Trump yönetimi, Hamas’ı en yakın müttefiki Ankara’daki AK Parti hükümeti, Hizbullah’ı İsrail, PYD-YPG’yi ise Suriye’deki HTŞ yönetimi eliyle tasfiye ediyor.
ABD’nin Ortadoğu planı işliyor. Bölgedeki etnik ya da dini temelli silahlı gruplar, “vekil güçler”, birbiri ardına tasfiye ediliyor.
Taliban ve HTŞ “şanslı” olanlar. Bir dönem uluslararası alanda “terörist” kabul edilen Taliban Afganistan’da, HTŞ ise Suriye’de artık “devletin sahibi” konumunda.
Ancak Hamas’tan Hizbullah’a, Yemen’deki Husiler’den son olarak da PKK terör örgütünün Suriye uzantısı olan PYD-YPG’ye kadar kalan tüm diğer “vekil güçler” için alarm çanları çalmakta. Trump yönetimi, Hamas’ı en yakın müttefiki Ankara’daki AK Parti hükümeti, Hizbullah’ı İsrail, PYD-YPG’yi ise Suriye’deki HTŞ yönetimi eliyle tasfiye ediyor. ABD’nin Suriye özel Temsilcisi Barrack’ın açıklaması çok net:
“Suriye artık (2025 sonlarında 90. üye olarak) IŞİD’i Yenmek İçin Küresel Koalisyon’a katılan, Batı’ya yönelme ve terörle mücadelede ABD ile iş birliği sinyali veren, tanınmış bir merkezi hükümete sahiptir.Bugün durum temelden değişmiştir....Son gelişmeler, ABD’nin ayrı bir SDG rolünü uzatmak yerine bu geçişi aktif olarak kolaylaştırdığını göstermektedir...”
Tüm bunlara Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik Suudi salvosunu da eklemek gerek; BAE’nin Sudan’da, Somali’de, Yemen’deki “paralı askerleri” de, ABD’nin bölgedeki güçlü müttefiklerinden Suudi Arabistan tarafından tasfiye edilmekte.
Sırada kim var? En akla yakın olasılık Haşd-i Şabi
Suriye’den sonra sıranın kime geleceği ise pek sır değil; Irak ordusu şemsiyesi altında görünse de, emir-komuta olarak Tahran’a bağlı olan Haşd-i Şabi güçleri en belirgin hedef gibi duruyor.
Irak’taki Kürt Lider Barzani’nin son dönemde bizzat ABD tarafından Suriye’de öne çıkarılması bu açıdan okunduğunda “tesadüf” olamayacak kadar belirgin işaretler taşıyor; Vekil güçleri tasfiye operasyonunu “Amerikan askerinin ayağı toprağa değmeyecek” kuralına bağlı kalarak gerçekleşleştiren ABD’nin, Haşd-i Şabi’yi de peşmerge eliyle safdışı bırakma yoluna girmesi en büyük ihtimal.
Son hedef İran olacak gibi
Vekil güçler ortadan kalktıktan sonra ise, Ortadoğu’da İsrail-ABD ikilisinin gözünde sıra bölgedeki son “çıbanbaşına” gelecek elbette; İran.
Trump “kazan-kazan” üzerine kuruyor oyunu; İran’a karşı Avrupalılar’ı da yanına çekmek için Grönland salvosunu ortaya atıverdi. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un hemen “oltaya geldiği” de, bizzat Trump tarafından kamuoyuna açıklanan özel mesajında gizli. Macron ”Suriye konusunda tamamen hemfikiriz. İran konusunda harika şeyler başarabiliriz. Grönland konusunda ise ne yaptığını anlamıyorum” diyor Trump’a attığı mesajda.
Türkiye çok dikkatli olmalı
Türkiye’de kamuoyu Suriye’de PKK’nın uzantısının safdışı edilmesinden memnun. Ancak orta ve uzun vadede hesaplanması gereken Şam’ın kontrol eden ve bir başka “eski terör örgütü” olan HTŞ’nin ne yöne evrileceği; Şimdilerde “müttefik” gibi duran HTŞ’nin, Ankara-Washington hattında çıkabilecek yeni bir gerilimde kolaylıkla Türkiye’ye karşı “silah” haline çevrilebileceğini son yaşananlarla ortaya çıkmadı mı?
Artık ABD açısından “vekil güçler”, silahlı etnik ya da dini dini gruplar/terör örgütleri olmaktan çıkıp, bizzat “devletlerin kendisi” haline geliyor. Türkiye’nin dikkat etmesi gereken ise, kendisinin de ABD için bir “vekil güce” dönüşmemesi elbette...