Yapay zekânın işgücü üzerindeki etkisi genellikle “hangi işleri ortadan kaldıracak?” sorusu üzerinden tartışılıyor. Ancak RentAHuman gibi yeni platformlar, daha farklı bir senaryoyu gündeme getiriyor.
Hazırlayan & Derleyen: Datassist CEO'su Umut Özbağcı
Yapılan 8 aylık saha çalışmasına göre, yapay zekâ beklentinin aksine iş yükünü azaltmıyor; işi daha yoğun ve kesintisiz hâle getiriyor.
Buna göre AI:
Çalışanların, daha önce başka rollere ait ya da dış kaynaklı işleri üstlenmesine neden oluyor.
AI destekli çıktılar, uzmanlar için ek kontrol, düzeltme ve koçluk yükü yaratıyor.
İşe başlamayı kolaylaştırdığı için çalışma; toplantılara, öğle aralarına ve molalara sızıyor.
Aynı anda birden fazla AI çıktısının takip edilmesi, çoklu görev ve zihinsel yükü artırıyor.
Zamanla bu hızlanmış tempo, yöneticilerden açık bir talep gelmese bile, daha yüksek hız beklentisini “normal” hâline getiriyor.
Yeni mezun işe alımlarının sonu mu yaşanıyor?
Giriş seviyesi işlerde yapay zekânın giderek artan etkisiyle, yeni mezun pozisyonu ilanları yalnızca iki yıl içinde %70 oranında azaldı.
Yüzeyden bakıldığında bu değişim ilerleme gibi görünüyor; daha az tekrar eden iş, daha az idari yük ve mezun programlarıyla özdeşleşmiş “sıkıcı” görevler azalıyor..
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. “Angarya” olarak görülen işleri otomatikleştirirken, kurumlar aynı zamanda insanların kendine güvenen, yetkin profesyoneller hâline gelmesini sağlayan deneyimleri de ortadan kaldırıyor olabilir. Bu da teknolojinin dolduramayacağı bir soft skill (insani beceri) boşluğu yaratıyor.
Çalışanlar yapay zekâ kaynaklı iş kaybından endişe ediyor
Şirketler yapay zekâyı daha geniş ölçekte benimsemeye yönelirken, çalışanların %70’inden fazlası bu teknolojinin iş kaybı da dâhil olmak üzere olumsuz etkileri olabileceğinden endişe duyuyor.
Çalışanların %25’inden fazlası, işverenlerinin yapay zekâ ve otomasyonu adil bir şekilde hayata geçirebileceğine hiç güvenmiyor.
Çalışanlardaki bu endişeye rağmen, C-level yöneticiler şirketlerinin geçen yıla kıyasla yapay zekâyı benimseme konusunda daha iyi bir konumda olduğunu düşünüyor. Yarısından fazlası, organizasyonlarını operasyonlara AI ve makine öğrenimini entegre etme konusunda “çok hazır”
ABD’de teknoloji çalışanları kendi işlerini otomatikleştiriyor
ABD’de teknoloji sektörü, son yıllarda yaşanan hızlı otomasyon dalgasının doğrudan etkisini istihdam tarafında hissetmeye başladı. Güncel veriler, teknoloji sektörünün toplam ABD istihdamı içindeki payının %2,3’e gerilediğini gösteriyor. Bu oran, 2021 başından bu yana görülen en düşük seviye.
Dikkat çekici olan nokta şu:
Teknoloji istihdamının toplam istihdam içindeki payı, ChatGPT’nin Kasım 2022’deki lansmanı sırasında zirveye ulaşmış, ardından son üç yıldır istikrarlı biçimde gerilemiş durumda.
20 yıllık trend tersine döndü
Son üç yıllık dönemde:
- Bilişim altyapısı
- Veri işleme
- Web hosting
- Web arama hizmetleri
- Bilgisayar sistemleri tasarımı
gibi alanlarda toplam 91 bin pozisyon ortadan kalktı.
Bu gelişme, teknoloji sektöründe yaklaşık 20 yıldır devam eden istihdam artış trendinin kırıldığına işaret ediyor.
Yazılım geliştirmede sert fren
İstihdamdaki daralma, iş ilanı tarafında çok daha net görülüyor. Indeed verilerine göre:
- Yazılım geliştirme iş ilanları, Şubat 2022 zirvesine kıyasla %71 düşmüş durumda
- Mevcut ilan sayısı, pandemi öncesi seviyelerin de %33 altında
Yani mesele yalnızca “yavaşlama” değil; sektör, işe alım davranışını kökten değiştiriyor.
ABD işgücü piyasasında resesyon sinyalleri güçleniyor
ABD’de açık iş pozisyonları, resesyon dönemleriyle özdeşleşen seviyelere geriledi. Aralık ayında açık iş sayısı 386 bin azalarak 6,5 milyona düştü. Bu seviye, Eylül 2020’den bu yana görülen en düşük nokta.
Daha da dikkat çekici olan, düşüşün hızı. Son iki ayda açık iş sayısı toplamda 907 bin azaldı. Bu, Mart 2023’ten bu yana en sert iki aylık düşüş olarak kayda geçti.
