’e aktarılırken, 7 milyar TL TSE’ye, 1.5 milyar TL Türkpatent’e gidiyor. Bu kurumlar kuşkusuz cari harcamalarını bu kaynaklardan karşıladıkları gibi bazı teşvikleri de yine bu kaynaklardan finanse ediyorlar. Bakanlığın kaynaklarının dışında Dünya Bankası ve Avrupa’dan çeşitli finans kuruluşlarından sağlanan krediler de yatırımlar başta olmak üzere çeşitli teşvik politikaları için kullanılıyor. Bazı teşvik performanslarından örnekler verecek olursak;
▶ HIT-30’da sunulan desteklerle elektrikli araç, güneş hücresi ve biyoteknoloji sektörlerinde 4,5 milyar dolarlık yatırım öngörülmüş.
▶ Yenilenebilir enerji yatırımlarına sunulan teşviklerle geçen yıl 6 bin 30 megavat güneş enerjisi ve 4 bin 615 megavat rüzgâr enerjisi yatırımı yapılmış.
▶ İşletmelerin verimlilik artırıcı dijitalleşme süreçlerine stratejik teşvikler sunulan Dijital Dönüşüm Programı’na 12,5 milyar TL yatırım projesi başvurmuş.
▶ Yapay Zekâ Ekosistem çağrılarıyla kam ve özel sektörde 45 proje desteleniyormuş.
▶ Dijital Avrupa Programı’na 67 kuruluş 12 projede 13,7 milyon avroluk fona erişim sağlamış.
▶ Son bir yılda 123 savunma sanayi yatırımı için teşvik belgesi düzenlenmiş ve 87,7 milyar TL tutarındaki yatırımın önü açılmış.
▶ 2025’in 10 aylık döneminde teşviklerle 1 trilyon 170 milyar TL tutarında yatırımın önü açılmış.
▶ 270 milyar liraya yakın yatırım büyüklüğüne sahip 15 bin nitelikli istihdam oluşturacak 13 büyük ölçekli ve yüksek katma değerli yatırıma proje bazlı devlet desteği sunulmuş.
▶ Depremden yoğun olarak etkilenen 65 ilçede gerçekleştirilen yatırımlar en üst seviyede destekleniyormuş. Bu kapsamda 245 milyar TL yatırım büklüğüne sahip 70 bin 212 kişiye istihdam sağlayacak bin 584 yatırım için teşvik belgesi düzenlenmiş.
▶ Şehirlerde üretim, istihdam ve ihracatı canlandıran Cazibe Merkezlerini Destekleme Programında 14 ildeki 173 projeye 15,1 milyar TL katkı sağlanmış.
▶ Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı ile 81 ilde 749 projeye 6 milyar TL kaynak ayırarak dezavantajlı kesimlerin sosyo-ekonomik hayata katılımı temin edilmiş.
▶ KOSGEB eliyle bu yıl 40,4 bin KOBİ’ye 12,3 milyar TL destek sağlanmış. Bin 675 KOBİ’nin 26,9 milyar TL tutarındaki yatırım projesinin önü açılmış, bin KOBİ’nin 12,5 milyar liralık krediye erişimi sağlanmış.
▶ 2025 yılının ilk on ayında sunduğumuz teşviklerle 1 trilyon 170 milyar lira yatırımın önünü açtık. 270 milyar liraya yakın yatırım büyüklüğüne sahip ve 15 bin nitelikli istihdam oluşturacak 13 büyük ölçekli ve yüksek katma değerli yatırıma proje bazlı devlet desteği sunduk.
▶ Her ilde 4 yatırım konusunun desteklendiği programın ilk çağrısında, 417 milyar lirayı aşan yatırım tutarına sahip 696 proje için başvuru alınmış.
Üretim ve rekabet adına bunlar güzel gelişmeler. Biz yine de bir iki problematiği hatırlatalım. Vergisel desteğin düşürüldüğü teşvikli yatırımlar haziran ayından bu yana geriliyor. Eski belgelerin sağladığı bazı hakların sürpriz bir şekilde kullanılamadığı, eski belgelerin alelacele kapatıldığı söyleniyor. Sistemden yapılan başvuruların süreyi kısaltmadığı, küçük hatalar nedeniyle süreyi uzattığı dile getiriliyor. Yatırımcıların uzman ziyareti yapamadıkları, yeterli sürede yüz yüze görüşme yapamadıkları için dertlerini anlatamadıkları da dile getirilenler arasında.
Üretim ve yatırım iklimini daha da geliştirmek için yenileri dahil yatırımın önündeki tüm engelleri kaldırmamız gerekiyor.