TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifinde, üretim faaliyetlerinin doğrudan indirimli kurumlar vergisi kapsamına alınması öne çıktı. Bu düzenleme, vergi politikalarında üretim odaklı yaklaşımın önemini yeniden gündeme taşıdı.
TÜRMOB olarak uzun yıllardır mesleğimizi, vergi sistemimizi ve mali uygulamaları ilgilendiren kanun tekliflerini yakından izliyoruz.
Bu çerçevede Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelen vergi ve mali mevzuata ilişkin düzenlemeler hakkında teknik değerlendirme raporları hazırlıyor, bu raporları TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunuyoruz.
Zaman içinde bu çalışmalar yalnızca kurumsal bir görüş açıklamasının ötesine geçmiş; yasama süreçlerinde beklenen, başvurulan ve teknik katkı sağlayan bir nitelik kazanmıştır. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmelerinde; TÜRMOB değerlendirmelerinin gündeme gelmesi, meslek örgütümüzün sahadan gelen bilgi birikiminin ve teorik vergilendirme ilkelerinin somut yansımasıdır.
Son olarak, “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında da TÜRMOB olarak kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırladık.
15 maddeden oluşan Kanun teklifiyle; belirlenen ekonomik program hedeflerine ulaşılması, uluslararası rekabet gücünün artırılması, büyümenin desteklenmesi, sermaye ve döviz girişinin sağlanması, dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi gibi hedeflere ulaşılması amaçlanmaktadır.
TÜRMOB olarak hazırladığımız Değerlendirme Raporumuzda; kamu alacaklarının teciline ilişkin düzenlemelerden, yurt dışı kazançlara getirilen gelir vergisi istisnasına; teknogirişim şirketlerine yönelik düzenlemelerden, nitelikli hizmet merkezlerine tanınan vergisel avantajlara; transit ticaret kazançlarından, varlık barışı uygulamasına kadar teklifin vergi sistemini doğrudan ilgilendiren temel başlıklarını değerlendirip görüş ve önerilerimizi sunduk.
Bu kapsamda öne çıkan başlıklardan biri, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesinde yapılan değişikliktir. Komisyonca kabul edilen düzenleme ile sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlara %12,5 oranında kurumlar vergisi uygulanması kabul edilmiştir. Bu düzenleme yalnızca teknik bir oran değişikliği değildir. Çünkü TÜRMOB olarak değerlendirme raporumuzda özellikle şu hususun altını çizmiştik: vergi teşvikleri yalnızca ihracat yapan işletmelere değil, doğrudan üretim yapan işletmelere de yönelmelidir. Üretim gücü artmadan ihracatın kalıcı biçimde büyümesi mümkün değildir. İç piyasaya üretim yapan işletmelerin güçlenmesi, orta vadede dış ticaret kapasitesinin de temelini oluşturur.
Elbette yasama süreçleri İktidarın belirleyici olduğu çok aktörlü süreçlerdir. TÜRMOB olarak sorumluluğumuz gereği, vergi sistemimizin daha öngörülebilir, daha adil, daha dengeli ve daha uygulanabilir hale gelmesini istiyoruz. Bu nedenle uygulamanın içinden gelen, sahayı bilen ve teorik düzenlemelerin pratik sonuçlarını öngören birikimimizle, yararlanıldığı ölçüde, mali konularda bürokrasiye, komisyonlara ve Meclis’e bilgi ve katkı vermeye devam edeceğiz.