Pandemi sonrası zirveden sert gerileme
Açık iş pozisyonları, Mart 2022’de ulaştığı zirveden bu yana 5,6 milyon azalmış durumda. Mevcut seviye, pandemi öncesi 2018–2019 döneminde görülen yaklaşık 7 milyonluk seviyenin de altına inmiş bulunuyor.
Bu durum, ABD işgücü piyasasında yalnızca bir normalleşmeye değil, belirgin bir daralmaya işaret ediyor.
Talep–İşsiz Dengesi Hızla Bozuluyor
İşgücü piyasasının sağlığını gösteren kritik göstergelerden biri olan açık pozisyon / işsiz oranı, 0,87’ye gerilemiş durumda. Bu oran:
- Şubat 2021’den bu yana en düşük seviye
- Pandemi öncesi zirve olan 1,24’ün oldukça altında
- 2001 resesyonu sırasında görülen seviyelerin de altında
Başka bir ifadeyle, artık ABD’de iş arayan kişi sayısı, açık pozisyon sayısının belirgin biçimde üzerine çıkmış durumda.

Küresel işe alım piyasasında sessiz daralma
LinkedIn Labour Market Report (Ocak 2026) verileri, pandemi sonrası dönemde küresel işe alım piyasasının hâlâ toparlanamadığını gösteriyor. Ekim 2025 itibarıyla, işe alım oranları birçok ülkede pandemi öncesinin belirgin şekilde altında seyrediyor.
Özellikle Avrupa ülkelerinde tablo daha da çarpıcı. Hollanda, Fransa ve Birleşik Krallık gibi ekonomilerde işe alımlar %25–35 bandında gerilemiş durumda. ABD ve Kanada gibi büyük istihdam pazarlarında dahi pandemi öncesi seviyelere dönüş gerçekleşmiş değil.
Bu tablo, sorunun geçici bir durgunluktan ziyade yapısal bir dönüşüme işaret ettiğini düşündürüyor.
Grafikte net şekilde ayrışan iki ülke var: Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri.
Her iki ülkede de işe alım oranları pandemi öncesine kıyasla %30’un üzerinde artmış durumda.
Bu fark, sadece ekonomik büyüme ile açıklanamaz.
- Genç ve dinamik işgücü
- Dijitalleşme hızının yüksek olması
- Esnek istihdam modelleri
- Global yetenek çekme stratejileri
gibi faktörler bu ülkeleri ayrıştırıyor.
İşe alımın yavaşladığı bir dünyada:
- Şirketler daha az ama daha stratejik işe alım yapıyor
- Çalışan maliyetleri ve verimlilik daha yakından izleniyor
- Mevcut işgücünü elde tutmak, yeni işe alımdan daha kritik hale geliyor
AI insanları “kiralamaya” başladı mı?
Yapay zekânın işgücü üzerindeki etkisi genellikle “hangi işleri ortadan kaldıracak?” sorusu üzerinden tartışılıyor. Ancak RentAHuman gibi yeni platformlar, daha farklı bir senaryoyu gündeme getiriyor:
Bu kez yapay zekâ, insanları ikame etmek yerine görev bazlı olarak “çağırıyor”.
RentAHuman, AI ajanlarının kendi başına yapamadığı fiziksel ya da bağlama duyarlı işler için gerçek insanlarla eşleşmesini sağlayan deneysel bir platform. Yapay zekâ, bir görevi tanımlıyor; uygun insan profili seçiliyor ve görev tamamlandığında ödeme yapılıyor.
Bu modelde:
- Yapay zekâ işveren,
- İnsan ise on-demand görev sağlayıcısı konumunda.
Bu yaklaşım, işgücü dönüşümüne dair önemli bir kırılma noktası:
- İşler değil, görevler parçalanıyor. Roller sabit olmaktan çıkıyor; mikro görevler üzerinden yeniden tanımlanıyor.
- İnsan emeği “tamamlayıcı” bir katman hâline geliyor. AI, analiz ve koordinasyonu üstlenirken; bağlam, fiziksel varlık ve muhakeme gerektiren işler insanlara kalıyor.
- Gig economy, AI tarafından yönetilen bir modele evriliyor. Artık sadece platformlar değil, algoritmalar da iş dağıtıyor.
Özel sektör işverenleri ocak ayında 22 bin yeni iş ekledi
İşe alımların zayıf seyrettiği bir ayda, sağlık sektörü 74 bin yeni istihdam yaratarak öne çıktı. Yavaşlamaya ise Mart 2024’ten bu yana her ay istihdam kaybı yaşayan imalat sektörü, profesyonel ve iş hizmetleri ile büyük ölçekli işverenler öncülük etti.
ADP Baş Ekonomisti Nela Richardson: “2025’te istihdam artışı geri adım attı; özel sektör işverenleri 2024’te 771 bin olan yeni istihdam sayısını 2025’te 398 bine düşürdü. Son üç yıldır iş yaratımında kesintisiz ve belirgin bir yavaşlama görülmesine rağmen, ücret artışları istikrarlı seyrini korudu.”
Bu yazı, Datassist MR bülteninden yararlanılarak hazırlanmıştır.